Tûr Suresi 20. Ayet
TurDağı · Mekke · Sure 52 · Ayet 20/49
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ ۖ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ
Muttekiine ala sururin masfufeh, ve zevvecnahum bi hurin inin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dayanarak, sıra sıra dizilmiş a'la koltuklara, eş etmişizdir de kendilerine güzel iri gözlü hurileri
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü hurileri de eş etmişizdir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslananlar olarak". Biz onlara şahin gözlü huurileri eş yapdık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak." Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(19-20) Ve onlara denilir ki: "Dünyada yaptığınız güzel davranışlardan ötürü: "Yiyin, için, afiyetler olsun!" Onlar sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Kendilerine temiz ve güzel hurileri de eş yaparız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve Biz onları iri, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
sıra sıra dizilmiş (mutluluk) sedirlerine uzanarak!" (denilecek.) Ve (cennette) saf ve temiz, güzel gözlü eşler ile onları evlendireceğiz.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Özenle dizilmiş tahtlarda arkalarına yaslanmışlar ve onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle[1] eşleştirmişizdir.
Tefsir / dipnot (1)
Parlak iri siyah gözlü eşler. Bu eşleştirme, erkek için de kadın için de geçerli bir eşleştirmedir. "Hurun iynun;" ayet, bu iki kelimeden oluşmaktadır. "Hur," parlak siyah göz demektir. "İynun," ise karası fazla büyük gözlü demektir. Dolayısı ile ayet, "parlak, iri, siyah gözlü" anlamına gelmektedir "İsrailiyyat kaynaklı, sapkın erkeksi algı," ayette yer alan "Hur" kelimesine "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlam vermektedir. Oysaki "Hur" eril ve dişil formun çoğuludur. "Hur" kelimesinin tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, kelimenin çoğul formu olan "Hur" kelimesi, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" kelimesi, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Keza "iyn" kelimesi de hem eril "a'yun" kelimesinin hem de dişil "ayna" kelimesinin çoğuludur. Ayrıca bu kelimelerle ifade edilmek istenen şey "güzelliktir. Bu kelimelerin, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennette erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgı, İslam'ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a atılmış büyük bir iftiradır. Bu cinsiyet ayırımcısı sapkın anlayışın durumunu, "namus" dendiğinde akıllarına yalnızca "kadının" gelmesi çok iyi tanımlamaktadır.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sıralar biçiminde dizilmiş sedirlere uzanırlar. Güzel gözlü eşlerle onları evlendiririz.[457]
Tefsir / dipnot (1)
"Sedirlere uzanmak" deyimi "Akıl ve duyguların dingin olması" veya "Esenlik içinde olmak" anlamlarına gelir. 18:31 ve 76:13 ayetlerinde, "Divanlara uzanmak", 55:54 ayetinde, "Döşeklere uzanmak", 55:76 ayetinde, "İşlemeli minderlere uzanmak" biçiminde aynı anlama gelen deyimler bildirilmiştir.
İbni Kesir
Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ve onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirdik.
Gültekin Onan
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Ve biz onları iri ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Karşılıklı sıra sıra dizilmiş süslenmiş koltuklara oturmuşlardır. Ve onları iri gözlü beyaz tenli kadınlarla (huriler) onları evlendiririz.
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanarak. Ve onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirdik.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
17- Şüphesiz takvâ sahipleri cennetlerde ve nimetler içindedirler. 18- Rablerinin kendilerine verdiği (nimetlerle) sefa sürerler. Rableri onları cehennem azabından da korumuştur. 19- “(Dünyada) yaptıklarınıza karşılık (şimdi) afiyetle yiyin, için!”(denir onlara). 20- Onlar, sıra sıra dizili tahtlara yaslanırlar. Bir de Biz, onları güzel gözlü hûrilerle evlendiririz.
