Câsiye Suresi 33. Ayet

Diz Çöküş · Mekke · Sure 45 · Ayet 33/37

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Ve beda lehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Câsiye Suresi 33. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

26. cüz · PDF sayfası 1

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken yaptıkları işlerin kötülükleri onlara yüz göstermiş (gözlerinin önüne serilmiş) ve o alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (aid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azab) onları çepçevre kuşatmışdır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(O Gün) yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Bu yüzden, yaptıkları kötülükler karşılarına çıkarıldı. Alay ettikleri şey de onları kuşattı.

İbni Kesir

Onlara, yaptıkları işlerin kötülükleri belli oldu ve alaya aldıkları şeyler kendilerini kuşattı.

Gültekin Onan

Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.

Rowad Tercüme Merkezi

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

Şaban Piriş

Yaptıklarının günahları onlara görünmüş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.

Ali Özek ve diğerleri

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Dünyada iken küfür ve masiyet olarak yapmış oldukları kötülükler ortaya çıkmış ve uyarıldıkları halde kendisi ile alay ettikleri azap onların üzerine inivermişti.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَبَدَابدووظهر.
لَهُمْلاللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ.
سَيِّءَاتُسوأسيئات ما عملوا: أعمالهم السيئة القبيحة في الدنيا أو عقوبات أعمالهم السيئة.
مَامايحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
عَمِلُواعملالعمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، ‌كل ‌فعل ‌كان ‌بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية.
وَحَاقَحيقحاق بهم: نزل بهم وأصابهم.
بِهِمبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
مَّامايحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
كَانُواكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
يَسْتَهْزِءُونَهزأيستخفون ويحقرون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{سَيِّئَاتُ} مد بدل {بِهِمْ مَا كَانُوا} إدغام تماثل صغير {بِهِ}

صلة قصيرة {يَسْتَهْزِئُونَ} مد عارض للسكون. يُلْغى معه مد البدل لضعفه.