Alak Suresi 15. Ayet

Asılıp Tutunan · Mekke · Sure 96 · Ayet 15/19

كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ

Kella le in lem yentehi le nesfean bin nasıyeh.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Alak Suresi 15. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

30. cüz · PDF sayfası 17

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sakın, Celalim hakkı için eğer (akıllanıp) vazgeçmezse muhakkak sürükleyeceğiz elbet biz o alnı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın, şanım hakkı için, eğer (akıllanıp) vazgeçmezse, muhakkak Biz sürükleyeceğiz o alnı!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Böyle şeylerden) sakınsın o. Eğer (küfründen) vaz geçmezse, andolsun, onu aln (ının saç) ından tutub (cehenneme) sürükleriz,

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar (ateşe sürükler)iz,

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

(15-16) Hayır! Hayır! Olmaz böyle şey! Eğer bu tutumundan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. Evet, o yalancı ve suçlu perçeminden tutup sürükleriz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Hayır, eğer vazgeçmezse, onu alnından tutup sürükleyeceğiz,

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden[1] yakalarız.

Tefsir / dipnot (1)

Yelesinden. Yele; at, aslan gibi hayvanların boyun bölgelerinde bulunan ve onları gösterişli yapan uzun kıllara denmektedir. Perçem/yele bir benzetmedir. Yeleden tutmak, kıskıvrak yakalamak, hakimiyet altına almak anlamındadır.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Hayır, asla! Eğer gerçekten buna son vermezse, kesinlikle alnından tutup sürükleyeceğiz.

İbni Kesir

Ama bundan vazgeçmezse; andolsun ki; onu alnından tutup sürükleriz.

Gültekin Onan

Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz;

Rowad Tercüme Merkezi

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp sürükleriz.

Şaban Piriş

Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp, sürükleriz.

Ali Özek ve diğerleri

Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden),

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Durum hiç de bu cahilin tasavvur ettiği gibi değildir. Eğer kulumuza eziyet etmeyi ve onu yalanlamayı bırakmazsa, onu başının önünden/perçeminden yakalayıp zorla cehennemin içine çekeceğiz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
كَلَّاكلاليس الأمر كما يَزْعُم ويَتَصَوَّرُ هذا الجاهل، وهو: أبوجهل. ذلك أن أباجهل نهى النبي صلى الله عليه وسلم عن الصلاة عند الكعبة، وزَعَمَ حَالِفًا أنه سَيَطَأُ رقبَةَ النبي صلى الله عليه وسلم وهو يُصلي.
لَئِنإناللام مُوَطِّئة للقَسم، وإن: حرف شرط جازم.
لَّمْلمحرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَنتَهِنهييَسْتَجِبْ للنَّهْي، ويَكُفَّ أَذَاهُ عن محمدٍ صلى الله عليه وسلم.
لَنَسْفَعًاسفعلنَأْخُذَنَّ أَخْذًا عنيفًا. وهذا قَسَمٌ من الله تعالى. وأصل السَّفْع في اللغة يدل على: القَبْض والأَخْذ الشَّديد.
بِٱلنَّاصِيَةِنصوبـمُقَدَّمِ رأسِهِ. والـمعنى: لئن لم يكُفَّ عن فِعْلِه لنَجْذِبَنَّه جذبًا عنيفًا بـمُقَدَّم رأسه ثم لنُلْقِيَنَّه في النار.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{لَئِنْ لَمْ} إدغام بغير غنة {يَنْتَهِ} إخفاء حقيقي، والهاء ليس فيها مد

فالوقف عليها بالسكون لأنها من بنية الكلمة {لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ} إقلاب،

والوقف على {لَنَسْفَعًا} بالألف وفق الرسم. العثماني. وأصله (لنسْفعنْ) بنون

توكيد خفيفة، فأبدلت النون ألفًا في رسم المصحف.