Nisâ Suresi 29. Ayet

Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 29/176

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَكُم بَيْنَكُم بِٱلْبَـٰطِلِ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَـٰرَةً عَن تَرَاضٍ مِّنكُمْ ۚ وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

Ya eyyuhallezine amenu la te'kulu emvalekum beynekum bil batılı, illa en tekune ticaraten an teradın minkum, ve la taktulu enfusekum. İnnallahe kane bikum rahima.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Mallarınızı aranızda batıl behanelerle yemeyin, kendiliğinizden rızalaşarak akdettiğiniz bir ticaret olmak başka, kendilerinizi öldürmeyin de, Allah size cidden bir rahim bulunuyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, mallarınızı aranızda haksız bahanelerle yemeyin. Ancak kendiliğinizden rıza ile yaptığınız bir alışveriş bunun dışındadır. Kendi kendinizi de öldürmeyin! Allah size karşı gerçekten merhametlidir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, birbirinizin mallarınızı haram sebeblerle yemeyin. Meğer ki (o mallar) sizden karşılıklı bir rızaadan (doğan) bir ticaret (malı) ola. Kendilerinizi öldürmeyin. Şübhe yok ki Allah sizi çok esirgeyicidir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, mallarınızı aranızda batılla (doğru olmayan yollarla, haksız yere) yemeyin. Kendi rızanızla yaptığınız ticaret olursa başka. Canlarınızı da öldürmeyin. Doğrusu Allah, size karşı çok merhametlidir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşru olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrudur. Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin. Allah size pek merhametlidir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, mallarınızı, sizden karşılıklı anlaşmadan (doğan) bir ticaretten başka haksız 'nedenler ve yollarla' (batılca) yemeyin. Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Allah, sizi çok esirgeyendir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! Birbirinizin mallarını haksız yollarla -karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa- heba etmeyin ve birbirinizi mahvetmeyin; zira Allah, sizin için bir rahmet kaynağıdır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda karşılıklı anlaşma, bir ticaret olmadan ve batıl yollarla yemeyin, kendinizi mahvetmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Birbirinizin mallarını karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa, haksız şekilde yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin.[1] Kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.

Tefsir / dipnot (1)

Bu bir deyimdir. Fıtratınızı/benliğinizi bu yanlış ve kötü duygu ve düşüncelerden arındırın. Tevbe ederek nefsinizin kötü arzularını yok edin. Ayetteki katele (öldürün) kelimesi, mecazen "halden hale geçme, değişim" demektir. Arapçada; şaraba su katmak anlamında, "Şarabı su ile öldürdüm;" birisini aşağılamak anlamında, "Falanca kişiyi öldürdüm;" bir şeyi kesin olarak bilmek anlamında "Falan şeyi ilim açısından öldürdüm" gibi deyimlerde ve yine "Kendinizi öldürmeyin" deyiminin birçok anlamı bulunmaktadır.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Karşılıklı hoşnutlukla yapılan bir alışveriş yoluyla da olsa, birbirinizin mallarını haksız biçimde yemeyin ve benliğinizi yıkıma uğratmayın. Kuşkusuz, Allah, size karşı, Merhametlidir.[85]

Tefsir / dipnot (1)

