Furkân Suresi 42. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 42/77

إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا ۚ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا

İn kade le yudılluna an alihetina lev la en saberna aleyha, ve sevfe ya'lemune hine yerevnel azabe men edallu sebila.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 42. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 2

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sahi be! Az kaldı bizi ma'budlarımızdan sapıtacaktı, eğer üzerlerine sebat etmesekti! diyorlar, fakat ileride bilecekler, azabı görecekleri gün: kimmiş o yolu daha sapık olan?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sahi be! Az kalsın bizi tanrılarımızdan saptıracaktı, onlara tapmakta direnmemiş olsaydık! diyorlar. Fakat ileride azabı görecekleri gün kimin yolunun daha sapık olduğunu bilecekler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Şöyle derler): "Hakıykat, eğer üzerlerine (düşüb) sebat göstermeseydik bizi az kaldı Tanrılarımızdan sapdıracakdı o". Onlar azabı görecekleri vakit kim yolca daha sapıkdır, yakında bilecekler.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

"Eğer biz tanrılarımıza tapmakta ısrar etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı." (diyorlar). Azabı gördükleri zaman kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

"Eğer biz sebat etmeseydik, nerdeyse bizi tanrılarımızdan vazgeçirecekti." derler. Ama kendilerini bekleyen azabı gördükleri vakit, asıl sapanın kim olduğunu işte o zaman anlayacaklardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

"Eğer onlara sıkıca sarılmasaydık, bizi neredeyse tanrılarımızdan uzaklaştıracaktı!" (diyorlar.) Fakat (kendilerini bekleyen) azabı gördükleri zaman (doğru) yoldan uzaklaşan kişilerin kim olduğunu öğrenecekler!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Eğer dayanmasaydık az kalsın bizi ilahlarımızdan saptıracaktı, derler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

"Şayet ilahlarımıza bağlılıkta kararlı olmasaydık, neredeyse bizi saptırıyordu." diyorlar. Azabı gördükleri zaman kimin sapkın olduğunu bileceklerdir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı!" Oysa cezayı gördükleri zaman, kimin yolunun sapkın olduğunu öğrenecekler.

İbni Kesir

Gerçekten tanrılarımız üzerinde direnmeseydik bizi az kalsın onlardan saptıracaktı, derler. Azabı gördükleri vakit, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.

Gültekin Onan

"Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi tanrılarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış öğreneceklerdir.

Rowad Tercüme Merkezi

“Eğer ilâhlarımıza sebat göstermeseydik az kalsın bizi ilâhlarımızdan saptıracaktı.” Yakında azabı gördüklerinde yolca kimin sapık olduğunu bileceklerdir.

Şaban Piriş

Eğer sabretmeseydik, az daha bizi ilahlarımızdan saptıracaktı, derler. Onlar azabı gördükleri zaman, kimin yolunun daha sapık olduğunu bilecekler.

Ali Özek ve diğerleri

«Şayet ilâhlarımıza ibadet etmekte direnmeseydik, neredeyse bizi onlardan saptıracaktı.» demektedirler. Fakat onlar azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu anlayacaklardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Şayet ilahlarımıza ibadet etmekte sabretmeseydik, neredeyse bizi delilleriyle ve kesin kanıtlarıyla saptıracaktı. Onlar kabirlerinde ve kıyamet gününde azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler ve hangilerinin daha sapık olduğunu anlayacaklar.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِنإنحرف مخفف من إن يفيد التوكيد والتحقيق.
كَادَكودقارب وأوشك.
لَيُضِلُّنَاضلليضلنا عن آلهتنا: يصرفنا عن عبادة أصنامنا.
عَنْعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
ءَالِهَتِنَاألهالآلهة: جمع إله والإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: ‌من ‌أسماء ‌الله سبحانه.
لَوْلَالولاحرف يتضمن معنى الشرط، يدل على امتناع شيء لوجود غيره.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
صَبَرْنَاصبرتجلدنا ولم نجزع. والصبر: حبس النفس عن الجزع، والتجلد وحسن الاحتمال.
عَلَيْهَاعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
وَسَوْفَسوفسوف: حرف يخصص الأفعال المضارعة للاستقبال.
يَعْلَمُونَعلميعرفون ويدركون؛ يقال: علم الخبر عرفه على حقيقته.
حِينَحينظرف زمان مبهم المدة يوضحه ما بعده.
يَرَوْنَرأييبصرون.
ٱلْعَذَابَعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
مَنْمَنيحتمل أن تكون إستفهامية أو موصولة.
أَضَلُّضللأضل: أكثر تيها وبعدا عن طريق الهداية والحق.
سَبِيلًاسبلطريقا أو وسيلة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِنْ كَادَ} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف {آلِهَتِنَا} مد بدل {لَوْلَا

أَنْ صَبَرْنَا} مد منفصل. يليه إخفاء حقيقي في النون مع الصاد {مَنْ أَضَلُّ}

إظهار حلقي في النون الساكنة مع الهمزة. ويُراعى نبر الهمزة لتحقق مخرجها.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Câsiye Suresi, 22. ayet Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır.…