Kasas Suresi 20. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 20/88
وَجَآءَ رَجُلٌ مِّنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ يَسْعَىٰ قَالَ يَـٰمُوسَىٰٓ إِنَّ ٱلْمَلَأَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَٱخْرُجْ إِنِّى لَكَ مِنَ ٱلنَّـٰصِحِينَ
Ve cae raculun min aksal medineti yes'a kale ya musa innel melee ye'temirune bike li yaktuluke fahruc inni leke minen nasıhin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 20. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şehrin öte başından bir adam da koşarak geldi: Musa dedi: haberin olsun hey'et, seni öldürmek için hakkında emri müzakere ediyorlar, hemen çık! Ben cidden senin hayırhahlarındanım
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve: "Ey Musa, haberin olsun, ileri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar; hemen çık git, ben senin iyiliğini isteyenlerdenim." dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi. "Musa, dedi, (şehrin) öne gelenler (i) seni öldürmek için (toplandılar), hakkında müzakere ediyorlar. Hemen (buradan) çık (git). Şübhesiz ki ben senin hayırhaahlarındanım".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey Musa, dedi, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Sen çık (git), ben sana öğüt verenlerdenim."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Derken, şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve dedi ki:"Ne yapıyorsun Musa? Yetkililer idam istemi ile senin hakkında karar vermek üzere toplantı halindeler. Beni dinlersen derhal şehri terk et! Ben, hakikaten senin iyiliğini isteyen biriyim!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey Musa, önde gelenler, seni öldürmek konusunda aralarında görüşmektedirler, artık sen çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Tam o sırada şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey Musa!" dedi, "(Ülkenin) ileri gelenleri seni öldürmek üzere hakkında görüşüyorlar; hemen çık git; şüphesiz ben senin iyiliğini isteyen kimselerdenim!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: -Ey Musa! dedi. İleri gelenler seni öldürmek için görüşme yapıyorlar. Hemen çık git! Ben, senin iyiliğini isteyenlerdenim.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! Meleler[1] senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum." dedi.
Tefsir / dipnot (1)
İleri gelenler, imtiyaz sahibi seçkinler. Din adamları sınıfı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve kentin en uzaktaki yerinden, bir adam koşarak geldi: "Ey Musa!" dedi; "Aslında, ileri gelenler, seni öldürmek için görüşüyorlar. Artık, hemen çık git! Kuşkusuz, senin iyiliğini istiyorum!"
İbni Kesir
Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi ve dedi ki: Ey Musa; ileri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen çık git, doğrusu ben, sana öğüt verenlerdenim.
Gültekin Onan
Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey Musa, önde gelenler seni öldürmeyi buyuruyorlar, artık sen çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim."
Rowad Tercüme Merkezi
Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: "Mûsâ!" dedi. "İleri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşüyorlar. Hemen çık git! Ben, senin (iyiliğin) için nasihat edenlerdenim."
Şaban Piriş
Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: Musa, dedi. İleri gelenler seni öldürmek için görüşme yapıyorlar. Hemen çık git! Ben, senin (iyiliğin) için nasihat edenlerdenim.
Ali Özek ve diğerleri
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim, dedi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu haber yayılınca, şehrin diğer ucundan bir adam, Musa -aleyhisselam-’ın yakalanmasından endişelenerek ona karşı merhametinden hızlıca geliverdi ve şöyle dedi: “Ey Musa! Firavun'un kavminin ileri gelenleri senin öldürülmen için istişare ediyorlar. Çabuk bu ülkeyi terk et! Şüphesiz ben, sana merhamet ederek seni yakalayıp öldürmemeleri için sana nasihat ediyorum."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَجَاءَ | جيأ | وأتى. | |||
| رَجُلٌ | رجل | الرجل: الذكر البالغ من بني آدم. | |||
| مِّنْ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| أَقْصَا | قصو | أقصى المدينة: أبعد مكان فيها. | |||
| ٱلْمَدِينَةِ | مدن | يقصد بها عاصمة مصر على عهد فرعون. | |||
| يَسْعَىٰ | سعي | يمشي ويسير مسرعا. | |||
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| يَٰمُوسَىٰ | — | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلْمَلَأَ | ملأ | أشراف القوم ووجوههم. | |||
| يَأْتَمِرُونَ | أمر | يأمر بعضهم بعضا أو يشاور بعضهم بعضا. | |||
| بِكَ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| لِيَقْتُلُوكَ | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| فَٱخْرُجْ | خرج | فانصرف خارجا. | |||
| إِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَكَ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلنَّٰصِحِينَ | نصح | المرشدين لما فيه الصلاح. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَجَاءَ} مد متصل {رَجُلٌ مِنْ} إدغام بغنة في التنوين مع الميم {أَقْصَى}
فيها قلقلة {يَامُوسَى إِنَّ} مد منفصل {فَاخْرُجْ} قلقلة في الجيم {إِنِّي} غنة
في النون المشددة، ومد طبيعي {النَّاصِحِينَ} غنة في النون المشددة