Yâsîn Suresi 18. Ayet
YaSin · Mekke · Sure 36 · Ayet 18/83
قَالُوٓا۟ إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ ۖ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا۟ لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ
Kalu inna tetayyerna bi kum, le in lem tentehu le nercumennekum ve le yemessennekum minna azabun elim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yâsîn Suresi 18. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Doğrusu dediler: biz sizinle teşe'üm ettik, yemin ederiz ki vazgeçmezseniz sizi hiç tınmadan recmederiz ve her halde size bizden pek acıklı bir azab dokunur
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Doğrusu, biz sizi uğursuzluk nedeni saydık. Yemin ederiz ki, vazgeçmezseniz sizi hiç tınmadan taşlarız ve kesinlikle size bizden acıklı bir azap dokunur." dediler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Dediler: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzlandık. Eğer vaz geçmezseniz, andolsun, sizi mutlak taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Kentliler) Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azab dokunur."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ahali dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azab dokunacaktır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ötekiler,) "Doğrusu," dediler, "bize uğursuzluk getirdiniz! Eğer bundan vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlayacak ve başınıza bir bela saracağız!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar dediler ki: -Sizin yüzünüzden bize uğursuzluk geldi. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşa tutarız ve bizden acı bir azap dokunur size.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Siz bize kesinlikle uğursuzluk getirdiniz. Eğer vazgeçmezseniz, kesinlikle sizi taşlarız. Ve bizden size çok acıklı bir azap dokunur." dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık!" dediler; "Buna son vermezseniz, kesinlikle sizi taşlayacağız ve kesinlikle acı bir biçimde cezalandıracağız!"
İbni Kesir
Doğrusu, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Vazgeçmezseniz andolsun ki sizi taşlayacağız. Ve bizden size, elim bir azab dokunacaktır, dediler.
Gültekin Onan
Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azab dokunacaktır."
Rowad Tercüme Merkezi
Onlar dediler ki: "Doğrusu siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur."
Şaban Piriş
Onlar dediler ki: Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşa tutarız ve bizden acı bir azap dokunur size.
Ali Özek ve diğerleri
(Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur, dediler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Belde halkı, gönderilmiş olan elçilere şöyle dediler: "Şüphesiz siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bizleri tevhide davet etmekten vazgeçmezseniz; sizi ölünceye kadar taşlamakla ve acıklı bir azap ile cezalandıracağız."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قَالُوا | قول | تكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| إِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| تَطَيَّرْنَا | طير | تطيرنا بكم: تشاءمنا منكم. | |||
| بِكُمْ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| لَئِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| لَّمْ | لم | حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| تَنتَهُوا | نهي | لم تنتهوا: لم تستجيبوا للنهي. | |||
| لَنَرْجُمَنَّكُمْ | رجم | لنقتلنكم رميا بالحجارة. | |||
| وَلَيَمَسَّنَّكُم | مسس | وليصيبنكم. | |||
| مِّنَّا | مِن | من: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| عَذَابٌ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| أَلِيمٌ | ألم | موجع شديد الإيلام. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قَالُوا إِنَّا} مد منفصل، يليه غنة، ومد طبيعي {لَئِنْ لَمْ} إدغام بغير
غنة {تَنتَهُوا} إخفاء حقيقي {لَنَرْجُمَنَّكُمْ} غنة في النون المشددة، ومثلها
{وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا} يليها إدغام تماثل صغير. ثم غنة في النون، ومد طبيعي.