Kasas Suresi 76. Ayet

Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 76/88

۞ إِنَّ قَـٰرُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيْهِمْ ۖ وَءَاتَيْنَـٰهُ مِنَ ٱلْكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلْعُصْبَةِ أُو۟لِى ٱلْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُۥ قَوْمُهُۥ لَا تَفْرَحْ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْفَرِحِينَ

İnne karune kane min kavmi musa, fe bega aleyhim, ve ateynahu minel kunuzi ma inne mefatihahu le tenuu bil usbeti ulil kuvveh, iz kale lehu kavmuhu la tefrah innallahe la yuhıbbul ferihin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hakıkaten Karun Musanın kavminden idi de onlara karşı bağyetmiş idi, ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarları cidden güçlü kuvvetli bir bölüğe ağır geliyordu, o vakıt kavmı ona şöyle demişti: güvenme çünkü Allah güvenenleri sevmez

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Karun, Musa'nın kavmindendi ve onlara karşı azıtmıştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları gerçekten güçlü kuvvetli bir bölüğe ağır geliyordu. O zaman, kavmi ona şöyle demişti: "Güvenme (böbürlenme), çünkü Allah, güvenenleri (böbürlenenleri) sevmez.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Filhakıyka Kaarun Musanın kavmindendi. Fakat onlara karşı serkeşlik etdi o. Biz ona öyle hazineler verdik ki anahtarları (nı taşımak bile) gücü kuvvetli büyük bir cemaate ağır geliyordu. O vakit kavmi ona şöyle demişdi: "Şımarma. Çünkü Allah şımarıkları sevmez".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Karun, Musa'nın kavminden idi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki onun (hazinelerinin) anahtarlarını (taşımak), güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Kavmi ona demişti ki: "Şımarma, Allah, şımarıkları sevmez."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Yoldan sapanlardan biri olan Karun da Musa'nın ümmetinden olup onlara karşı böbürlenerek zulmetmişti. Ona hazineler dolusu öyle bir servet vermiştik ki o hazinelerin anahtarlarını bile güçlü kuvvetli bir bölük zor taşırdı. Halkı ona: "Servetine güvenip şımarma, böbürlenme! Zira Allah böbürlenenleri sevmez!" demişti.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(İmdi,) Hesap Günü'nde bu duruma düşmek istemeyenler bilsinler ki şu ünlü Karun da Musa'nın kavmindendi ve kendini büyük görüp onlara zulmediyordu; çünkü Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki, sadece anahtarlarını taşımak bile bir manga adama, hatta daha fazlasına zor gelirdi. Soydaşları ona: "(Servetinden ötürü) böyle böbürlenme, çünkü Allah böbürlenenleri sevmez!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Karun, Musa'nın kavminden idi; ama onlara karşı azgınlık etti. Ona güçlü bir sürü adamın anahtarlarını taşımakta zorluk çektiği hazineler vermiştik. Kavmi ona: -Şımarma, çünkü Allah, şımarıkları sevmez, demişti.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Karun, Musa'nın halkından birisiydi. Halkına karşı azgınlaştı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, onların anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşıyordu. Halkı ona: "Şımarma! Allah şımaranları sevmez." demişti.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Aslında, Karun, Musa toplumundandı. Yine de onlara karşı azıttı. Ona verdiğimiz varlıkların anahtarları bile, güçlü bir topluluğa gerçekten ağır geliyordu. Toplumu, ona, şöyle demişti: "Şımarma; kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez!"

İbni Kesir

Gerçekten Karun; Musa'nın kavminden biriydi. Ama onlara karşı azgınlık etti. Biz, ona; anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma, çünkü Allah; şımarıkları sevmez.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme çünkü Tanrı şımararak sevince kapılanları sevmez."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Karun, Musa -aleyhisselam-'ın kavminden biriydi. Fakat onlara karşı büyüklük taslıyordu. Ona verdiğimiz kasalar dolusu mallardan oluşan hazinenin anahtarlarını güçlü bir topluluk bile zorlukla taşıyordu. Kavmi ona şöyle demişti: “Sakın şımararak sevinme! Şüphesiz Allah şımararak sevinenleri sevmez. Tam aksine bundan dolayı onlara öfke duyar."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
قَٰرُونَقارونغني من أغنياء بني إسرائيل آتاه الله مالا وفيرا، فطغى وبغى، فأهلكه الله وخسف به وبداره الأرض.
كَانَكونفعل ماضٍ ناسخ ناقص
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
قَوْمِقومقوم موسى: من بعث إليهم.
مُوسَىٰموسىموسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
فَبَغَىٰبغيبغى عليهم: تجاوز حده في الكبر والتجبر عليهم.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
وَءَاتَيْنَٰهُأتيوأعطيناه.
مِنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلْكُنُوزِكنزجمع كنز، والكنز: مال مدفون تحت الأرض، ويراد به المال الكثير.
مَامااسم موصول.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
مَفَاتِحَهُفتحمفاتحه: جمع مفتح ومفتاح، والمراد: آلة فتح خزانة الأموال.
لَتَنُوأُنوأتنوء بالعصبة: يثقل عليها فتعجز عن حملها.
بِٱلْعُصْبَةِعصبالعصبة: جماعة من الناس مترابطة.
أُولِيأولوأصحاب.
ٱلْقُوَّةِقووالقدرة المادية أو المعنوية.
إِذْإذظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
لَهُلاللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ.
قَوْمُهُقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
لَالاحرف نهي.
تَفْرَحْفرحلا تفرح: المراد: لا تستخفك النعمة فتبطر.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
لَالانافية غير عاملة.
يُحِبُّحببالمحبة: نقيض الكره والبغض، وصفة المحبة ثابتة لله على ما يليق به سبحانه.
ٱلْفَرِحِينَفرحالذين استخفتهم النعمة فبطروا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِنَّ} حرف غنة مشدد {مِنْ قَوْمِ} إخفاء حقيقي في النون مع القاف {وَآتَيْنَاهُ}

مد بدل {مَا إِنَّ} مد منفصل، وغنة في النون {لَتَنُوءُ} مد متصل {لَهُ قَوْمُهُ}

في الهاءين صلة قصيرة {إِنَّ} غنة في النون المشددة