Mü'minûn Suresi 74. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 74/118
وَإِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ عَنِ ٱلصِّرَٰطِ لَنَـٰكِبُونَ
Ve innellezine la yu'minune bil ahıreti anis sıratı le nakibun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fakat Ahırete inanmıyanlar caddeden sapmaktadırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat ahirete inanmayanlar, o caddeden sapmaktadırlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ahirete iman etmez olanlar, mutlakaa (doğru) yoldan sapanlardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ama ahirete inanmayanlar yoldan sapıyorlar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ama şu da gerçek ki ahirete inanmayanlar, yoldan sapıyorlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ancak ahirete inanmayanlar, şüphesiz yoldan sapanlardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ama, ahirete inanmamakta direnenler ister istemez bu yoldan sapmaktalar.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Fakat, ahirete inanmayanlar, yoldan sapan kimselerdir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kuşkusuz ahirete inanmayanlar, bu doğru yoldan sapanlardır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, sonsuz yaşama inanmayanlar, kesinlikle yoldan çıkanlardır.
İbni Kesir
Ama ahirete inanmayanlar, mutlaka bu yoldan sapmaktadırlar.
Gültekin Onan
Ancak ahirete inanmayanlar kuşkusuz yoldan sapanlardır.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ahiret gününe ve oradaki hesap, ceza ve mükâfata iman etmeyenler; İslam yolundan yüz çevirip, eğri olan yollara sapmıştır. Bu saptıkları eğri yol onları ateşe ulaştıracaktır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ama ahirete inanmayanlar, mutlaka bu yoldan sapmaktadırlar.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
73- Gerçek şu ki sen onları dosdoğru bir yola davet ediyorsun. 74- Ahirete iman etmeyenler ise (ısrarla doğru) yoldan sapıyorlar.
73-74. Yüce Allah, yukarda geçen âyetlerde iman etmeyi gerektiren bütün sebebleri ve imana mani olan hususları söz konusu etmiş, bu manilerin tutarsızlıklarını teker teker dile getirmiştir. Yüce Allah, imanın manileri arasında onların şunları saymıştır:(1) Kalplerinin gaflet içerisinde oluşunu. (2) İlâhi buyruklar üzerinde gereği gibi düşünmediklerini. (3) Atalarına uyduklarını. (4) Peygamberlerinin deli olduğunu söylediklerini ki bunlara dair açıklamalar yukarda geçti. İman etmelerini gerektiren hususlar arasında da şunları saymıştır:(1) Kur’ân-ı Kerîm üzerinde dikkatle düşünmek. (2) Allah’ın nimetini kabul ile karşılamak. (3) Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tanımak, durumunu, onun tam anlamı ile doğru sözlü ve güvenilir birisi olduğunu bilmek. (4) Onun onlardan herhangi bir ücret istememesi, aksine bütün çabasının onların menfaat ve maslahatlarına yönelik olması. (5) Kendilerini davet ettiği yolun “dosdoğru bir yol” olmasıdır. Ki bu yol, dosdoğru olduğu için gereğince amelde bulunacaklara kolaylaştırılmıştır. Maksada ulaşmayı da alabildiğine yakınlaştırmıştır. Hanif ve müsamahakâr bir yoldur. Yani tevhidde hanif, amelde müsamahakârdır. Senin onları dosdoğru yola davet edişin, hakkı bulmak isteyenlerin sana tâbi olmalarını gerektirir. Zira bu, akılların ve fıtratların güzel olduğuna ve maslahatlara uygun düştüğüne şahitlik ettiği hususlardan birisidir. Bunlar sana tâbi olmayacak olurlarsa nereye gidecekler? Hiç şüphesiz ellerinde sana uymalarına gerek bırakmayacak ve kendilerine yeterli gelecek herhangi bir şeyleri yoktur. Çünkü onlar “yoldan sapıyorlar.” Yüce Allah’a ulaştıran, O’nun lütuf ve ihsan yurdu olan cennetine götüren yoldan uzak kalmışlar ve sapıtmışlardır. Onların elinde bulunan, sapıklıktan, bilgisizlikten başkası değildir. Zaten hakka aykırı davranan herkesin bütün işlerinde haktan uzak ve sapmış bir kimse olması kaçınılmaz bir şeydir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Eğer senin çağrını kabul etmezlerse bil ki onlar ancak hevâlarına uymaktadırlar. Allah’tan bir hidâyet olmaksızın hevâsına uyandan daha sapık kim olabilir ki?”(el-Kasas, 28/50)