Kur'an'da Yetim
Yetim hakkı ve yetimi koruma. Aşağıda bu konuyla ilgili 10 ayetin Diyanet İşleri meali yer alır; ayete tıklayarak Arapçasını, okunuşunu ve diğer mealleri görebilirsiniz.
Bakara Suresi, 220. ayet Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Nisâ Suresi, 2. ayet Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Nisâ Suresi, 10. ayet Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → En'âm Suresi, 152. ayet Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → İsrâ Suresi, 34. ayet Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Duhâ Suresi, 9. ayet Öyleyse sakın yetimi ezme! Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Maûn Suresi, 2. ayet (2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → İnsân Suresi, 8. ayet Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Fecr Suresi, 17. ayet Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. Arapçası, okunuşu ve 13 meali → Beled Suresi, 15. ayet (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır. Arapçası, okunuşu ve 13 meali →