Vâkıa Suresi 46. Ayet
Olay · Mekke · Sure 56 · Ayet 46/96
وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Ve kanu yusirrune alel hınsil azim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Vâkıa Suresi 46. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve büyük cinayete ısrar ediyorlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Büyük günahda ısrar ediyorlardı;
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O en büyük günahta, şirkte ısrar ederlerdi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
çirkin günahlar işlemekte inat ediyorlardı,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve büyük suçu işlemekte direniyorlardı.
İbni Kesir
Ve büyük günah işlemekte direnip dururlardı.
Gültekin Onan
Onlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı.
Rowad Tercüme Merkezi
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Şaban Piriş
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı
Ali Özek ve diğerleri
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah'ı küfretmek ve O'nun dışında putlara ibadet etmekte ısrar ediyorlardı.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَكَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يُصِرُّونَ | صرر | يثبتون ويلزمون، وأكثر ما تستعمل في الآثام. | |||
| عَلَى | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| ٱلْحِنثِ | حنث | الحنث العظيم: الذنب الكبير كالكفر بالله والإشراك به. | |||
| ٱلْعَظِيمِ | عظم | العظيم: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوسا كان أو معقولا، عينا كان أو معنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{الْحِنْثِ} إخفاء حقيقي للتنوين مع الثاء