Mürselât Suresi 36. Ayet
Gönderilenler · Mekke · Sure 77 · Ayet 36/50
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Ve la yu'zenu lehum fe ya'tezirun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İzin de verilmez ki i'tizar ederler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İzin de verilmez ki, özür dileyeler!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kendilerine izin de verilmez ki özür dilesinler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kendilerine konuşma izni verilmez ki özür dilesinler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ve özür dilemelerine izin verilmeyeceği o Gün.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Özür dilemeleri için onlara izin verilmez.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, özür dilemeleri için izin verilmez.
İbni Kesir
Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler.
Gültekin Onan
Ve onlara özür beyan etmeleri için izin verilmez.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onların küfürleri ve kötülüklerinden ötürü Rablerinden özür dilemelerine dahi izin verilmez ki, O'ndan özür dileyebilsinler.
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Onlara izin de verilmez ki özür dilesinler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
35- Bu, onların konuşamayacakları gündür. 36- Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler. 37- O gün yalanlayanların vay haline! 38- İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de topladık. 39- Eğer (azaptan kurtulmak için) bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa haydi durmayın kurun. 40- O gün yalanlayanların vay haline!
35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır. 36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.”(er-Rûm, 30/57)
38. “İşte bu, hüküm/ayrım günüdür. Sizi de öncekileri de” aranızda ayırt edici hükmü verelim, bütün mahlukat arasında hükmedelim diye “topladık.” 39-40. “Eğer bana karşı kuracağınız bir tuzağınız varsa” benim mülkümün dışına çıkabiliyor ve azabımdan kurtulabiliyor iseniz “haydi durmayın kurun.” Yani sizin buna gücünüz yok, buna imkân bulamazsınız. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerle yerin bucaklarından kaçmaya gücünüz yetiyor ise kaçın. Ama güç ve imkânınız olmadıkça kaçamazsınız!”(er-Rahmân, 55/33) İşte o gün zalimlerin bütün hileleri, çareleri tükenir. Onların kurabilecekleri bütün tuzaklarda, gidebilecekleri bütün yollarda çaresizlikleri ortaya çıkar. Allah’ın azabına teslimiyet göstermekten başka yolları kalmaz ve o gün yalanlayışlarında yanlış yaptıkları açıkça ortaya çıkar. “O gün yalanlayanların vay haline”
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
: {يَنْطِقُونَ} إخفاء حقيقي {لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ} إظهار شفوي للميم
عند الفاء.