Rûm Suresi 13. Ayet

Roma · Mekke · Sure 30 · Ayet 13/60

وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَـٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَـٰفِرِينَ

Ve lem yekun lehum min şurekaihim şufeau ve kanu bi şurekaihim kafirin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Rûm Suresi 13. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

21. cüz · PDF sayfası 4

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onların, Allah'a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkar ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kendilerine şeriklerinden şefaat edenler de bulunmaz, şeriklerine hep kafir olmuşlardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ortak koştuklarından kendilerine şefaat edenler de bulunmaz. Ortaklarını da inkar etmişlerdir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ortaklarından da kendilerine şefaatcılar olmamışdır (olmayacakdır). Onlar ortaklarını da inkar edeceklerdir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

(Allah'a) ortak (koştukları put)larından da kendilerine hiçbir şefa'atçi çıkmaz. O zaman ortaklarını inkar ederler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ortaklarından kendilerine bir tek şefaatçi dahi bulunmaz, zaten onlar ortaklarını da reddedeceklerdir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

(Allah'a eş koştukları) Ortaklarından kendilerine şefaatçi olan yoktur; onlar, ortaklarını inkar ediyorlar.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

çünkü Allah'a ortak koştukları varlıkların hiç birinden bir şefaat göremeyecekler, çünkü (o zaman) bizzat kendileri eski müşrikçe kuruntularını terk edeceklerdir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onların ortak koştuklarından kendilerine şefaat edecek kimse olmayacak ve ortaklarını da tanımayacaklardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ortak koştukları da onlara şefaatçi[1] olmayacaktır. Ortaklarını da yok sayacaklar.

Tefsir / dipnot (1)

Yardımcı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onların ortaklarından ara bulucu da olmaz; zaten ortaklarını inkar ederler.

İbni Kesir

Ortaklarından da kendilerine hiçbir şefaatçı olmayacaktır. Onlar ortaklarını da inkar edeceklerdir.

Gültekin Onan

(Tanrı'ya eş koştukları) Ortaklarından kendilerine şefaatçı olan yoktur; onlar, ortaklarını inkar ediyorlar.

Rowad Tercüme Merkezi

Onların, Allah’a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar, ortak koştuklarını da inkâr edeceklerdir.

Şaban Piriş

Onların ortak koştuklarından kendilerine şefaat edecek kimse olmayacak ve ortaklarını da inkâr edeceklerdir.

Ali Özek ve diğerleri

(Allah'a koştukları) ortaklarından kendilerine hiçbir şefaatçi çıkmayacaktır. Zaten onlar, ortaklarını da inkâr edeceklerdir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Dünyada kendilerine ibadet ederek- ortak koştuklarından hiç kimse onları azaptan kurtarmak için şefaat edemeyecektir. Ortak koştuklarını inkâr edeceklerdir. Kendilerine ihtiyaç duydukları o vakit onları hayal kırıklığına uğratacaklardır. Zira onlar helak olunmakta eşittirler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يَكُنكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
لَّهُملاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
مِّنمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
شُرَكَائِهِمْشركالشركاء: الذين اتخذوا آلهة مع الله.
شُفَعَٰؤُاشفعالشفعاء: طالبو التجاوز عن السيئة، جمع شفيع.
وَكَانُواكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
بِشُرَكَائِهِمْشركالشركاء: الذين اتخذوا آلهة مع الله.
كَٰفِرِينَكفرمنكرين.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ} إدغام بغير غنة في النون مع اللام. يليه

إدغام تماثل صغير بين الميمين. وإخفاء حقيقي في النون مع الشين، ثم مد متصل

{وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ} مد متصل.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Rûm Suresi, 11. ayet Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız O'na döndürüleceksiniz.… Câsiye Suresi, 26. ayet De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir…