Neml Suresi 83. Ayet
Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 83/93
وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَـٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ
Ve yevme nahşuru min kulli ummetin fevcen mimmen yukezzibu bi ayatina fe hum yuzeun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve her ümmetten ayetlerimizi tekzib eden kimselerden bir fevc yaparak mahşere sevkedebileceğimiz gün artık onlar hep inzıbat altında tevkıf olunurlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve her milletten ayetlerimizi yalanlayanlardan bir grup yaparak mahşere sevkedeceğimiz gün, artık onlar hep zapt altına alınıp tutuklanırlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Hatırla) o gün (ü ki) her ümmetin ayetlerimizi yalan sayanlarından bir cemaati toplayacağız. Artık onlar (kaafilelerin ardı alınıncaya kadar) tevkıyf olunacaklardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün her ümmet içinde ayetlerimizi yalanlayanlardan bir cemaat toplarız. Onlar hep bir araya getirilip tutuklanarak (ilahi huzura) sevk edilirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O büyük duruşma günü, her ümmetten ayetlerimizi yalan sayan birer cemaat toplarız, onlar bir araya getirilip Allah'ın huzuruna sevkolunurlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan bir grubu toplayacağımız gün, artık onlar 'tutuklanıp (azab yerine) dağıtılırlar.'
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve o Gün her ümmetin içinden mesajlarımızı yalanlayanları ayrı bir bölük olarak toplayacağız; ve böylece, onlar (günahlarının derecesine göre) sınıflandırılacaklar;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ve o gün, her ümmetten, ayetlerimizi yalanlayanları birer grup halinde toplayıp, biraraya getiririz. Onlar da toplanırlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O gün bütün toplumlardan, ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde toplayacağız. Artık onlar sımsıkı tutuklanıp sevk edilirler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve o gün, her toplumun arasından, ayetlerimizi yalanlayanları ayrı bir küme olarak toplayacağız; böyle ayrıştırılacaklar.
İbni Kesir
Her ümmetten, ayetlerimizi yalanlayanları toplayacağımız gün; onlar, bir arada tutulurlar.
Gültekin Onan
Ve her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan bir grubu toplayacağımız gün, artık onlar 'tutuklanıp (azab yerine) dağıtılırlar'.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Ümmetlerden ayetlerimizi yalanlayanların önde gelenlerinden oluşan her bir topluluğu bir araya topladığımız o günü zikret. Onların ilkinden sonuncusuna kadar hepsi bir arada tutulur ve ardından hesap/sorgu için sevk edilirler.
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Her ümmetten, ayetlerimizi yalanlayanları toplayacağımız gün; onlar, bir arada tutulurlar.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
83- O gün her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan bir topluluğu haşrediriz de onlar bir araya toplanıp beraberce (hesap yerine) sevkedilirler. 84- Nihâyet (hesap yerine) geldiklerinde (Allah) buyurur ki: “Benim âyetlerimi iyice anlayıp dinlemeden yalanladınız, öyle mi? Yoksa yaptığınız neydi?” 85- Zulmetmeleri sebebiyle (azap) sözü aleyhlerinde hak olmuştur. O nedenle konuşamazlar.
83. Allah, yalanlayıcıların Kıyamet günü mahşer meydanındaki halini bize haber vermektedir. Şöyle ki Yüce Allah, “her ümmetten ayetlerimizi yalanlayan bir topluluğu” bir araya getirip toplayacaktır. Sorgulama, azar ve kınamanın hepsini kapsaması için de öncekileri de sonrakileri de hep bir araya getirilecektir.
84. “Nihâyet geldiklerinde” ilahi huzura varacakları vakit Allah onları azarlayan bir üslupla onlara “buyurur ki: “Benim âyetlerimi iyice anlayıp dinlemeden yalanladınız, öyle mi?” Halbuki bu durumda sizin yapmanız gereken sizin için hak, açıklık kazanıncaya kadar durup beklemek ve ilme dayalı olmaksızın hiçbir şey söylememekti. eki, bilgisini kuşatamadığınız bir hususu nasıl yalanlayabildiniz? “Yoksa yaptığınız neydi?” Yani Yüce Allah, onlara ilimleri ve amelleri hakkında soru soracaktır. Böylece onların ilimlerinin hakkı yalanlamaktan ibaret olduğu, amellerinin de Allah’tan başkası için yapılmış şeyler yahut da rasûllerinin sünnetine aykırı olduğu ortaya çıkacaktır.
85. “Zulmetmeleri sebebiyle (azap) sözü aleyhlerinde hak olmuştur.” Sürekli işledikleri zulümlerinden ötürü aleyhlerine azap sözü gerçekleşmiş ve onlara karşı bağlayıcı delil ortaya konmuş olacaktır. “O nedenle konuşamazlar.” Çünkü ellerinde lehlerine hiçbir delil bulunmayacaktır.
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَيَوْمَ | يوم | المراد يوم الحشر. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| نَحْشُرُ | حشر | نجمع. | |||
| مِن | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| أُمَّةٍ | أمم | الأمة: جماعة من الناس يجمعها أمر ما. | |||
| فَوْجًا | فوج | جماعة وزمرة. | |||
| مِّمَّن | — | أصلها "من من" المحتوية على: من التبيينية و من الموصولة أو النكرة الموصوفة. | |||
| يُكَذِّبُ | كذب | ينكر. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | بمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا. | |||
| فَهُمْ | هم | هم: ضمير الغائبين. | |||
| يُوزَعُونَ | وزع | يحبسون ويمنعون من التفرق. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مِنْ كُلِّ} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف {أُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ
يُكَذِّبُ} في الميم المشددة غنة، يليها إخفاء حقيقي في التنوين مع الفاء، ثم
إدغام بغنة للتنوين مع الميم. وفي الميم المشددة غنة وفي النون الساكنة مع الياء
إدغام بغنة