Zümer Suresi 24. Ayet
Yığınlar · Mekke · Sure 39 · Ayet 24/75
أَفَمَن يَتَّقِى بِوَجْهِهِۦ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ وَقِيلَ لِلظَّـٰلِمِينَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ
E fe men yetteki bi vechihi suel azabi yevmel kıyame, ve kıyle liz zalimine zuku ma kuntum teksibun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zümer Suresi 24. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O halde Kıyamet günü zalimlere "tadın bakalım kazanıp durduklarınızı" denilirken, o kötü azabı yüzü ile koruyacak kimse ne olur?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde kıyamet günü zalimlere: "Tadın bakalım kazanıp durduklarınızı!" denilirken yüzü ile o kötü azaptan korunacak kimse ne olur?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Bu halde) zaalimlere "Ne kazanıyor idiyseniz (cezasını) tadın" denilirken kıyamet günü yüzünü o feci azabdan kim koruyacak?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kıyamet günü, (elleri bağlı olduğu için) yüzüyle o en kötü azabdan korunmağa çalışan (ile güven içinde bulunan bir olur) mu? (O gün) Zalimlere: "Kazandığınız(ın tadın)ı tadın!" denmiştir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde elleri kelepçeli olduğundan, kendisini en şerefli uzvu olan yüzü ile azaptan korumak için çabalayan kimsenin hali ile güven içinde olan müminin durumu hiç bir olur mu? Zalimlere: "Kazandığınız şeylerin meyvesini tadın bakalım!" denilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "Kazandığınızı tadın" denmiştir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Kıyamet Günü, (çıplak) bir yüzden başka, (başına gelecek) korkunç azaptan kendisini koruyacak bir şeyi olmayan kimse (Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan kimse gibi) olur mu? (O Gün) zalimlere: "(Hayatta iken) kazandıklarınızı (şimdi) tadın bakalım!" denilecektir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kıyamet günü, yüzünü kötü azaptan koruyan kimse mi; "Kazanmış olduklarınızın azabını tadın!" denilen zalimler mi?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O halde kıyamet günü, kendisini kötü azaptan kim koruyabilir? Zalimlere: "Kazandığınızın karşılığını tadın!" denir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yeniden Yaratılış Günü'nde, o ağır cezadan, kim kendisini yüzüyle koruyabilir? Ve haksızlık yapanlara, şöyle denilir: "Hak ettiklerinize karşılık, tadın!"
İbni Kesir
Zalimlere: Kazandıklarınızın karşılığını tadın, denilirken kıyamet günü yüzünü azabın kötüsünden kim koruyacak?
Gültekin Onan
Kıyamet günü o kötü azabtan kendini yüzü ile kim koruyabilecek? Ve zalimlere "kazandığınızı tadın" denmiştir.
Rowad Tercüme Merkezi
Kıyamet günü azabın en kötüsünden yüzünü korumaya çalışan kimse(nin durumu) ne olur? Zalimlere: "Kazanmakta olduklarınızı tadın!" denir.
Şaban Piriş
Kıyamet günü, yüzünü kötü azaptan korumaya çalışan kimse (ile cennete olan kimse bir olur mu?) Zalimlere "Kazandığınızı tadın!" denilir.
Ali Özek ve diğerleri
Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse (kendini ondan emin kılan gibi) midir? Zalimlere «Kazandığınızı tadın!» denilir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yüce Allah'ın kendisine hidayet verdiği, hidayete ermesine muvaffak kıldığı ve ahirette cennete koyduğu kimseyle, küfreden ve bu küfrü üzere ölüp elleri ve ayakları kelepçelenmiş halde cehenneme soktuğu, ateşe karşı ancak yüzünü yere bakarak korumaya çalışan kimse eşit olur mu? ‘’Kendi nefislerine kufür ve günahlar işleyerek zulmedenlere yapmış olduğunuz zulüm ve isyanların karşılığında kazandığınızı tadın! İşte bu sizin cezanızdır! ’’ denilir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَفَمَن | مَن | من: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل. | |||
| يَتَّقِي | وقي | يتقي بوجهه سوء العذاب: يواجه ويقابل سوء العذاب بوجهه. | |||
| بِوَجْهِهِ | وجه | الوجه: ما تواجه به الناس من الرأس وفيه معظم الحواس. | |||
| سُوءَ | سوأ | سوء العذاب: العذاب الشديد أو المستمر. | |||
| ٱلْعَذَابِ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم القيامة: يوم يبعث الناس من قبورهم. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| ٱلْقِيَٰمَةِ | قوم | الانبعاث من الموت. سميت بذلك: لأن الناس يقومون من قبورهم لله رب العالمين. | |||
| وَقِيلَ | قول | قيل: وجه الكلام أو الأمر. | |||
| لِلظَّٰلِمِينَ | ظلم | الظالمين: الجائرين المتجاوزين للحد بالكفر أو الفسق أو نحوهما. | |||
| ذُوقُوا | ذوق | الذوق: الإحساس العام الذي تشترك فيه جميع قوى الحس. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كُنتُمْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| تَكْسِبُونَ | كسب | تفعلون وتتحملون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَفَمَنْ يَتَّقِي} إدغام بغنة في النون مع الياء {بِوَجْهِهِ} في هاء
الكناية صلة قصيرة {سُوءَ} مد متصل {كُنْتُمْ} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف. وفي
الميم الساكنة والتاء بعدها إظهار شفوي، وفى الكاف همس وفى الميم مع التاء بعدها
إظهار شفوي.