Mü'minûn Suresi 60. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 60/118
وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ
Vellezine yu'tune ma atev ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'minûn Suresi 60. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Rab'lerine dönüp hesaba çekileceklerinden, yaptıkları hayırları kalpleri titreyerek yapanlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Rab'lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Efendilerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini yürekleri ürpererek verenler.
İbni Kesir
Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,
Gültekin Onan
Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Rowad Tercüme Merkezi
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Şaban Piriş
Rablerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler.
Ali Özek ve diğerleri
Rablerine döneceklerinden, verdikleri (sadakaları) ni kalpleri (onun kabul edilmemesinden) korkarak verenler;
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlar; iyi ameller işlemekte gayret sarf eden ve salih amellerle Allah'a yakınlaşan kimselerdir. Onlar; kıyamet günü Allah'a döndüklerinde infaklarının ve salih amellerinin Allah tarafından kabul edilmemesinden korkarlar.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| يُؤْتُونَ | أتي | يعطون. | |||
| مَا | ما | اسم موصول. | |||
| ءَاتَوا | أتي | أعطوا. | |||
| وَّقُلُوبُهُمْ | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| وَجِلَةٌ | وجل | خائفة. | |||
| أَنَّهُمْ | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| إِلَىٰ | إلى | حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| رَبِّهِمْ | ربب | الرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| رَٰجِعُونَ | رجع | عائدون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَا آتَوْا وَّقُلُوبُهُمْ} مد منفصل، يليه مد بدل، وإدغام واو
اللين في الواو بعدها {وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ} إظهار حلقي في التنوين مع الهمزة، يليه
غنة في النون المشددة {أَنَّهُمْ إِلَى} إظهار شفوي.