İsrâ Suresi 34. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 34/111
وَلَا تَقْرَبُوا۟ مَالَ ٱلْيَتِيمِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُۥ ۚ وَأَوْفُوا۟ بِٱلْعَهْدِ ۖ إِنَّ ٱلْعَهْدَ كَانَ مَسْـُٔولًا
Ve la takrebu malel yetimi illa billeti hiye ahsenu hatta yebluga eşuddeh, ve evfu bil ahd, innel ahde kane mes'ula.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yetim malına da yaklaşmayın ancak rüşdüne irinciye kadar en güzel olan suretle başka, ahdi de yerine getirin, çünkü ahidden mes'uliyyet muhakkak bulunuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne erişinceye kadar en güzel şekilde yaklaşma başka; verdiğiniz sözü yerine getirin; çünkü verilen sözde muhakkak bir sorumluluk vardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Yetimin, erginlik çağına erişinceye kadar, malına yaklaşmayın. Meğer ki bu, en iyi bir suretle ola. Bir de ahdi yerine getirin. Çünkü ahid (den cayanlar) sorumludur.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yetimin malına yaklaşmayın, ancak erginlik çağına erişinceye kadar en güzel bir tarzda (onun malını kullanıp geliştirebilirsiniz). Ahdi de yerine getirin, çünkü ahd'den sorulacaktır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Büluğ çağına ermeyen yetimin malına, en güzel tarzdan başka bir şekilde yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluk gerektirir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması dışında- yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Yetimin malına, kendisi erginlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında sakın yaklaşmayın. Verdiğiniz her sözü yerine getirin, çünkü verdiğiniz sözden (Hesap Günü'nde) mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ergenlik çağına gelinceye kadar, en güzel tarzda olmadıkça yetimin malına yaklaşmayın. Sözleşmeye de bağlı kalın. Çünkü söz vermek sorumluluktur.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ve verdiğiniz sözleri[1] yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.
Tefsir / dipnot (1)
Haklarını koruyacağınıza dair verdiğiniz sözleri.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yetimin malına, kendisi erginlik çağına erişinceye dek, güzel bir amaç dışında yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verdiğiniz sözden sorumlusunuz.
İbni Kesir
Erginlik çağına ulaşıncaya kadar, en güzel şeklin dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahdi yerine getirin. Muhakkak ki ahid, mes'uliyettir.
Gültekin Onan
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması dışında- yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
Ayetin Tefsiri 6 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Babası vefat edip yetim kalan çocukların malını aklının ve olgunluğunun kemale erdiği erginlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde muhafaza edip, işleterek arattırmak amacı dışında kullanmayın. Allah ile aranızdaki ve kullar ile aranızdaki ahdi bozmadan tam ve eksiksiz olarak yerine getirin. Muhakkak Allah, verilen ahde vefa gösterene kıyamet gününde soracak; vermiş olduğu ahdi yerine getirmişse onu mükâfatlandıracak ve eğer yerine getirmemişse onu cezalandıracaktır.
İbn Kesir tefsirinin ayet başına kısa Türkçe özeti — tam metin için Arapça sekmesine bakın
Erginlik çağına ulaşıncaya kadar, en güzel şeklin dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahdi yerine getirin. Muhakkak ki ahid, mes´uliyettir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
34- Yetimin malına rüşdüne erinceye kadar en güzel olandan başka bir şekilde yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin. Çünkü ahitten dolayı sorgu vardır.
34. Küçükken babasını kaybetmiş, kendi maslahatını bilemeyen ve onu yerine getiremeyen yetimin velilerine, onun malını korumalarını, ıslah etmelerini emretmiş olması ve yetimin malını ticarette kullanmak, onu tehlikelere maruz bırakmamak ve onu artırıp geliştirmek için özel gayret harcamak gibi “en güzel olandan başka bir şekilde” yetimin malına yaklaşmamalarını emretmesi, Yüce Allah’ın yetime olan lütuf ve rahmetinin bir tecellisidir. Bu da yetim “rüşdüne erinceye kadar” yani büluğa ve akli olgunluğa erişip reşit olacağı vakte kadar devam eder. Bu vakte ulaştı mı artık velâyet altında olması sona erer ve kendi kendisinin velisi olur, malı da ona teslim edilir. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Eğer onlarda bir rüşd/reşitlik görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin.”(en-Nisâ, 4/6)“Ahdi de” Yüce Allah’a ve insanlara vermiş olduğunuz sözleri de “yerine getirin. Çünkü ahitten dolayı sorgu vardır.” Yani onu gereği gibi yerine getirip getirmemekten sorumlu tutulacaksınız. Gereği gibi yerine getirirseniz pek çok mükâfat vardır. Getirmeyecek olursanız, bundan dolayı da pek büyük günah kazanırsınız.
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Tafsir Center for Quranic Studies verisi (CC BY 4.0) — Arapça özgün metin
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَقْرَبُوا | قرب | لا تقربوا الأمر: لا تدخلوا فيه. | |||
| مَالَ | مول | المال: ما يمتلك من متاع أو عقار أو نقود أو حيوان. | |||
| ٱلْيَتِيمِ | يتم | من فقد أباه قبل سن البلوغ. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| بِٱلَّتِي | التي | التي: اسم موصول يقع على كل أنثى. | |||
| هِيَ | هي | ضمير الغائبة. | |||
| أَحْسَنُ | حسن | أجمل وأكثر حسنا. | |||
| حَتَّىٰ | حتى | حرف جر بمعنى "إلى أن". | |||
| يَبْلُغَ | بلغ | يبلغ أشده: يصل العمر الذي فيه استحكام قوته ورشده. | |||
| أَشُدَّهُ | شدد | الأشد: منتهى شبابه، وشدته، وقوته. | |||
| وَأَوْفُوا | وفي | أوفوا بالعهد: أدوا التزاماته وافية كاملة. | |||
| بِٱلْعَهْدِ | عهد | العهد: الالتزام بميثاق. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلْعَهْدَ | عهد | الالتزام بميثاق. | |||
| كَانَ | كون | فعل ماضٍ ناسخ ناقص | |||
| مَسْءُولًا | سأل | مطلوبا الوفاء به ومحاسبا عليه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
قاف {تَقْرَبُوا} مقلقلة، وكذا باء {يَبْلُغَ} وفي هاء {أَشُدَّهُ} صلة صغرى
{إِنَّ} حرف غنة {مَسْئُولًا} مد بدل، يليه مد عوض وقفًا.