"Karşılıklı hoşnutlukla yapılan bir alışveriş yoluyla da olsa, birbirinizin mallarını haksız biçimde yemeyin." tümcesi, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, "Karşılıklı hoşnutlukla yapılan alışveriş dışında, birbirinizin mallarını haksız biçimde yemeyin." olarak; yani "Birbirinizin mallarını alışveriş yoluyla haksız bir biçimde yiyebilirsiniz." anlamı verilerek çevrilmiştir. Oysa ayette geçen "illa" ilgeçi, "dışında" anlamında değil, "olsa da" anlamında bildirilmiştir. Çünkü "Alışveriş yoluyla başkalarının mallarını haksız biçimde elde edebilirsiniz." biçiminde bir anlam Kur'an'ın genel ilkeleriyle bağdaşmaz. Bu ayetten sonra gelen 4:30 ayetinde, "Böyle yapanların ateşe gönderileceği" bildirilmiştir. 7:85 ayetinde de "Ölçüyü ve tartıyı tam yapın; insanların eşyasının değerini düşürmeyin!" buyruğu vardır. Alışveriş ilkeleri konusunda bildirilmiş kesin buyruklara karşın, alışverişte pazarlık yapmanın peygamberin davranışı -sünnet- olduğuna ilişkin hadisler uydurularak alışverişlerde sömürü konusu yapılmıştır. Elektrik, su, doğalgaz gibi kamusal hizmetlerde veya büyük mağazalar, zorunlu tüketim ürünleri ve akaryakıt gibi büyük şirketlerin yönetiminde bulunan konularda pazarlık sözcüğünü aklına bile getiremeyenler, evine ekmek götürmenin peşinde olan küçük satıcıyı gördüklerinde pazarlık etmenin sünnet (!) olduğunu hatırlayıverirler. Tümcenin devamındaki "Benliğinizi yıkıma uğratmayın." söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Benliğinizi öldürmeyin." veya "İntihar etmeyin." veya "Birbirinizi öldürmeyin." biçiminde çevrilmiştir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; mallarınızı aranızda karşılıklı rıza ile gerçekleştirdiğiniz ticaret yolu hariç, batıl yollarla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz ki Allah, sizin için Rahim olandır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, mallarınızı, sizden karşılıklı anlaşmadan (doğan) bir ticaretten başka haksız 'nedenler ve yollarla' (batılca) yemeyin. Ve kendi nefslerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Tanrı sizi çok esirgeyendir.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Allah'a iman edip resulüne ittiba edenler! Birbirinizin mallarını, hırsızlık, rüşvet ve bunlar gibi haksız yollarla alıp, el koymayın. Karşılıklı rızaya dayalı sözleşmelerle elde edilen ticaret mallarını alıp, yemeniz ve dilediğiniz gibi tasarrufta bulunmanız size helaldir. Birbirinizi öldürmeyin. Sizden biriniz kendi canına da kıymasın ve tehlikeye atmasın. Şüphesiz Allah size karşı merhametlidir. Birbirinizin kanlarını, mallarını ve ırzlarını haram kılması da O'nun rahmetindendir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَايا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.
لَالاحرف نهي.
تَأْكُلُواأكللا تأكلوا أموالكم: لا تستحلوها ولا يأخذ بعضكم أموال بعض بغير حق.
أَمْوَٰلَكُممولالأموال: جمع مال، وهو ما يُمتلك من متاع أو عقار أو نقود أو حيوان.
بَيْنَكُمبينبين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
بِٱلْبَٰطِلِبطلبما لم يبح الشرع أخذه من مالكه.
إِلَّاإلاحرف استثناء، والاستثناء هنا منقطع.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
تَكُونَكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
تِجَٰرَةًتجرالتجارة: البيع والشراء طلباً للربح.
عَنعنحرف جر، يدل على الحال.
تَرَاضٍرضوعن تراض: برضى من الطرفين.
مِّنكُمْمِنمن: حرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية.
وَلَالالا: حرف نهي.
تَقْتُلُواقتلولا تقتلوا أنفسكم: ولا يقتل بعضكم بعضا فتهلكوا أنفسكم بارتكاب محارم الله ومعاصيه.
أَنفُسَكُمْنفسذواتكم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء، ذاته. والنفس تطلق ويراد بها: الروح، وتطلق ويراد بها: الجسم مع ‌الروح ‌معاً.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب، يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
كَانَكونكان: تأتي غالباً ناقصة للدّلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر، وتسمّى حينئذٍ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمّى حينئذِ تامة، وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تُزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدّل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار، وبمعنى: الاستقبال، وبمعنى الحال، وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل (وكان الله غفوراً رحيماً) لم يزل ذلك.
بِكُمْبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
رَحِيمًارحمصفة لله سبحانه، والرحيم: الذي يرحم المؤمنين في الآخرة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} من منفصل، وتحذف الألف التي بعد الهاء وصلًا للساكن بعدها

{آمَنُوا} مد بدل {تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ} مد منفصل {أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ

بِالْبَاطِلِ} فيها إخفاء شفوي مرتين {إِلَّا أَنْ} مد منفصل {أَنْ تَكُونَ} إخفاء

حقيقي {تِجَارَةً عَنْ} إظهار حلقي {عَنْ تَرَاضٍ} إخفاء حقيقي {تَرَاضٍ مِنْكُمْ}

إدغام بغنة، يليه إخفاء حقيقي {وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ} مد منفصل، ثم إخفاء

حقيقي {إِنَّ} حرف غنة {بِكُمْ رَحِيمًا} إظهار شفوي، يليه مد عوض (طبيعي) وقفًا.