Mü'min Suresi 5. Ayet

Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 5/85

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۖ وَهَمَّتْ كُلُّ أُمَّةٍۭ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ ۖ وَجَـٰدَلُوا۟ بِٱلْبَـٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ فَأَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Kezzebet kablehum kavmu nuhın vel ahzabu min ba'dıhım ve hemmet kullu ummetin bi resulihim li ye'huzuhu ve cadelu bil batılı li yudhıdu bihil hakka fe ehaztuhum, fe keyfe kane ıkab.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'min Suresi 5. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

24. cüz · PDF sayfası 6

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlardan önce Nuh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlardan evvel Nuhun kavmı arkalarından da Ahzab tekzib etmişlerdi ve her ümmet kendi Resullerini yakalamak kasdinde bulundu ve hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler de ben onları tuttum alıverdim o vakıt nasıl oldu ıkabım?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan önce Nuh kavmi, arkalarından da çeşitli gruplar yalanlamışlardı ve her ümmet kendi peygamberlerini yakalamaya kalkıştı. Onlar, hakkı batıl ile yok etmek için boşuna mücadele ettiler de Ben, onları tuttum alıverdim. (Bak) o vakit nasıl oldu cezalandırmam?!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlardan evvel Nuuh kavmi de, bunlardan sonraki sürü sürü fırkalar da (peygamberlerini) yalan saydı (lar). (Bunlardan) her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamayı kasdetdi. Hakıykatı olmayan (şeyler) le hakkı yok edebilmeleri için savaşıb durdular. Neticede ben de onları tutub yakaladım. İşte (bak) benim azabım nice imiş!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen kollar da yalanladı. Her millet, elçisini yakalamağa yeltendi; hakkı gidermek için boş şeyler ileri sürerek tartıştılar. Bu yüzden onları yakaladım. (Bak işte) Azabım nasıl oldu?!

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kendilerinden önce Nuh halkı, onlardan sonra gelen daha birtakım gruplar da dini yalan saydılar. Her toplum tartaklamak için, resullerine karşı harekete geçtiler ve hakkı yıkmak için birtakım batıl iddialar ileri sürdüler, ama Ben de onları kıskıvrak yakalayıverdim. İşte düşünün: Benim cezalandırmam nasılmış, bir görün!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık Benim cezalandırmam nasılmış?

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Onlardan önce Nuh kavmi, sonra da (Allah'ın elçilerine karşı) birleşen (öteki kavim)lerin tümü hakikati yalanladılar; bu toplulukların her biri kendilerine gönderilen elçileri yakalayıp ortadan kaldırmak için onlara karşı tuzaklar kurdular; ve hakikati etkisiz hale getirmek için (elçilerin getirdikleri mesaja) yanlış ve yanıltıcı delillerle karşı koydular; bu yüzden onları hesaba çektim. Ne çetindir Benim intikamım!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlardan önce Nuh Kavmi ve onlardan sonra da peygamberlerine karşı gelen her toplum yalanlamış, peygamberlerini yakalamak ve hakkı ortadan kaldırmak için batılın mücadelesini vermişti. Ama ben, onları yakalamıştım. Cezalandırmam nasıldı?

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi Resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onlardan önce Nuh toplumu, onlardan sonra da ayrımcılar yalanladılar. Her toplum, kendi elçisini yakalamak için uğraştı. Gerçeği yok etmek için, gerçeğe aykırı olanı savunarak tartıştılar. Ardından, onları yakaladım. Sonunda, cezalandırmam nasıl oldu?

İbni Kesir

Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Arkalarından muhtelif topluluklar da. Her ümmet kendi peygamberlerini yakalamaya yeltendi ve hakkı batılla yok etmek için mücadeleye girişti. En sonunda Ben de onları yakaladım. Azabım nasılmış?

Gültekin Onan

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet kendi elçilerini [susturmak için] yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık benim cezalandırmam nasılmış!

Rowad Tercüme Merkezi

Onlardan önce Nûh’un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. İşte cezalandırmamın nasıl olduğunu gör.

Şaban Piriş

Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra da çeşitli topluluklar (yalanladı). Her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamaya/öldürmeye azmetti ve batıl uğruna mücâdele ettiler. Ta ki onunla hakkı ortadan kaldırsınlar! Cezalandırmam nasıldı?

Ali Özek ve diğerleri

Onlardan önce Nuh kavmi ve bunlardan sonraki topluluklar da (peygamberlerini) engellemeye, her ümmet kendi peygamberini yakalamaya azmetmişti. Bâtılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım. İşte, cezalandırmamın nasıl olduğunu gör!

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bunlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Bunun akabinde Âd, Semûd, Lût kavmi, Medyen ashabı ve Firavun da yalanlamıştı. Bu ümmetlerden her biri resullerini yakalayıp öldürmeye azmetmişlerdi. Hakkı yok etmek için elindeki batıl ile tartıştılar. Bu ümmetlerin hepsini kıskıvrak yakaladım. Onlara verdiğim cezamı düşün. O ceza çok şiddetli bir cezaydı.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
كَذَّبَتْكذبأنكرت.
قَبْلَهُمْقبلقبل: ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا، وهو نقيض بعد.
قَوْمُقومقوم نوح: من بعث إليهم.
نُوحٍنوحنوح: نبي من أنبياء الله عز وجل، وأول المرسلين عليه السلام، لبث في قومه ألف سنة إلا خمسين عاما يدعوهم إلى الله فأعرضوا حتى أخذهم الطوفان.
وَٱلْأَحْزَابُحزبالأمم الذين تحزبوا ضد أنبيائهم على الكفر والتكذيب واجتمعوا عليه.
مِنمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
بَعْدِهِمْبعدبعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم.
وَهَمَّتْهمموعزمت.
كُلُّكلللفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا.
أُمَّةٍأممالأمة: جماعة من الناس يجمعها أمر ما.
بِرَسُولِهِمْرسل‌أصل ‌الرسول: مصدر، بمعنى: الرسالة. والرسول من البشر، هو: ‌من أوحي إليه بشرع ليعمل به ويبلغه للناس. والرسول من الملائكة، هو: الذي يبلغ عن الله تعالى.
لِيَأْخُذُوهُأخذليهلكوه.
وَجَٰدَلُواجدلوناقشوا وخاصموا.
بِٱلْبَٰطِلِبطلبالعبث الفاسد الذي لا ثبات له ولا فائدة فيه وهو نقيض الحق.
لِيُدْحِضُوادحضليدحضوا به الحق: ليبطلوه ويزيلوه به.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الإستعانة.
ٱلْحَقَّحققالحق ‌لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد.
فَأَخَذْتُهُمْأخذفأهلكتهم.
فَكَيْفَكيفكيف: اسم للاستفهام وبيان الحال وهنا جاءت للدلالة على شدة العقاب.
كَانَكونفعل ماضٍ ناسخ ناقص
عِقَابِعقبأصلها: عقابي أي عقوبتي، والعقوبة هي الجزاء السيء للعمل السيء.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{نُوحٍ وَالْأَحْزَابُ} إدغام بغنة في التنوين مع الواو {مِنْ بَعْدِهِمْ} إقلاب {وَهَمَّتْ} في الميم المشددة غنة. ومثلها ميم {أُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ} وفي التنوين مع الباء إخفاء شفوي {لِيُدْحِضُوا} في الدال قلقلة. وكذا قاف {الْحَقَّ} عند الوقف ومثلها باء {عِقَابِ} ويراعى إظهار الذال من التاء في {فَأَخَذْتُهُمْ}.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Yûnus Suresi, 32. ayet İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde, nasıl oluyor da (…