Mü'min Suresi 40. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 40/85
مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا ۖ وَمَنْ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ فِيهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ
Men amile seyyieten fe la yucza illa misleha, ve men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe ulaike yedhulunel cennete yurzekune fiha bi gayri hisab.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 40. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her kim bir kötülük yaparsa ona onun gibi kötülükten başka karşılık olmaz, gerek erkekten, gerek dişi her kim de mü'min olarak iyi bir iş işlerse işte onlar Cennete girerler, orada hisabsız merzuk olurlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim bir kötülük yaparsa, ona onun gibi kötülükten başka karşılık olmaz. Gerek erkek gerek dişi her kim de mü'min olarak iyi bir iş işlerse, işte onlar cennete girerler, orada kendilerine hesapsız rızık verilir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Kim bir kötülük işlerse onun bunun benzerinden başkasıyle karşılık yapılmaz. Kim de — erkek olsun, kadın olsun, (fakat) o mü'min olarak — iyi amel (ve hareket) de bulunursa işte onlar, kinde hesabsız rızıklara kavuşdurulmak üzere, cenete girerler".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Kim bir kötülük yaparsa sadece onun (yaptığı kötülük) kadar cezalanır, ama erkek ve kadından her kim inanarak faydalı bir iş yaparsa onlar cennete girerler ve orada kendilerine hesapsız rızık verilir."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Kim bir kötülük işlerse, sadece o kadar cezalandırılır. Ama, mümin olarak, ister erkek ister kadın, kim makbul ve güzel bir iş yaparsa, işte onlar cennete girer ve orada hesapsız nimetlere nail olurlar."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Orada,) kim bir kötülük yapmışsa sadece yaptığı kadarıyla cezalandırılacaktır; kim de, ister erkek ister kadın olsun, iman edip doğru ve yararlı işler yapmışsa cennete girecek ve orada kendisine hesapsız nimetler verilecektir!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kötülük yapan kimse onun benzerinden başkasıyla cezalandırılmaz. Erkek olsun, kadın olsun kim mü'min olarak iyilik yaparsa, işte onlar da cennete girerler ve orada hesapsız olarak rızıklandırılırlar.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Kim bir kötülük yaparsa, ona yaptığının karşılığından fazlasıyla karşılık verilmez. Erkek veya kadın, her kim Mü'min olarak salih[1] olanı yaparsa, işte onlar hesapsız şekilde rızıklanmak üzere Cennet'e girerler."
Tefsir / dipnot (1)
Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kim bir kötülük yaparsa, tıpkısından başkasıyla cezalandırılmaz. Erkek veya kadın, kim inanmış olarak erdemli edimler yaparsa; işte onlar, cennete girecekler ve orada hesapsız geçimlik verilecektir.
İbni Kesir
Kim, bir kötülük işlerse; ancak onun benzerleriyle ceza görür. Kadın veya erkek her kim de inanarak salih amel işlerse; işte onlar, cennete girerler ve orada hesapsız şekilde rızıklanırlar.
Gültekin Onan
"Kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun- Bir inançlı olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler."
Rowad Tercüme Merkezi
Kim bir kötülük işlerse sadece onun benzeriyle cezalandırılır. Erkek olsun, kadın olsun kim de Mümin olarak bir salih amel işlerse işte onlar cennete girerler; orada hesapsızca rızıklandırılırlar.
Şaban Piriş
Kötülük yapan kimse onun benzerinden başkasıyla cezalandırılmaz. Erkek olsun, kadın olsun kim mü’min olarak salih amel yaparsa, işte onlar da cennete girerler ve orada hesapsız olarak rızıklandırılırlar.
Ali Özek ve diğerleri
Kim bir kötülük işlerse, onun kadar ceza görür. Kim de kadın veya erkek, mümin olarak sâlih amel işlerse işte onlar, cennete girecekler, orada onlara hesapsız rızık verilecektir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kim kötü bir ameli işlerse ancak misli karşılığında ceza görür. Cezası artırılmaz. Allah'a ve resullerine iman edip, Allah'ın vechini isteyerek, salih amel işleyen erkek yahut kadın kimseler böyle güzel özelliklere sahiptirler ve kıyamet günü Cennete gireceklerdir. Yüce Allah, orada hazırladığı meyve ve kesintiye uğramayacak nimetleri ile hesapsız bir şekilde onları rızıklandıracaktır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مَنْ | مَن | اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| عَمِلَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| سَيِّئَةً | سوأ | خطيئة وذنبا. | |||
| فَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| يُجْزَىٰ | جزي | فلا يجزى: فلا يعاقب. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| مِثْلَهَا | مثل | المثل: المشابه. | |||
| وَمَنْ | مَن | من: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| عَمِلَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. | |||
| صَٰلِحًا | صلح | عملا صالحا. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ذَكَرٍ | ذكر | خلاف أنثى. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد الإشتراك في الحكم. | |||
| أُنثَىٰ | أنث | الأنثى: خلاف الذكر. | |||
| وَهُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| مُؤْمِنٌ | أمن | مقر بوحدانية الله وبصدق رسله ومنقاد لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. | |||
| فَأُولَٰئِكَ | أولاء | أولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر. | |||
| يَدْخُلُونَ | دخل | دخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله. | |||
| ٱلْجَنَّةَ | جنن | الجنة في الدنيا: الحديقة ذات الأشجار والأنهار والثمار، والجنة في الآخرة: دار النعيم المقيم بعد الموت. | |||
| يُرْزَقُونَ | رزق | يعطون من الخير. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| بِغَيْرِ | غير | غير: وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| حِسَابٍ | حسب | بغير حساب: بغير محاسبة، أو يوفون أجرهم عن سعة وكثرة عطاء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{سَيِّئَةً فَلَا} إخفاء حقيقي في التنوين مع الفاء {يُجْزَى إِلَّا} مد منفصل {صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ} إدغام بغنة في التنوين مع الميم. يليه إخفاء حقيقي في النون مع الذال. ومثله {أُنْثَى} وأيضا {مُؤْمِنٌ فَأُولَئِكَ} في التنوين مع الفاء، وفيها مد متصل. وفي {يَدْخُلُونَ} قلقلة الدال {الْجَنَّةَ} في النون المشددة غنة. وفي {حِسَابٍ} مد عارض للسكون وقفًا. وقلقلة في الباء عند الوقف.
والقلقلة هي اهتزاز سكون الحرف المقلقل في مخرجه ليتميز عن غيره، ومعنى ذلك اضطراب ونبرة تعترى الحرف عند النطق به ساكنًا بسبب انحباس الصوت فهي صوت زائد يخرج بعد ضغط الحرف في المخرج وإسكانه كأنه حركة خفيفة.