Mü'min Suresi 56. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 56/85
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُجَـٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَـٰنٍ أَتَىٰهُمْ ۙ إِن فِى صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَّا هُم بِبَـٰلِغِيهِ ۚ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ
İnnellezine yucadilune fi ayatillahi bi gayri sultanin etahum in fi sudurihim illa kibrun ma hum bi baligih, festeiz billah, innehu huves semiul basir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 56. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kendilerine gelmiş kat'i bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele edenler muhakkak ki onların siynelerinde ancak yetişemiyecekleri bir kibir vardır sen hemen Allaha sığın, çünkü o, semi odur, basir o
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, sadece yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın çünkü işiten O'dur, gören O!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Kendilerine gelmiş kat'i bir delil (ve salahiyyet) olmaksızın (körü körüne) Allahın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, hiç şübhe yok ki, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük (hevesin) den başka bir şey yokdur. Hemen sen (onların şerrinden) Allaha sığın. Çünkü O, (dediklerini) bizzat işiden, (yapdıklarını) hakkıyle görendir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar var ya, onların göğüslerinde, (hiçbir zaman) erişemeyecekleri bir büyüklük taslamaktan başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın, çünkü işiten, gören O'dur.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Kendilerine ulaşan hiçbir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri tartışanların içlerinde olan duygu, sırf bir büyüklük kompleksinden başka bir şey değildir, ama onlar o özendikleri dereceye asla ulaşamazlar. Sen onların şerrinden Allah'a sığın.Çünkü O, her şeyi tam manasıyla işitir ve bilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah'ın mesajlarını hiçbir delilleri olmadan sorgulayanlara gelince; onların içinde hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri küstahça bir kendini beğenmişlik (duygusun)dan başka bir şey yoktur, öyleyse sen Allah'a sığın çünkü her şeyi işiten, her şeyi gören yalnız O'dur!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kendilerine gelen hiçbir delilleri olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Çünkü O, işiten ve gören O'dur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kendilerine gelmiş hiçbir kanıtları olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıyorlar. Onların yüreklerinde, ulaşamayacakları bir büyüklenmeden başkası yoktur. Artık, Allah'a sığın; kuşkusuz, O, Duyandır; Görendir.
İbni Kesir
Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmadan Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde, şüphesiz ki ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Muhakkak ki O'dur O, Semi, Basir.
Gültekin Onan
Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Tanrı'nın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Tanrı'ya sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Kendilerine gelmiş açık bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, onların göğüslerinde erişemeyecekleri bir büyüklükten başka bir şey yok. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Şaban Piriş
Kendilerine gelen hiç bir delilleri olmadan, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah’a sığın. Şüphesiz Allah, hakkıyla işiten ve görendir.
Ali Özek ve diğerleri
Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Bu itibarla Allah'a sığın; çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah katından gelen hiçbir delil ve kanıt olmaksızın Allah'ın ayetlerini iptal etmek için çaba sarfedip tartışanlar var ya, işte onları buna götüren; hakka karşı tekebbür etme ve üstün olma arzularıdır. Ancak onlar istedikleri bu üstün olma arzusuna ulaşamayacaklardır. -Ey Rasûl!- Yüce Allah'a sığın. Şüphesiz ki O, kullarının söylediklerini hakkıyla işiten, yaptıklarını hakkıyla görendir. Bunlardan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Bütün bunlarla ilgili olarak onlara karşılıklarını verecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| يُجَٰدِلُونَ | جدل | يناقشون ويخاصمون. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ءَايَٰتِ | أيي | الآية من كتاب الله، هي: طائفةٌ من القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| بِغَيْرِ | غير | غير: وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| سُلْطَٰنٍ | سلط | حجة وبرهان. | |||
| أَتَىٰهُمْ | أتي | جاءهم. | |||
| إِن | إن | حرف نفي بمعنى "ما" النافية يعمل عمل "ليس". | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| صُدُورِهِمْ | صدر | الصدور: جمع صدر، والصدر من الإنسان: الجزء الممتد من أسفل العنق إلى فضاء الجوف، وأطلق في القرآن على القلب لوجوده فيه. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| كِبْرٌ | كبر | تكبر عن الحق. | |||
| مَّا | ما | نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| هُم | هم | ضمير الغائبين. | |||
| بِبَٰلِغِيهِ | بلغ | ما هم ببالغيه: ليسوا بمدركيه ولا نائليه. | |||
| فَٱسْتَعِذْ | عوذ | فالجأ وتحصن واعتصم واستجر. | |||
| بِٱللَّهِ | أله | الباء حرف جر، والله :المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| ٱلسَّمِيعُ | سمع | أي السامع للسر والنجوى، والذي قد وسع سمعه الأصوات، وهو سميع الدعاء أي مجيبه، والسميع من أسماء الله الحسنى. | |||
| ٱلْبَصِيرُ | بصر | الذي يبصر كل شيء وإن دق وصغر. والبصير من أسماء الله الحسنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّ} حرف غنة مشدد {فِي آيَاتِ اللَّهِ} مد منفصل. يليه مد بدل {إِنْ فِي} إخفاء حقيقي في النون مع الفاء {كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغِيهِ} إدغام بغنة في التنوين مع الميم. يليه إخفاء شفوي في الميم مع الباء {إِنَّهُ هُوَ} في الهاء الأولى صلة ضمير وصلًا.