Fussilet Suresi 28. Ayet
Ayrıntılı · Mekke · Sure 41 · Ayet 28/54
ذَٰلِكَ جَزَآءُ أَعْدَآءِ ٱللَّهِ ٱلنَّارُ ۖ لَهُمْ فِيهَا دَارُ ٱلْخُلْدِ ۖ جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا يَجْحَدُونَ
Zalike cezau a'daillahin nar, lehum fiha darul huld, cezaen bimakanu bi ayatina yechadun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Fussilet Suresi 28. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O işte cezası Allah düşmanlarının, o ateş, onlara ondadır ancak ebediyyet evi, ayetlerimize yaptıkları cehudluğun cezası
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah düşmanlarının cezası, işte odur: Ateş! Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak, ondadır ancak onların ebedilik evi!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bu, Allahın, düşmanlarına olan cezasıdır ki, ateşdir. Bizim ayetlerimizi bilerek inkar etdiklerinin cezası olarak orada (cehennemde) onlara ebedilik yurdu vardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O Allah düşmanlarının cezası: Ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak onlara, orada sürekli kalma yurdu vardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte Allah düşmanlarının cezası da: O ateş! Ayetlerimizi bile bile red ve inkar ettiklerinden ötürü onlara orada ebedi kalmak vardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bu, Allah'ın düşmanlarının cezası olan ateştir. Bizim ayetlerimizi inkar etmeleri dolayısıyla bir ceza olarak, orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O Allah düşmanlarının cezası, (öteki dünyadaki) ateş olacaktır. Onlar, mesajlarımızı bilerek reddetmelerinin karşılığı olarak içinde sonsuza kadar kalacakları bir yere mahkum olacaklardır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah'ın düşmanlarının cezası işte bu ateştir. Orası, ayetlerimizi bile bile inkar etmiş olmaları sebebiyle, onlar için ebedi kalınacak bir yurttur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İşte böyle! Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bilerek reddetmeleri nedeniyle ceza olarak, onlar için orada ebedilik yurdu vardır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bu böyledir. Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bilerek inkar etmelerine karşılık, onların ülkesi, sonsuza dek orası olacaktır.
İbni Kesir
İşte böyle; Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmelerinin cezası olarak onların temelli kalacakları yer oradadır.
Gültekin Onan
Bu, Tanrı'nın düşmanlarının cezası olan ateştir. Bizim ayetlerimizi inkar etmeleri dolayısıyla bir ceza olarak, orada onlar için ebedilik yurdu vardır.
Rowad Tercüme Merkezi
İşte bu, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinden dolayı, orada onlara ceza olarak ebedî kalacakları yurt (Cehennem) vardır.
Şaban Piriş
Allah’ın düşmanlarının cezası işte bu ateştir. onlar için ebedi kalınacak bir yurttur. Orası, ayetlerimizi bile bile inkar etmiş olmaları sebebiyle ceza olarak (onlar içindir).
Ali Özek ve diğerleri
İşte bu , Allah düşmanlarının cezası, ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinden dolayı, orada onlara ceza olarak ebedî kalacakları yurt (cehennem) vardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İşte bu zikredilen ceza Yüce Allah'ı küfredip, resullerini yalanlayan Allah'ın düşmanlarının karşılığıdır. Onlar cehennemde ebedî kalacaklar ve bu ceza Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, apaçık olması ve delilinin güçlü olmasına rağmen bu ayetlere iman etmedikleri için kesintiye uğramadan devam edecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| جَزَاءُ | جزي | عقاب. | |||
| أَعْدَاءِ | عدو | أعداء الله: الكفار. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| ٱلنَّارُ | نور | نار الآخرة وهي نار جهنم. | |||
| لَهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| دَارُ | دور | دار الخلد: دار البقاء الدائم، والمراد جهنم. | |||
| ٱلْخُلْدِ | خلد | الخلد: الدوام والبقاء. | |||
| جَزَاءً | جزي | عقاب. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | بمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا. | |||
| يَجْحَدُونَ | جحد | يكفرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{جَزَاءُ} {أَعْدَاءِ} فيهما مد متصل {النَّارُ} غنة مشددة {لَهُمْ فِيهَا}
إظهار شفوي في الميم مع الفاء. وفي دال {الْخُلْدِ} قلقلة عند الوقف {جَزَاءً
بِمَا} مد متصل. يليه إقلاب {بِآيَاتِنَا} مد بدل {يَجْحَدُونَ} في الجيم قلقلة.