Rûm Suresi 18. Ayet

Roma · Mekke · Sure 30 · Ayet 18/60

وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Ve lehul hamdu fis semavati vel ardı ve aşiyyen ve hine tuzhırun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Rûm Suresi 18. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

21. cüz · PDF sayfası 5

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihayetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allahı tenzih ve tesbih edin, namaz kılın).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O'na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girerken de, O'nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Göklerde ve yerde her türlü övgünün O'na mahsus olduğunu (görerek) öğle vaktinde de sonrasında da (O'nu yüceltin).

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı, yatsılayın ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin).

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Karanlık ve aydınlık zamanlarda, göklerde ve yerde hamd,[1] O'na aittir.

Tefsir / dipnot (1)

Bkz. 29:63. ayetin dipnotu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Övgüler, O'na özgüdür; göklerde ve yeryüzünde, günün sonunda ve öğleye erdiğinizde.

İbni Kesir

Ve hamd, O'nadır. Göklerde de, yerde de, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz vakitte de.

Gültekin Onan

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Rowad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde hamt O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah’ı tesbih edin.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin).

Ali Özek ve diğerleri

Göklerde ve yerde gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde hamd O’na mahsustur.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Övgü yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya mahsustur. Göklerde melekleri O'na hamdeder, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlukat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde ve öğle namazı vaktine girdiğinizde O'nu tespih edin.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَلَهُلاللام: حرف جر يفيد الإستحقاق.
ٱلْحَمْدُحمدالثناء على الله بصفاته التي كلُّها أوصاف كمال، وبنعمه كلها الظاهرة والباطنة، وهو أخَصُّ من المدح، وأعَمُّ من الشكر
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلسَّمَٰوَٰتِسمو‌جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ‌ما ‌يقابل ‌الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح.
وَٱلْأَرْضِأرضالأرض: ‌الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ.
وَعَشِيًّاعشوعشيا: وقتا من زوال الشمس إلى المغرب.
وَحِينَحينحين: ظرف زمان مبهم المدة يوضحه ما بعده.
تُظْهِرُونَظهرتدخلون في الظهر.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَعَشِيًّا وَحِينَ} إدغام بغنة للتنوين مع الواو وهى من حروف الإدغام.

Benzer Ayetler müteşabihat · 3 ayet

Âl-i İmrân Suresi, 26. ayet De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Di… En'âm Suresi, 94. ayet Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de ark… Yûnus Suresi, 30. ayet Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri ol…