Tekâsür Suresi 7. Ayet
Çoğalma Yarışı · Mekke · Sure 102 · Ayet 7/8
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
Summe le terevunneha aynel yakin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra kasem olsun onu çaresiz aynel yakin göreceksiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Yine andolsun, onu ayn-ı yakıyn ile mutlak göreceksiniz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra onu kesin olarak gözle göreceksiniz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Evet, evet onu mutlaka gözlerinizle göreceksiniz!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra onu, gerçekten yakin gözüyle (Ayne'l Yakin) görmüş olacaksınız.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sonunda onu keskin bir gözle mutlaka göreceksiniz:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Nitekim onu, yakın bir gözle göreceksiniz.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, gözlerinizle kesinlikle onu göreceksiniz.
İbni Kesir
Andolsun ki; yine onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Gültekin Onan
Sonra onu, gerçekten yakin gözüyle (Ayne'l Yakin) görmüş olacaksınız.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonra onu hiçbir kuşku olmayan kesin bir müşahedeyle göreceksiniz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Andolsun ki; yine onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Çokluk yarışı, sizi oyaladı, 2- (Ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar. 3- Asla (böyle yapmayın)! Yakında bileceksiniz. 4- Evet; asla (böyle yapmayın)! İleride bileceksiniz. 5- Asla (böyle yapmayın)! Kesin bir bilgi ile bilmiş olsaydınız (böyle yapmazdınız)! 6- Andolsun siz cehennemi göreceksiniz. 7- Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz. 8- Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.
(Mekke’de inmiştir. 8 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah, kulları yaratılış sebepleri olan O’na hiçbir ortak koşmaksızın ibadet edip yönelmeyi ve O’nun sevgisini her şeyin önüne geçirmeyi bırakıp başka işlerle uğraşmalarından dolayı azarlamakta ve şöyle buyurmaktadır:“Çokluk yarışı” sözü geçen bu hususlardan “sizi oyaladı...” Burada neyin çokluğu ile yarışıldığının söz konusu edilmemesi, çoklukla yarışan ve bununla böbürlenen kimselerin mal, evlat, yardımcı, asker, hizmetçi, makam vb. gibi yarışıp böbürlendikleri ve herkesin başkasına karşı çokluğu ile övünme kastı taşıdığı ve kendisi ile Allah rızasının gözetilmediği bütün hususları kapsaması içindir.
2. Sizin gafletiniz ve oyalanışınız, bunlarla uğraşmanız sürüp gitti, ta ki “(ölüp) de kabirleri boylayıncaya kadar.” İşte o vakit sizin önünüzdeki perdeler açıldı. Ancak bu her şeye yeniden başlama imkânınızın kalmadığı bir vakit oldu. Yüce Allah’ın:“(Ölüp) de kabirleri boylayıncaya (ziyaret edinceye) kadar” buyruğu şunu da göstermektedir: Berzah, âhiret yurduna oradan geçiş için gidilecek bir yurttur. Yüce Allah, oraya gideceklere ziyaretçi adını vermiş ve onlara “ikamet edecekler, kalacaklar” dememiştir. Bunda da öldükten sonra dirilişe, ebedi olan, fani olmayan bir yurtta amellerin karşılığının verileceğine dair bir delil vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, onları şu buyrukları ile tehdit etmektedir:
3-5. Önünüzde nelerle karşılaşacağınızı, kalbiniz ile kavrayacak şekilde bilmiş olsaydınız, çoklukla yarış ve övünüş, sizleri oyalamaz, aksine salih amel işlemek için ellerinizi çabuk tutardınız. Fakat sizin kesin bilgiye sahip olmayışınız, sizleri şu gördüğünüz hale getirmiştir. 6. “Andolsun siz cehennemi göreceksiniz.” Yani Kıyamet günü gelecek ve Allah’ın kâfirler için hazırlamış olduğu cehennemi göreceksiniz.
7. “Yine andolsun ki onu kendi gözlerinizle göreceksiniz.” Yani onu bizzat kendi gözlerinizle göreceksiniz. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Günahkârlar ateşi görünce içine düşeceklerin kendileri olacaklarını anlayacaklar, fakat ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.”(el-Kehf, 18/53)
8. “Sonra andolsun ki o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.” Eğer dünya yurdunda gördüğünüz nimetlerin şükrünü yerine getirmiş, Allah’ın onlardaki hakkını eda etmiş ve bu nimetleri O’na isyanlarda kullanmamış iseniz O, onlardan daha üstün ve daha değerli nimetleri size ihsan edecektir. Şâyet bu nimetlerden dolayı gurura kapılmış, aldanmış, şımarmış, onların şükrünü de yerine getirmemişseniz, aksine bunları masiyet işlemek için de yardımcı bir unsur olarak kullanmış iseniz, bundan dolayı da O, sizi cezalandıracaktır. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Kâfir olanların ateşe arzolunacakları gün: Siz dünya hayatında hoşlandığınız her şeyi bitirdiniz ve onlardan yararlanıp durdunuz. Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklenmeniz ve fâsıklık etmeniz sebebi ile horluk azabı ile cezalandırılacaksınız (denir onlara)”(el-Ahkâf, 46/20) Tekâsur Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***