17. Allah, yalanlayıcıların cezasını söz konusu ettikten sonra takvâ sahiplerinin nimetlerini söz konusu etmektedir. Böylelikle teşvik ve korkutmayı bir arada zikretmiş olmakta ve bununla kalplerin korku ile ümit arasında olması sağlanmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Şüphesiz takvâ sahipleri” sebeplerini yerine getirmek suretiyle Rablerinin azabından ve gazabından sakınıp korunan kimseler, yani emirlerini yerine getiren ve yasaklarından kaçınan kimseler “cennetlerde” yani bahçelerdedirler, öyle bahçeler ki birbirine sarmaş dolaş olmuş ağaçlarla donanmıştır, kaynayıp coşan ırmakları, göz kamaştırıcı köşkleri, süslü ve gösterişli villaları vardır. İşte onlar, hem kalbî, hem ruhî ve hem de bedeni her türlü “nimetler içindedirler.”
18. “Rablerinin kendilerine verdiği (nimetlerle) sefa sürerler.” Allah’ın verdiği o nimetler ki onların anlatılması imkânsızdır. Onlar için göz aydınlığı olan neler neler saklanmıştır, hiç kimse bilemez. Sevinç ve mutluluk içerisinde bunlardan istifade ederler. “Rableri onları cehennem azabından da korumuştur.” O’nun sevdiği şeyleri yaptıkları, O’nu gazaplandıracak şeylerden de uzaklaştıkları için sevdikleri şeyleri rızık olarak vermiş ve korktukları şeylerden de onları korumuştur.
19. “(Dünyada) yaptıklarınıza karşılık (şimdi) afiyetle yiyin, için!” İşlemiş olduğunuz güzel amelleriniz ve güzel sözleriniz dolayısı ile bu nimetlere nail oldunuz. Şimdi canlarınızın çektiği türlü yiyeceklerden, lezzetli içeceklerden sevinç, rahat ve huzur içerisinde afiyetle yiyip için.
20. “Onlar, sıra sıra dizili tahtlara yaslanırlar.” Yaslanır, yani rahat bir şekilde ve iyice yerleşerek kurulurlar. Tahtlar ise değerli örtüler, göz kamaştırıcı döşek ve yastıklarla çeşitli şekillerde süslenmiş oturma yerleridir. Yüce Allah’ın bu tahtları sıra sıra dizilmiş olmakla nitelendirmesi çokluklarına, güzel bir şekilde düzenlenmiş olduklarına, sahiplerinin de bir arada bulunup iyi geçineceklerine, karşılıklı latifelerle sevinç ve neşe içerisinde konuşacaklarına işaret etmektedir. Böylelikle kalbi, ruhi ve bedeni nimetleri bir araya toplamış olurlar. Hatıra gelmeyen, hayalden geçirilemeyen lezzetli yiyecek ve içecekler, son derece zarif güzel meclislere sahip olduklarına göre geriye kadınlarla geçirilen zevkli saatler kalmaktadır ki onlar olmaksızın sevinç ve neşe tamamlanmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, kadınlar arasında en mükemmel vasıflara, yaratılışa ve ahlâka sahip olan eşlere de sahip olacaklarını zikretmekte ve bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:“Bir de Biz, onları güzel gözlü” gözünün beyazı tam beyaz, siyahı tam siyah güzel gözlü “hûrilerle evlendiririz.” Huriler, zahiri güzelliği, göz alıcılığı ve üstün ahlâkî güzellikleri kendilerinde toplamış kadınlardır. Güzellikleri ile bakanları hayrete düşürürler, görenlerin akıllarını başlarından alırlar. Onlara duyulan şevk ve onlara kavuşma arzusu, adeta akılları baştan çıkartacak gibidir.
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مُتَّكِءِينَ | وكأ | متكئين: جالسين مستندين مستقرين. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| سُرُرٍ | سرر | السرر: جمع سرير: ما يجلس أو يضطجع عليه. | |||
| مَّصْفُوفَةٍ | صفف | بعضها بجانب بعض أو متقابلة. | |||
| وَزَوَّجْنَٰهُم | زوج | وجعلنا لهم زوجات. | |||
| بِحُورٍ | حور | حور عين: نسوة عيونهن بياضها وسوادها كلاهما شديد. | |||
| عِينٍ | عين | عين: جمع عيناء: حسنة العين واسعتها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مُتَّكِئِينَ} مد بدل {سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ} فيها
إدغام بغنة مرتين، يليهما إخفاء شفوي.