Kamer Suresi 37. Ayet
Ay · Mekke · Sure 54 · Ayet 37/55
وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ
Ve lekad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kamer Suresi 37. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve onun müsafirlerinden kam almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azabımı ve inzarlarımı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik (kör ettik) ve: "Tadın bakalım azabımı ve uyanlarımı." dedik.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Andolsun ki onlar müsafirlerine (bile) kötülük yapmayı kasd etmişlerdi. Biz de gözlerini silme kör ediverdik. "İşte, (dedik,) azabımı ve tehdidlerimi (n akıbetini) tadın".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlar Lut'un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular, onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve hatta o'ndan misafirlerini (kendilerine) teslim etmesini istediler. Bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık. "Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!" (diye seslendik.)
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlar, Lut'un misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik. -Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.[1] Azabımı ve uyarılarımı tadın.
Tefsir / dipnot (1)
"Gözlerini sildik." deyimini, "Gözlerini kör ettik." şeklinde çeviri konusu etmek isabetli değildir. Bu deyim "bilinçten ve gerçeği kavramaktan yoksun bırakılmayı" ifade etmektedir. Tıpkı, "gözlerin kararması, bir şeyi görmemesi" deyiminde olduğu gibi.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Üstelik gerçek şu ki, Onun konuklarına göz koydular. Bunun üzerine, onları, görmekten yoksun bıraktık.[474] "Artık tadın, cezamı ve uyardıklarımı!"
Tefsir / dipnot (1)
"Görmekten yoksun bıraktık." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Gerçeği görmekten yoksun bıraktık." veya "Gözlerini silip yok ettik." veya "Gözlerini silme kör ettik." biçiminde çevrilmiştir. Lut peygambere insan görünümünde gelen elçilere sarkıntılık yapan eşcinsel erkeklerin kör edilmesi, Tevrat, Yaratılış 19:10,11 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İçerdeki adamlar, uzanıp, Lut'u evin içine yanlarına aldılar ve kapıyı kapattılar. Kapıya dayanan adamların büyük küçük hepsini kör ettiler. Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldular."
İbni Kesir
Andolsun ki; onlar, misafirlerine kötülük yapmayı kasdetmişlerdi. Biz de gözlerini kör ettik. Azabımı ve tehdidimi tadın.
Gültekin Onan
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı, yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."
Rowad Tercüme Merkezi
Onlar Lût'un misafirlerini elde etmeye kalkıştılar. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik; "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Şaban Piriş
Onlar Lut'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı/elde etmeyi istediler. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Ali Özek ve diğerleri
Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. «Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik).
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Lût'un kavmi, fuhuş yapmak için kendilerini misafirleri ile baş başa bırakmasını istediler. Onların gözlerini silme kör ettik de onları göremediler. Onlara şöyle buyurduk: "Azabımı tadın ve bu size uyarımın neticesidir."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| رَٰوَدُوهُ | رود | راودوه عن ضيفه: طلبوا منه أن يفعلوا الفاحشة بضيوفه من الملائكة. | |||
| عَن | عن | حرف جر يفيد التعليل. | |||
| ضَيْفِهِ | ضيف | المراد النازلون عنده من الملائكة. | |||
| فَطَمَسْنَا | طمس | طمسنا على أعينهم: أزلنا نورها. | |||
| أَعْيُنَهُمْ | عين | الأعين: جمع عين: عضو الإبصار. | |||
| فَذُوقُوا | ذوق | الذوق: الإحساس العام الذي تشترك فيه جميع قوى الحس. | |||
| عَذَابِي | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| وَنُذُرِ | نذر | أصلها نذري، وحذفت الياء تخفيفا، والنذر جمع نذير، والنذير هو الرسول أو الأمر المخيف. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَقَدْ} قلقلة في الدال {عَنْ ضَيْفِهِ} إخفاء حقيقي، ومد صلة في الهاء
{فَطَمَسْنَا أَعْيُنَهُمْ} مد منفصل {ونُذُرِ} مرققة وصلًا، ويرجح تفخيمها وقفًا
لأنها ساكنة بعد ضم.