Kalem Suresi 44. Ayet

Kalem · Mekke · Sure 68 · Ayet 44/52

فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

Fe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Kalem Suresi 44. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

29. cüz · PDF sayfası 5

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O halde bana bırak bu sözü tekzib edenleri, biz onları istidrac ile çıkarır, bilemiyecekleri cihetten yuvarlarız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Artık bu sözü yalan sayanları bana bırak. Biz onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir cihetden, derece derece azaba yaklaşdırıyoruz.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(44-45) O halde sen bu şerefli sözü, Kur'an'ı yalan sayanı Bana bırak! Biz onları, bilmedikleri, farkına varmadıkları bir yerden, yavaş yavaş azaba yaklaştırırız. Ben onlara mühlet veriyorum! Doğrusu Ben'im düzenim, pek sağlamdır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

O halde bu haberi yalanlayanları Bana bırak. Onları, ne olup bittiğini fark etmeyecekleri şekilde, yavaş yavaş alçaltacağız;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Bu sözü yalan sayanları bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden ağır ağır azaba yaklaştıracağız.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

O halde bu hadisi[1] yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.

Tefsir / dipnot (1)

Sözü. İlahi mesajı, kıyamet gününü.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, bu sözü -hadisi- yalanlayanları, Bana bırak; bilmedikleri bir yerden, yavaş bir biçimde onları yaklaştıracağız.

İbni Kesir

Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.

Gültekin Onan

Artık bu sözü yalan sayanı sen bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.

Rowad Tercüme Merkezi

Artık beni ve bu sözü yalanlayanları baş başa bırak. Biz onları bilmeyecekleri bir yerden derece derece azaba yaklaştıracağız.

Şaban Piriş

Bu sözü yalan sayanları bana bırak! Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.

Ali Özek ve diğerleri

(Rasûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştıyoruz.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- Sana indirilmiş bu Kur’an’ı yalanlayanları bana bırak. Bunun onlar için bir tuzak ve aldatma olduğunun farkına varmadan onları yavaş yavaş azaba doğru süreceğim.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَذَرْنِيوذرفاتركني ودعني وخلني، وهذا تهديد شديد.
وَمَنمَنمن: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل.
يُكَذِّبُكذبينكر.
بِهَٰذَاذاهذا: اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه.
ٱلْحَدِيثِحدثهذا الحديث: المراد به القرآن.
سَنَسْتَدْرِجُهُمدرجسنستنزلهم درجة بعد درجة ويستعمل في المكر والخديعة والإمهال حتى الهلاك، واستدراج الله للمكذبين هو أن يوليهم النعم فتلهيهم ويتمادون في غيهم حتى يهلكهم الله وهم غافلون.
مِّنْمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
حَيْثُحيثظرف مكان مبهم يوضحه ما بعده.
لَالانافية غير عاملة.
يَعْلَمُونَعلملا يعلمون: لا يعرفون ولا يدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

راء {فَذَرْنِي} مفخمة، والذال قبلها مرققة {وَمَنْ يُكَذِّبُ} إدغام بغنة

{سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ} قلقلة في الدَّال. يليها إدغام تماثل صغير.