Tevbe Suresi 11. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 11/129

فَإِن تَابُوا۟ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ ۗ وَنُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Fe in tabu ve ekamus salate ve atuz zekate fe ıhvanukum fid din , ve nufassılul ayati li kavmin ya'lemun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 11. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

10. cüz · PDF sayfası 7

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bundan böyle eğer tevbe ederler, nemazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar, bilecek bir kavim için biz ayetlerimizi daha tafsıl ederiz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer tevbe edip namazı kılar, zekatı verirlerse din kardeşiniz olurlar. Bilecek bir topluluk için Biz ayetlerimizi daha çok açıklarız.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Bununla beraber) eğer tevbe ve rücu ederler, namaz kılarlar, zekat verirlerse artık dinde kardeşlerinizdir onlar. Biz ayetleri bilecek bir kavm için açıklarız.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse, dinde sizin kardeşlerinizdirler. Biz, bilen bir kavme ayetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bununla beraber kafirlikten vazgeçip tövbe eder, namaz kılar, zekat verirlerse artık sizin din kardeşleriniz olurlar. Bilip anlayacak kimseler için Biz ayetlerimizi iyice açıklarız.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Eğer onlar tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ama yine de tevbe eder, salata katılırlar ve arınma için gerekli yükümlülükleri yerine getirirlerse onlar da artık din kardeşleriniz sayılırlar: Bakın, işte böyle açık açık ve ayrıntılı olarak dile getiriyoruz, bilmek öğrenmek isteyen bir topluluk için, ayetlerimizi!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri iyice açıklıyoruz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Eğer tevbe eder, "salatı ikame eder[1] ve zekatı yaparlarsa,[1]" onlar artık dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz, ayetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.

Tefsir / dipnot (1)

Salatın namaz kılmak anlamının yanı sıra birçok anlamı bulunmaktadır. Bu ayetteki salat, "namaz kılmak" anlamında değildir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu ve duayı "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" kelimesinin kök harfleri (Elif-Te-Ye) olup, 549 yerde geçmektedir. Her ne kadar bu terkipte," vermek" anlamına gelen "Atu" kelimesi yer alsa da () atu kelimesine, () Eta "yapmak" anlamının verilmesi de uygundur. Bu kelime kök anlamı itibarıyla yaygın olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: "Yapmak", "getirmek" ve "vermek." Arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat kelimesini "arınmak" anlamında kullanmaktadır (Bkz. 19:13). Zekat, "mali yardım" demek değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Kur'an'daki mali yardımın adı sadakadır (Bkz. 9:60). Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Artık, pişmanlık gösterir, namazı kılar ve zekatı verirlerse, bundan sonra din kardeşiniz olurlar. Bilen bir toplum için, ayrıntılı olarak ayetleri açıklıyoruz.

İbni Kesir

Eğer tevbe ederler, namaz kılarlar ve zekat verirlerse; onlar, artık dinde kardeşlerinizdir. Biz, ayetleri bilir bir kavim için açıklıyoruz.

Gültekin Onan

Eğer onlar tevbe edip namazı kılarlarsa ve zekatı verirlerse artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.

Rowad Tercüme Merkezi

Eğer tevbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Şaban Piriş

Eğer tevbe eder, namazı ikame eder ve zekat verirlerse, sizin din kardeşiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri apaçık bir şekilde açıklıyoruz.

Ali Özek ve diğerleri

Bununla beraber, eğer bu hallerinden tövbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve zekâtı da verirlerse, bu takdirde, sizin dinde kardeşlerinizdirler. Biz, bilen kimselere âyetleri işte böyle uzun uzun açıklarız.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Eğer Allah Teâlâ'ya küfürlerinden tövbe ederler, kelime-i şehadeti söylerler, namazı dosdoğru kılarlar ve mallarının zekâtını verirlerse Müslüman olmuşlardır. Böylece onlar sizin din kardeşlerinizdir. Sizin lehinize olan şey onların da lehinedir, sizin aleyhinize olan şey onların da aleyhinedir. Onlara karşı savaşmanız size helal olmaz. Müslüman olmaları, onların mallarını, kanlarını ve ırzlarını koruma altına alır. Biz ayetleri, bilen bir kavim için işte böyle açıklıyoruz. Ayetlerden istifade edenler ve bu ayetler ile başkalarına fayda verenler de onlardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَإِنإنإن: حرف شرط جازم.
تَابُواتوبرجعوا عن المعاصي.
وَأَقَامُواقومأقاموا الصلاة: أدوها كاملة في أوقاتها المشروعة.
ٱلصَّلَوٰةَصلوالصلاة لغةً:الدعاء. وشرعاً: أقوال وأفعال مخصوصة تُفتتح بالتكبير، وتُختتم بالتسليم تعبداً لله وحده.
وَءَاتَوُاأتيإيتاء الزكاة: إخراجها لمستحقيها حسب نصابها الشرعي وفي وقتها الشرعي.
ٱلزَّكَوٰةَزكوالزكاة: لغة: النماء والزيادة. وفي الشرع: حق يجب في الأموال الخاصة في وقت مخصوص ولطائفة مخصوصة.
فَإِخْوَٰنُكُمْأخوإخوانكم: تجمعهم بكم أخوة الاسلام.
فِيفيحرف جر يفيد معنى التعليل.
ٱلدِّينِديندين الاسلام.
وَنُفَصِّلُفصلونبين ونوضح.
ٱلْءَايَٰتِأييالمعجزات والدلائل والعبر والعلامات.
لِقَوْمٍقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
يَعْلَمُونَعلميعرفون ويدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{فَإِنْ تَابُوا} إخفاء حقيقي {وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ} يحذف حرف المد وصلًا

بعد الميم، للساكن بعده {وَآتَوُا الزَّكَاةَ} التاء مفتوحة والواو بعدها مضمومة

{فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ} إظهار شفوي للفاء بعد الميم الساكنة، والوقف على

{فِي الدِّينِ} أولى من الوصل {الْآيَاتِ} لام قمرية مظهرة، ومد بدل {لِقَوْمٍ

يَعْلَمُونَ} إدغام بغنة.