Mü'minûn Suresi 73. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 73/118
وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ve inneke le ted'uhum ila sıratın mustakim.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Doğrusu sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu, sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hakıykatde sen onları doğru bir yola da'vet ediyorsun.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sen gerçekten onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve, doğrusu sen onları gerçekten dosdoğru bir yola çağırıyorsun;
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Aslında sen onları dosdoğru yola çağrıyorsun.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kuşkusuz sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, onları, dosdoğru yola çağırıyorsun.
İbni Kesir
Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Gültekin Onan
Gerçekten sen onları dosdoğru olan bir yola çağırıyorsun.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Muhakkak ki sen, onları ve diğerlerini içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola davet ediyorsun ki o yol; İslam yoludur.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Aslında sen, onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
73- Gerçek şu ki sen onları dosdoğru bir yola davet ediyorsun. 74- Ahirete iman etmeyenler ise (ısrarla doğru) yoldan sapıyorlar.
73-74. Yüce Allah, yukarda geçen âyetlerde iman etmeyi gerektiren bütün sebebleri ve imana mani olan hususları söz konusu etmiş, bu manilerin tutarsızlıklarını teker teker dile getirmiştir. Yüce Allah, imanın manileri arasında onların şunları saymıştır:(1) Kalplerinin gaflet içerisinde oluşunu. (2) İlâhi buyruklar üzerinde gereği gibi düşünmediklerini. (3) Atalarına uyduklarını. (4) Peygamberlerinin deli olduğunu söylediklerini ki bunlara dair açıklamalar yukarda geçti. İman etmelerini gerektiren hususlar arasında da şunları saymıştır:(1) Kur’ân-ı Kerîm üzerinde dikkatle düşünmek. (2) Allah’ın nimetini kabul ile karşılamak. (3) Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tanımak, durumunu, onun tam anlamı ile doğru sözlü ve güvenilir birisi olduğunu bilmek. (4) Onun onlardan herhangi bir ücret istememesi, aksine bütün çabasının onların menfaat ve maslahatlarına yönelik olması. (5) Kendilerini davet ettiği yolun “dosdoğru bir yol” olmasıdır. Ki bu yol, dosdoğru olduğu için gereğince amelde bulunacaklara kolaylaştırılmıştır. Maksada ulaşmayı da alabildiğine yakınlaştırmıştır. Hanif ve müsamahakâr bir yoldur. Yani tevhidde hanif, amelde müsamahakârdır. Senin onları dosdoğru yola davet edişin, hakkı bulmak isteyenlerin sana tâbi olmalarını gerektirir. Zira bu, akılların ve fıtratların güzel olduğuna ve maslahatlara uygun düştüğüne şahitlik ettiği hususlardan birisidir. Bunlar sana tâbi olmayacak olurlarsa nereye gidecekler? Hiç şüphesiz ellerinde sana uymalarına gerek bırakmayacak ve kendilerine yeterli gelecek herhangi bir şeyleri yoktur. Çünkü onlar “yoldan sapıyorlar.” Yüce Allah’a ulaştıran, O’nun lütuf ve ihsan yurdu olan cennetine götüren yoldan uzak kalmışlar ve sapıtmışlardır. Onların elinde bulunan, sapıklıktan, bilgisizlikten başkası değildir. Zaten hakka aykırı davranan herkesin bütün işlerinde haktan uzak ve sapmış bir kimse olması kaçınılmaz bir şeydir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Eğer senin çağrını kabul etmezlerse bil ki onlar ancak hevâlarına uymaktadırlar. Allah’tan bir hidâyet olmaksızın hevâsına uyandan daha sapık kim olabilir ki?”(el-Kasas, 28/50)