Furkân Suresi 29. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 29/77

لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى ۗ وَكَانَ ٱلشَّيْطَـٰنُ لِلْإِنسَـٰنِ خَذُولًا

Lekad edalleni aniz zikri ba'de iz caeni, ve kaneş şeytanu lil insani hazula.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 29. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 1

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Vallahi o sapıttı beni zikirden, bana gelmiş iken, öyle ya Şeytan insana çok hızlankar bulunuyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bana geldikten sonra Kur'an, vallahi o beni saptırdı." Öyle ya şeytan insanı yapayalnız, yardımsız bırakır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

"Andolsun ki beni zikirden, hem o (bir devlet gibi) bana (Allah tarafından) geldikden sonra, o sapdırdı. Şeytan insanı (başına bir bela gelince) yapayalınız ve yardımsız bırakandır".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O beni, bana gelen Zikirden saptırdı. Zaten şeytan, insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakır."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(27-29) O gün zalim, parmaklarını ısırır "Eyvah! der, keşke o Peygamberle birlikte yol tutsaydım. Eyvah! Keşke falanı dost edinmeseydim! Vallahi bana gelen öğütten (Kur'an'dan) beni o uzaklaştırdı. Zaten şeytan, insanı (işte böyle uçuruma sürükleyip sonra da) yüzüstü, yalnız bırakır."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Gerçekte, bana uyarıcı, hatırlatıcı mesaj geldikten sonra, beni (Allah'ı) hatırlamaktan o uzaklaştırdı!" Zaten, Şeytan (işte böyle) yalnız ve çaresiz bırakır insanı.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Andolsun ki bana gelen zikir'den beni o saptırdı. Şeytan, insanı yapayalnız bırakıp, rezil ediyor.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

"Ant olsun ki bana öğüt geldiği halde, beni o sapıttı." Şeytan, insanı yalnız ve yardımsız bırakır!

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Gerçek şu ki, öğreti bana geldiğinde, beni Ondan, o saptırdı. Zaten şeytan, insanı yarı yolda bırakır!"

İbni Kesir

Andolsun ki; bana gelen zikirden beni, o saptırdı. Şeytan; insanı yapayalnız ve yardımsız bırakandır.

Gültekin Onan

"Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kuran'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız' bırakandır."

Rowad Tercüme Merkezi

“Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten Şeytan, insanı yardımcısız bırakıverir.”

Şaban Piriş

Andolsun ki bana gelen zikirden beni o saptırdı. Şeytan, insanı yapayalnız bırakıp, rezil eder.

Ali Özek ve diğerleri

Çünkü zikir (Kur'an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsva eder.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Kur'an bana resulün yoluyla ulaştıktan sonra o kâfir dostum beni ondan saptırdı. Şeytan, insanı çokça rezil rüsva edip yüzüstü bırakır. İnsanın başına bir sıkıntı geldiğinde ise ondan uzak olur ve temize çıkar.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
لَّقَدْقدلقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق.
أَضَلَّنِيضللالإضلال: الإبعاد عن طريق الهداية والحق والايقاع في الغواية والضلال.
عَنِعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
ٱلذِّكْرِذكرالذكر: القرآن لأنه يبعث على الذكر والتدبر والاتعاظ.
بَعْدَبعدبعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم.
إِذْإذظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
جَاءَنِيجيأجاءهم: تحقق وحصل لي.
وَكَانَكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
ٱلشَّيْطَٰنُشطنالشيطان، هو: الوسواس الخناس كما وصفه الله، ويطلق على: إبليس وذريته. ‌والشَّيطانُ: فيعال ‌من ‌شطن، أي: بعد؛ لبعده عن الحق، أو فعلان، وقيل: الشيطان فعلان من شاط يشيط إذا هلك واحترق.
لِلْإِنسَٰنِأنسالإنسان: الذكر والأنثى من بني آدم.
خَذُولًاخذلمتخليا عن النصر.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لَقَدْ} قلقلة {جَاءَنِي} مد متصل والوقف عليها أولى من الوصل،

{لِلْإِنْسَانِ} إخفاء حقيقي في النون مع السين.