Fetih Suresi 13. Ayet
Fethetmek · Medine · Sure 48 · Ayet 13/29
وَمَن لَّمْ يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَـٰفِرِينَ سَعِيرًا
Ve men lem yu'min billahi ve resulihi fe inna a'tedna lil kafirine saira.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her kim Allaha ve Resulüne inanmazsa bilsin ki biz, kafirler için bir çılgın ateş hazırlamışızdır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim Allah'a ve peygamberine inanmazsa, bilsin ki, Biz kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Kim Allaha ve peygamberine iman etmezse muhakkak (bilsin) ki biz o kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kim Allah'a ve Elçisine inanmazsa bilsin ki, biz, kafirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kim Allah'a ve Resulüne inanmazsa bilsin ki Biz kafirlere alevli ateşler hazırladık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kim Allah'a ve Resulü'ne iman etmezse, (bilsin ki) gerçekten Biz, kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah'a ve Elçisi'ne inanmayanlara gelince, Biz bu tür bütün hakikat inkarcıları için yakıcı bir ateş hazırlamışızdır!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kim Allah'a ve Peygamberine iman etmezse, biz o kafirlere alevli bir ateş hazırladık.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kim Allah'a ve Resul'üne iman etmezse[1], bilsin ki Kafirler[2] için alevli bir ateş hazırladık.
Tefsir / dipnot (2)
Güvenmezse.
İnanmayanlar, güvenmeyenler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah'a ve O'nun elçisine kim inanmazsa; nankörlük edenler için yakıcı bir ateş hazırladık.
İbni Kesir
Kim, Allah'a ve Rasulüne iman etmezse; muhakkak ki Biz; kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Gültekin Onan
Kim Tanrı'ya ve Resulü'ne inanmazsa, (bilsin ki) gerçekten biz kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kim Allah'a ve O'nun resulüne iman etmezse işte o kâfirdir. Şüphesiz biz, kıyamet günü kâfirler için kendisi ile azap olunacakları şiddetli/alevli bir ateş hazırladık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Kim, Allah´a ve Rasulüne iman etmezse; muhakkak ki Biz; kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
11- Bedevîlerden (Hudeybiye’ye çıkmayıp) geri kalanlar, sana:“Mallarımız ve ailelerimiz bizi meşgul etti. Onun için bize mağfiret dile!” diyecekler. Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler. De ki:“Eğer Allah size bir zarar vermeyi dilerse yahut da size bir fayda ulaştırmayı isterse O’na karşı sizin için kim ne yapabilir? Bilakis, Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” 12- Aslında siz, Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini düşündünüz ve bu düşünce, kalplerinize cazip geldi. Böylece kötü bir zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz. 13- Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse (bilsin ki) Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.
11. Yüce Allah, imanları zayıf, kalplerinde hastalık bulunan ve Allah hakkında kötü zan besleyen bedevîlerden; Allah yolunda cihada çıkmayarak Rasûlünden geri kalanları yermekte, onların, mallarının ve evlatlarının Allah yolunda cihada çıkmaktan kendilerini alıkoyduklarını belirterek özür dileyeceklerini ve Allah Rasûlünden kendileri için mağfiret dilemesini isteyeceklerini bildirmektedir. Bu hususta Yüce Allah, onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:“Onlar, dilleriyle kalplerinde olmayan şeyleri söylerler.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den günahlarının bağışlanmasını dilemesini istemeleri, zahiren pişman olduklarına ve içten içe günah işlediklerini itiraf ettiklerine, tevbe ve istiğfarı gerektirici bir şekilde geri kaldıklarını anladıklarına delildir. Şâyet kalplerindeki kanaat de gerçekten bu olsa idi, Rasûlün onlar için mağfiret dilemesinin kendilerine bir faydası olurdu. Çünkü onlar, bu durumda tevbe edip Allah’a yönelmiş olacaklardı. Ancak kalplerindeki asıl kanaat, onların Allah hakkında kötü zan beslediklerinden dolayı geri kalmış oldukları yönündedir: 12. Onlar “Rasûlün ve mü’minlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini” sanmışlardı. Öldürüleceklerini ve toptan imha edileceklerini düşünüyorlardı. Bu zanları onlara cazip görünüp kalplerine iyice yerleşti ve sonunda sapasağlam bir kanaat haline geldi. Bunun ise iki sebebi vardı: 1. Evvela onlar “helâki hak etmiş” büsbütün hayırsız “bir topluluk” idiler. Zira onlarda hayır namına bir şey bulunsaydı, kalplerinde böyle bir kanaat olmazdı. 2. Onların imanlarının zayıf olması, Allah’ın vaadine ve dinine yardım edip kelimesini yücelteceğine besledikleri yakînin az olmasıdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 13. “Kim Allah’a ve Rasûlüne iman etmezse” şüphesiz o cezalandırılmayı hak etmiş bir kâfirdir; ki “Biz, kâfirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”