Şuarâ Suresi 44. Ayet
Şairler · Mekke · Sure 26 · Ayet 44/227
فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَـٰلِبُونَ
Fe elkav hıbalehum ve ısıyyehum ve kalu bi izzeti fir'avne inna le nahnul galibun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şuarâ Suresi 44. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve Firavnin ızzeti hakkı için elbette biz galibiz, şüphesiz, dediler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve: "Firavun'un yüceliği hakkı için şüphesiz biz üstün geleceğiz." dediler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlar da ipleri ve sopalarını atıb "Fir'avnın izzeti hakkı için gaalib olanlar elbet biziz biz!" dediler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İplerini ve değneklerini attılar ve "Fir'avn'ın şerefine biz, elbette biz galib geleceğiz" dediler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İplerini ve değneklerini yere attılar ve:"Firavun'un izzetine yemin ederiz ki galip gelen biz olacağız" dediler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bunun üzerine onlar da halatlarını ve asalarını yere bıraktılar ve "Firavun'un sayesinde, üstün gelen mutlaka biz olacağız" dediler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar da, iplerini ve değneklerini attılar ve: -Firavun'un kudretiyle elbette galip gelecekler bizleriz! dediler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Bunun üzerine iplerini ve asalarını attılar. "Firavun'un onuru adına elbette galip gelecekler bizler olacağız." dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bunun üzerine, iplerini ve değneklerini attılar ve şöyle dediler: "Firavun'un onuruna; kesinlikle biz üstün geleceğiz!"
İbni Kesir
Onlar da bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve dediler ki: Firavun hakkı için elbette elbette biz galib gelenleriz.
Gültekin Onan
Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.
Rowad Tercüme Merkezi
Bunun üzerine onlar iplerini ve asalarını attılar ve; “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz.” dediler.
Şaban Piriş
Onlar da, iplerini ve değneklerini attılar ve: Firavun’un izzeti adına (yemin ederek) elbette galip gelecekler bizleriz! dediler.
Ali Özek ve diğerleri
Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve: Firavun'un kudreti hakkı için elbette bizler galip geleceğiz, dediler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bunun üzerine sihirbazlar iplerini ve asalarını attılar ve onları atarken şöyle dediler: "Firavun'un gücüyle şüphesiz biz galip geleceğiz ve Musa da mağlup olacaktır."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَأَلْقَوْا | لقي | فرموا. | |||
| حِبَالَهُمْ | حبل | جمع حبل، وهو الرباط الذي يشد به. | |||
| وَعِصِيَّهُمْ | عصو | العصي: جمع عصا والعصا هي ما يتوكأ عليها، أو يضرب بها. | |||
| وَقَالُوا | قول | وتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| بِعِزَّةِ | عزز | بعزة فرعون: بعظمته وقوته. | |||
| فِرْعَوْنَ | فرعون | لقب ملوك مصر في التاريخ القديم، والمراد فرعون موسى عليه السلام، وهو الذي غرق في اليم. | |||
| إِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَنَحْنُ | نحن | نحن: ضمير المتكلمين مثنى وجمع، ذكورا وإناثا. | |||
| ٱلْغَٰلِبُونَ | غلب | المنتصرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّا} في النون المشددة غنة. وفي الألف بعدها مد طبيعي، والغين من
{الْغَالِبُونَ} مفخمة.