İsrâ Suresi 48. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 48/111
ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا
Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
İsrâ Suresi 48. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl dalalete düştüler, onun için bir yol bulmağa tab-ü tüvanları yok
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bak, sana nasıl misaller getirib sapdılar. Artık onlar bir yol (bulmıy) a güc yetiremiyeceklerdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bak, nasıl misaller verdiler (seni şa'ire, büyücüye, kahine ve mecnuna benzettiler) de şaştılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bak Resulüm, seni nelere kıyas ettiler (gah şair, gah büyücü, gah kahin, gah mecnun dediler) de nasıl dalalete düştüler? Hem öyle sersemleştiler ki artık yol bulacak halleri kalmadı.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Seni benzettikleri şeye bak (ey Peygamber!) Bir kere yoldan çıkmış bunlar ve bu yüzden (hakka çıkan) bir yol da bulacak durumda değiller artık!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Seni neye benzettiklerine[1] bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.
Tefsir / dipnot (1)
Mecnun, kahin, sihirbaz, şair vs.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Senin için nasıl yakıştırmalar yapıyorlar bak? Böylece yoldan çıktılar ve artık bir yol bulamazlar.
İbni Kesir
Bak, sana nasıl misaller veriyorlar. Bunun için dalalete düşmüşlerdir. Ve bir daha yol bulamamaktadırlar.
Gültekin Onan
Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Rowad Tercüme Merkezi
Senin için nasıl misaller verip, dalâlete düştüklerine bir bak! Artık onlar bir daha yol bulamayacaklardır.
Şaban Piriş
Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Ali Özek ve diğerleri
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Seni vasfetmiş oldukları yerilmiş olan çeşitli özellikleri bir düşün! Bu yüzden sapıtmışlardır. Şaşkınlık içerisindeler ve doğru yolu da bulamamışlardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ٱنظُرْ | نظر | فكر وتأمل. | |||
| كَيْفَ | كيف | اسم للاستفهام وبيان الحال. | |||
| ضَرَبُوا | ضرب | ضرب الأمثال: إيرادها. | |||
| لَكَ | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ. | |||
| ٱلْأَمْثَالَ | مثل | جمع مثل وهوعبارة تقال لتشبيه حال بنظيرتها أو قصة. | |||
| فَضَلُّوا | ضلل | ضلوا: تاهوا ولم يهتدوا. | |||
| فَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| يَسْتَطِيعُونَ | طوع | لا يستطيعون: لا يقدرون. | |||
| سَبِيلًا | سبل | طريقا أو وسيلة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{انْظُرْ} إخفاء حقيقي للنون عند الظاء، ويُبدأ بهمزة وصل مضمومة، لأن ثالث
الفعل مضموم ضمًا لازمًا.