Tevbe Suresi 12. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 12/129

وَإِن نَّكَثُوٓا۟ أَيْمَـٰنَهُم مِّنۢ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا۟ فِى دِينِكُمْ فَقَـٰتِلُوٓا۟ أَئِمَّةَ ٱلْكُفْرِ ۙ إِنَّهُمْ لَآ أَيْمَـٰنَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنتَهُونَ

Ve in nekesu eymanehum min ba'di ahdihim ve ta'anu fi dinikum fe katilu eimmetel kufri innehum la eymane lehum leallehum yentehun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 12. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

10. cüz · PDF sayfası 7

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve eğer verdikleri ahidden sonra yeminlerini bozar ve dininize taarruza kalkarlarsa o küfr öncülerini hemen öldürün, çünkü onların yeminleri yoktur, ola ki vaz geçerler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve eğer antlaşma yaptıktan sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırıya kalkarlarsa, o küfür öncülerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur, belki vazgeçerler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Eğer ahidlerinden sonra yine andlarını bozarlar ve dininize saldırırlarsa küfrün önderlerini hemen öldürün. Çünkü onlar (hakıykatda) andları olmayan adamlardır. (Bu suretle) umabilirsiniz ki (onlara tabi olanlar) vaz geçerler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eğer andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozarlar ve dininize dil uzatırlarsa, o küfür önderleriyle savaşın. Çünkü onların andları yoktur; belki (böylece küfürden) vazgeçerler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Eğer anlaşmadan sonra yeminlerini bozarlar, bir de dininize hücum ederlerse, artık kafir güruhunun o öncüleri ile savaşın.Çünkü onların gerçekte artık yeminleri ve ahitleri kalmamıştır. Umulur ki, hiç değilse bu durumda, inkar ve tecavüzlerinden vazgeçerler.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ve eğer antlaşmalardan sonra, yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün önderleriyle çarpışın. Çünkü onlar, yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Fakat eğer bir andlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar da dininizi karalamaya kalkarlarsa, o zaman, (kendi) andlarına saygısı olmayan bu sadakatsizlik timsali kimselerle savaşın, ki (o zaman) belki (azgınlıklarından) vazgeçerler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri boştur. Belki vazgeçerler.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa[1], küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.

Tefsir / dipnot (1)

Düşmanlığa devam edip, verdikleri söze ihanet ederlerse.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, nankörlük edenlerin elebaşıları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Böylece, belki buna son verirler.

İbni Kesir

Eğer andlaşmalarından sonra yine yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa; o küfür önderlerini hemen öldürün. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki son verirler.

Gültekin Onan

Ve eğer antlaşmalardan sonra yine yeminlerini bozarlarsa ve dininize hınç besleyip saldırırlarsa, bu durumda küfrün imamlarıyla çarpışın. Çünkü onlar yeminleri olmayan kimselerdir; belki cayarlar.

Rowad Tercüme Merkezi

Eğer anlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşıları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur/riayet etmezler. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.

Şaban Piriş

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, o zaman küfrün elebaşları ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur/riayet etmezler. Umulur ki (böylece) vazgeçerler.

Ali Özek ve diğerleri

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. (Onlara karşı savaşırsanız) umulur ki (küfür, inat ve sapıklıktan) vazgeçerler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bu müşrikler kendileri ile savaşmayı terk etmeye dair belirli bir süre için yapmış olduğunuz anlaşmalarını ve sözleşmelerini bozar, sizin dininize dil uzatır ve anlaşmalarından bir şeyi eksiltirlerse onlarla savaşın. Çünkü onlar küfrün ele başlarıdır. Artık onlara verilmiş olan kanlarının dökülmesini engelleyecek bir söz yoktur. Küfürlerinin, anlaşmayı bozmalarının ve dini eksik görmelerinin son bulması için onlarla savaşın.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِنإنإن: حرف شرط جازم.
نَّكَثُوانكثنقضوا.
أَيْمَٰنَهُميمنالأيمان: جمع يمين: حلف وقسم.
مِّنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
بَعْدِبعدبعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم.
عَهْدِهِمْعهدالعهد: الالتزام بميثاق.
وَطَعَنُواطعنوعابوا.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
دِينِكُمْدينشريعتكم وعبادتكم.
فَقَٰتِلُواقتلفحاربوا.
أَئِمَّةَأممأئمة الكفر: من يقتدى بهم من الكفار.
ٱلْكُفْرِكفرالكفر: معناه الجحود والستر والتغطية، ويسمى الكافر بالله بذلك لأنه يستر نعم الله عليه، فلا يؤدي شكرها بالإيمان.
إِنَّهُمْإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
لَالانافية للجنس. و"لا": حرف نفي، وحرف نهي.
أَيْمَٰنَيمنلا أيمان لهم: لا عهد لهم ولا ذمة.
لَهُمْلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
لَعَلَّهُمْلعللعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا.
يَنتَهُونَنهييكفون ويستجيبون للنهي.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَإِنْ نَكَثُوا أَيْمَانَهُمْ} في النونين إدغام بغنة، ويقال له: إدغام

تماثل صغير، يليه مد منفصل {أَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ} بين الميمين إدغام تماثل

صغير، يليه إقلاب {فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ} مد منفصل، يليه غنة الميم المشددة

{إِنَّهُمْ} غنة في النون المشددة {يَنْتَهُونَ} إخفاء حقيقي للتاء في النون

المتحركة، ثم مد عارض للسكون وقفًا.