Sâffât Suresi 117. Ayet
Saf Tutuşturanlar · Mekke · Sure 37 · Ayet 117/182
وَءَاتَيْنَـٰهُمَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ
Ve ateyna humel kitabel mustebin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hem kendilerine o belli kitabı verdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem kendilerine o belli Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlara (her hakıykatı) apaçık gösteren o kitabı verdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlara açık ifadeli Kitabı verdik.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kendilerine gerçekleri apaçık gösteren o kitabı verdik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve ikisine anlatımı açık kitabı verdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onlara (doğru ile eğriyi) ayırd eden ilahi kelamı verdik,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O ikisine açıkça anlaşılan kitabı vermiştik.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlara gerçekleri açıklayan kitap verdik.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İkisine de açıklayan Kitap'ı verdik.
İbni Kesir
Her ikisine de apaçık anlaşılan kitab vermiştik.
Gültekin Onan
Ve ikisine anlatımı açık kitabı verdik.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz Musa ve kardeşi Harun'a Allah katından her şeyi apaçık gösteren ve içinde herhangi bir karışıklık olmayan kitabı, Tevrat'ı verdik.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Her ikisine de apaçık anlaşılan kitab vermiştik.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
114- Andolsun biz, Mûsâ ve Hârûn’a da lütufta bulunduk. 115- Hem ikisini hem de kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık. 116- Ve onlara yardım ettik de böylece galip gelenler onlar oldular. 117- Onlara apaçık Kitabı verdik. 118- Ve ikisini de dosdoğru yola ilettik. 119- Sonra gelenler arasında o ikisine (iyi bir nam) bıraktık. 120- Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun! 121- Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. 122- Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.
114-116. Yüce Allah, iki kulu ve rasûlü olan İmran’ın oğulları Mûsâ ve Hârûn’a nübüvvet, risalet ve Yüce Allah’ın yoluna davet lütfunu bağışlamış olduğunu, onları da kavimlerini de düşmanları Firavun’dan kurtardığını, Firavun’a karşı kendilerine yardım ettiğini ve sonunda onu, onların gözleri önünde suda boğduğunu zikretmektedir. 117. Yüce Allah onlara ayrıca açık ve yol gösterici olan Kitabı indirmiştir ki bu da içinde pek çok hükümlerin, öğütlerin ve her şeye dair tafsilatın bulunduğu Tevrat’tır. 118. Yüce Allah ikisini de dosdoğru yola iletmişti. Çünkü onlara Yüce Allah’a ulaştıran dosdoğru şeriat ve hükümler ihtiva eden bir din vermişti. Bu dini izlemelerine yardımcı olma lütfunda da bulunmuştu. 119-122. “Sonra gelenler arasında o ikisine” güzel bir övgü “bıraktık. Mûsâ ve Hârûn’a selâm olsun.” Yani sonrakiler arasında onların güzel bir şekilde anılmalarını, selâm ile yad edilmelerini sağladık. Durumun öncekiler arasında böyle olması ise öncelikle söz konusudur. “Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten ikisi de mümin kullarımızdandır.”