Mü'min Suresi 4. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 4/85
مَا يُجَـٰدِلُ فِىٓ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَلَا يَغْرُرْكَ تَقَلُّبُهُمْ فِى ٱلْبِلَـٰدِ
Ma yucadilu fi ayatillahi illellezine keferu fe la yagrurke tekallubuhum fil bilad.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 4. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Allahın ayetlerinde ancak nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların beldeler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın ayetleri hakkında yalnızca nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların memleketler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Allahın ayetleri hakkında küfür (ve inkar) edenlerden başkası mücadele etmez. Şimdilik (Habibim) onların şehirler içinde dönüb dolaşması seni aldatmasın.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnkar edenlerden başkası, Allah'ın ayetleri hakkında mücadele etmez. Onların (öyle) şehirlerde dolaşmaları, seni aldatmasın.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Allah'ın ayetlerine karşı ancak kafirler mücadele ve husumet ederler. Fakat onların şimdilik dünyada, rahat rahat dolaşmaları seni tasalandırmasın.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Yalnızca hakikati inkara şartlanmış olanlar Allah'ın mesajlarını sorgulamaya yeltenirler. Fakat onların yeryüzünde keyiflerince dolaşmaları seni yanıltmasın:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'ın ayetleri hakkında kafirlerden başkası tartışmaz. Onların şehirler arasında dolaşması sakın seni aldatmasın.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kafirlerden başkası Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların beldelerde diledikleri gibi gezip tozmaları seni aldatmasın.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenlerden başkası, Allah'ın ayetlerini tartışmaz. Onların kentlerde gezip dolaşmaları, artık seni yanıltmasın.
İbni Kesir
Küfredenlerden başkası Allah'ın ayetleri üzerinde tartışmaya girişmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
Gültekin Onan
Tanrı'nın ayetleri konusunda küfredenlerden başkası mücadele etmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması (tekallübühüm) seni aldatmasın.
Rowad Tercüme Merkezi
Allah’ın ayetleri hakkında ancak kâfirler tartışır. O halde onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
Şaban Piriş
Allah’ın ayetleri hakkında kâfirlerden başkası tartışmaz. Onların şehirler arasında dolaşması sakın seni aldatmasın.
Ali Özek ve diğerleri
İnkâr edenler müstesna, hiç kimse Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaz. Onların şehirlerde (rahatlıkla) gezip dolaşması seni aldatmasın.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah'ın birliğine ve resullerinin doğruluğuna delalet eden ayetleri ancak akıllarının fasitliğinden dolayı kâfir kimseler tartışır. Onlar için üzülme. Bol nimetler ve rızık içinde olmaları seni asla aldatmasın. Onlara mühlet verilmesi onlar için istidrâc ve tuzaktır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مَا | ما | نافية غير عاملة. | |||
| يُجَٰدِلُ | جدل | يناقش ويخاصم. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ءَايَٰتِ | أيي | الآية من كتاب الله، هي: طائفةٌ من القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| فَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| يَغْرُرْكَ | غرر | فلا يغررك: فلا يخدعك. | |||
| تَقَلُّبُهُمْ | قلب | تنقلهم وأسفارهم ومكاسبهم وترفهم. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْبِلَٰدِ | بلد | جمع بلد، والبلد: مكان محدود يستوطنه جماعات. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فِي آيَاتِ} مد منفصل، ومد بدل {تَقَلُّبُهُمْ فِي} إظهار شفوي في الميم مع الفاء. وفي دال {الْبِلَادِ} قلقلة في الوقف.