İbrâhîm Suresi 5. Ayet

İbrahim · Mekke · Sure 14 · Ayet 5/52

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَآ أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرْهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Ve le kad erselna musa bi ayatina en ahric kavmeke minez zulumati ilen nuri, ve zekkirhum bi eyyamillah, inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

İbrâhîm Suresi 5. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

13. cüz · PDF sayfası 14

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Celalim hakkı için ayetlerimizle Musayı gönderdik ki: kavmini zulumattan nura çıkar ve onlara Allah günlerile öğüt ver diye, şüphesiz ki bunda çok ayetler vardır: çok sabırlı, çok şükredici her kimse için

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Musa'yı mucizelerimizle: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah günleri ile öğüt ver!" diye gönderdik. Şüphesiz ki, bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için birçok ibretler vardır

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Andolsun, biz Musayi — "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allahın günlerini hatırlat" diye — mucizelerimizle göndermişizdir ki şübhesiz bunda (belalara) çok sabır ve (ni'metlere) çok şükür eden herkes için (ibret verici) alametler vardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bu cümleden olarak, Musa'yı da "halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın önemli günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Elbette bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve nitekim, Musa'ya ayetlerimizi gönderip kendisine: "Halkını kopkoyu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın Günleri'ni hatırlat!" diye (emrettik). Çünkü bu (hatırlatmada), darlığa sonuna kadar göğüs germesini ve (Allah'a) yürekten şükretmesini bilen herkes için mutlaka çıkarılacak dersler vardır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Musa'yı ayetlerimizle, -Toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkese belgeler vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ant olsun ki; Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini[1] hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden[2] ve şükreden[3] kimseler için nice ayetler[4] vardır.

Tefsir / dipnot (4)

Nimet ve musibet günlerini.

Yılmadan, kararlılık gösteren.

Kadir kıymet bilen, nankörlük yapmayan.

Göstergeler, kanıtlar, alınacak dersler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Gerçek şu ki, Musa'yı da ayetlerimizle gönderdik: "Toplumunu, karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara, Allah'ın Günlerini hatırlat!" Aslında, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle bir gösterge vardır.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Musa'yı; kavmini karanlıklardan aydınlıklara çıkar ve onlara, Allah'ın günlerini hatırlat, diye gönderdik. Şüphesiz bunda, sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.

Gültekin Onan

Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Tanrı'nın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlatarak öğüt ver" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Şaban Piriş

Musa’yı ayetlerimizle; "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah’ın (nimet verdiği) günlerini onlara hatırlat!" diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Andolsun ki Musa’yı da: «Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat» diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır. 

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ant olsun ki Musa -aleyhisselam-'ı da doğruluğuna delalet eden ayetlerle destekleyerek gönderdik. O, Rabbi tarafından gönderilmiştir. Kavmini küfür ve cehaletten, iman ve ilme çıkarmasını ona emrettik. Aynı zamanda Allah'ın kendilerine nimet verdiği günleri kavmine hatırlatmasını emrettik. Şüphesiz bu günlerde Allah'ın birliğine, kudretinin azametine ve müminleri nimetlendirmesine delalet eden apaçık deliller vardır. Allah'a itaat etmeye sabreden, nimetlerine ve ihsanına şükretmeye devam eden kimseler bunlardan istifade ederler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَلَقَدْقدلقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق.
أَرْسَلْنَارسلإرسال الرسول: تحميله الرسالة الإلهية للعمل بها ولتبليغها.
مُوسَىٰموسىموسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
بِءَايَٰتِنَاأييبمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا.
أَنْأنحرف مصدري يفيد الإستقبال أو التفسير.
أَخْرِجْخرجأحول.
قَوْمَكَقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
مِنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلظُّلُمَٰتِظلمالظلمات: المراد الضلال والغي والجهل والشرك.
إِلَىإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
ٱلنُّورِنورالهداية.
وَذَكِّرْهُمذكرذكر: ابعث على التذكر والتدبر والاتعاظ.
بِأَيَّىٰمِيومأيام الله: ما اشتملت عليه من نعم ونقم.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
لَءَايَٰتٍأييلمعجزات ودلائل وعبر وعلامات.
لِّكُلِّكللكل: لفظ يدل على الشمول والإستغراق.
صَبَّارٍصبرعظيم في التجلد وعدم الجزع. والصبر: حبس النفس عن الجزع، والتجلد وحسن الاحتمال.
شَكُورٍشكركثير ذكر النعمة والثناء على المنعم بها.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَلَقَدْ} قلقلة في الدال {بِآيَاتِنَا أَنْ} مد بدل، يليه مد منفصل. ولام

{الظُّلُمَاتِ} مرققة {النُّورِ} غنة في النون {وَذَكِّرْهُمْ بِأَيَّامِ} الراء

رقيقة، يليها إخفاء شفوي {إِنَّ} غنة {لَآيَاتٍ لِكُلِّ} مد بدل، وفي التنوين مع

اللام إدغام بغير غنة. وفي {صَبَّارٍ شَكُورٍ} إخفاء حقيقي للتنوين في الشين،

والصاد مفخمة، والباء مرققة مستقلة مع الألف، وفيها مد عارض للسكون وقفًا، وراء

{شَكُورٍ} مفخمة وقفًا لأنها ساكنة بعد ضم مرققة وصلًا لأنها مكسورة.

هذا: واسم الجلالة في بداية الآية الثانية يبدأ به مفخمًا مع أن الهاء مكسورة، فإن

وصل بما قبله كان مرققًا لأن ما قبله مكسور، والقاعدة أن اسم الجلالة يفخم إن ضم

أو فتح ما قبله، ويرقق إن كسر ما قبله.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Bakara Suresi, 48. ayet Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir ş… A'râf Suresi, 140. ayet "Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"…