Mutaffifîn Suresi 1. Ayet
Kandıranlar · Mekke · Sure 83 · Ayet 1/36
وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
Veylun lil mutaffifin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Veyl o mutaffifine
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Veyl ölçü ve tartıda hile yapanlara!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ölçekde ve tartıda hile yapanların vay haaline!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Vay haline eksik ölçüp tartanların!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Eksik ölçüp tartanların vay haline,
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Vay haline ölçüyü eksik tutanların!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ölçüde hile yapanların vay haline!
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Hile[1] yapanların vay haline!
Tefsir / dipnot (1)
Ölçüde, tartıda, hesapta, paylaşmada vb.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ölçüde Aldatanların; vay başlarına gelene!
İbni Kesir
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline.
Gültekin Onan
Eksik ölçüp tartanların vay haline,
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ölçüde hile yapanlar için hüsran ve helak vardır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Eksik ölçüp tartan (hilekarların) vay haline! 2- Onlar ki insanlardan ölçü ile aldıklarında tastamam alırlar. 3- Ama onlara ölçü yahut tartı ile verdiklerinde eksik verirler. 4- Bu kimseler diriltileceklerini hiç düşünmezler mi? 5- Büyük bir gün için? 6- Ki o gün insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda (hesap için) duracaklardır.
(Mekke’de inmiştir. 36 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. “Vay haline!” Azap ve ceza bildiren bir ifadedir. “Eksik ölçüp tartan (hilekarların) vay haline!” Yüce Allah bu hilekarları şu buyruklarla açıklamaktadır: 2. “Onlar ki insanlardan” onlardaki haklarının karşılığını “aldıklarında tastamam alırlar.” Eksik almazlar. 3. “Ama onlara” insanlara, onların haklarını “ölçü yahut tartı ile verdiklerinde” onlara “eksik verirler.” Bu da ya eksik ölçüp tartan aletlerle yahut ölçü ve tartıyı tam yapmamakla ya da başka bir yolla olur. Bu, insanların mallarını çalmak ve onlara adaletli davranmamaktır. Bu insanların mallarını ölçü ve tartı ile eksik verenlere bir tehdit olduğuna göre onların mallarını zorla ve hırsızlık yolu ile alanların böyle bir tehdide maruz kalmaları -eksik ölçüp tartanlara göre- öncelikle söz konusudur. Âyet-i kerime şunu da göstermektedir: İnsan başkalarındaki hakkını aldığı gibi onların haklarını da -mal ve muamelâtta- aynı şekilde eksiksiz vermelidir. Hatta bu buyrukların kapsamına delil getirme ve münazara da girmektedir. Karşılıklı münazara yapıp tartışanlar arasında adet olduğu üzere her bir kişi, kendi lehinde olan delillere sıkı sıkıya yapıştığı gibi hasmının lehine olan ve onun bilmediği delilleri de açıklamalıdır. Kendi delillerini tetkik ettiği gibi hasmının delillerini de tetkik edebilmelidir. İşte böyle bir konumda insanın insaflı mı olduğu yoksa fikrine taasupla bağlanan biri mi olduğu, alçakgönüllü mü olduğu yoksa kibirli bir kişi mi olduğu, akıllı mı olduğu yoksa kıtakıllı mı olduğu ortaya çıkar. Yüce Allah’tan her hayra bizleri muvaffak kılmasını dileriz. 4-6. Daha sonra Yüce Allah, eksik ölçüp tartanları tehdit etmekte, onların hallerine ve durumlarını sürdürmelerine hayretle şöyle buyurmaktadır:“Bu kimseler diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?…” O halde onları eksik ölçüp tartma hususunda yüreklendiren, âhiret gününe iman etmeyişleridir. Yoksa o güne iman etselerdi, Allah’ın huzurunda duracaklarını ve O’nun azın da çoğun da hesabını kendilerinden soracağını bilselerdi, bu işten vazgeçerlerdi, bundan tevbe ederlerdi.