وَلَلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ لَّكَ مِنَ ٱلْأُولَىٰ ٤ وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰٓ ٥ أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَـَٔاوَىٰ ٦ وَوَجَدَكَ ضَآلًّا فَهَدَىٰ ٧ وَوَجَدَكَ عَآئِلًا فَأَغْنَىٰ ٨ فَأَمَّا ٱلْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ ٩ وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنْهَرْ ١٠ وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ ١١
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ ١ وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ ٢ ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ ٣ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ ٤ فَإِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا ٥ إِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا ٦ فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ ٧ وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب ٨
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ ١ وَطُورِ سِينِينَ ٢ وَهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ ٣ لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ ٤ ثُمَّ رَدَدْنَـٰهُ أَسْفَلَ سَـٰفِلِينَ ٥
Duhâ 4 Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.
Duhâ 5 Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Duhâ 6 Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
Duhâ 7 Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Duhâ 8 Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
Duhâ 9 Öyleyse sakın yetimi ezme!
Duhâ 10 Sakın isteyeni azarlama!
Duhâ 11 Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.
İnşirâh 1 (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
İnşirâh 2 (2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
İnşirâh 3 (2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
İnşirâh 4 Senin şanını yükseltmedik mi?
İnşirâh 5 Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
İnşirâh 6 Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
İnşirâh 7 Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
İnşirâh 8 Ancak Rabbine yönel ve yalvar.
Tîn 1 Tin'e ve zeytun'a andolsun.
Tîn 2 Sina dağına andolsun,
Tîn 3 Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
Tîn 4 Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Tîn 5 Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.