Rûm Suresi 55. Ayet
Roma · Mekke · Sure 30 · Ayet 55/60
وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ ۚ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ
Ve yevme tekumus saatu yuksimul mucrimune ma lebisu gayra saah, kezalike kanu yu'fekun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Rûm Suresi 55. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün ki saat gelir Kıyamet kopar, mücrimler, bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler evvel de böyle çeviriliyorlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Vaktin gelip kıyametin koptuğu gün suçlular, (dünyada) bir saatten fazla durmadıklarına yemin ederler. Önce de böyle (haktan) çevriliyorlardı.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Kıyametin kopacağı gün günahkarlar bir saatden başka kalmadıklarına yemin eder (ler). İşte onlar (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlar (yalan söylüyorlar) dı.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Duruşma) Sa'at(i) başladığı gün, suçlular, (dünyada veya Berzahta) bir sa'atten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle çevriliyorlardı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kıyamet (duruşma) saati gelip çattığında suçlu kafirler yemin ederek dünyada sadece bir saat kaldıklarını ileri sürerler. Onlar (dünyada iken de doğruluktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Size ölümü veren ve zamanı geldiğinde yeniden diriltecek olan O'dur!) Ve Son Saat gelip çattığında, günaha saplanmış olanlar, (yeryüzünde) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edeceklerdir, onlar kendilerini böylece (hayat boyu) kandırırlar!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte böyle yalan söylerlerdi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler[1] dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı[2].
Tefsir / dipnot (2)
Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
Dünyadayken de böyle aldanıyorlardı; gerçekleri çarpıtıyorlardı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve evrenlerin sonu gelip çattığı gün, suçlular, bir saatten çok kalmadıklarına yemin edeceklerdir. İşte böyle çevriliyorlar.
İbni Kesir
Kıyametin kopacağı gün; suçlular bir saatten başka kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, böylece aldatılıp döndürülürler.
Gültekin Onan
Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu günahkarlar tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı.
Rowad Tercüme Merkezi
Kıyametin kopacağı gün günahkârlar, bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
Şaban Piriş
Kıyamet saatinin geldiği gün, suçlular, tek bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar, (haktan) böyle çevriliyor.
Ali Özek ve diğerleri
Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar, (dünyada) ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlardı.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kıyametin kopacağı gün mücrimler, kabirlerinde az bir zamandan fazla kalmadıkları hakkında yemin ederler. Kabirlerinde ne kadar kaldıklarını bilmekten çevrildikleri gibi dünyada da haktan böyle çevriliyorlardı.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَيَوْمَ | يوم | المراد يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| تَقُومُ | قوم | تقوم الساعة: يحين موعدها فتحدث القيامة. | |||
| ٱلسَّاعَةُ | سوع | يوم القيامة. | |||
| يُقْسِمُ | قسم | يحلف. | |||
| ٱلْمُجْرِمُونَ | جرم | الكافرون المعاندون. | |||
| مَا | ما | نافية غير عاملة. | |||
| لَبِثُوا | لبث | أقاموا. | |||
| غَيْرَ | غير | وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| سَاعَةٍ | سوع | جزء من الوقت لا يلحظ فيه التحديد. | |||
| كَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يُؤْفَكُونَ | أفك | يصرفون عن الحق. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{يُقْسِمُ} قلقلة في القاف وكذا {الْمُجْرِمُونَ} قلقلة في الجيم، {سَاعَةٍ
كَذَلِكَ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الكاف وصلًا والوقف أولى.