Enfâl Suresi 30. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 30/75
وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ ۚ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ ۖ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَـٰكِرِينَ
Ve iz yemkuru bikellezine keferu li yusbituke ev yaktuluke ev yuhricuk ve yemkurune ve yemkurullah, vallahu hayrul makirin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 30. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hani bir vakıt dı o kafirler seni tutub bağlamaları veya öldürmeleri veya sürüb çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı, onlar tuzak kurarlarken Allah da karşılığını kuruyordu, öyle ya Allah tuzakların hayırlısını kurar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hani bir zaman da o kafirler, seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri ya da sürüp çıkarmaları için, sana tuzak kuruyorlardı; onlar tuzak kurarlarken Allah da karşılığını kuruyordu. Öyle ya Allah tuzakların hayırlısını kurar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hani bir zaman o küfredenler seni tutub bağlamaları, ya seni öldürmeleri, yahud seni (yurdundan zorla) çıkarmaları için sana tuzak kuruyor (lar) di. Onlar bu tuzağı kurarlarken Allah da onun karşılığını yapıyordu. Allah tuzak kuranlara mukaabele edenlerin en hayırlısıdır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İnkar edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en iyisidir. (O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir).
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bir vakit de o kafirler senin elini kolunu bağlayıp zindana mı atsınlar, yahut öldürsünler mi, yahut seni ülke dışına mı sürsünler diye birtakım tuzaklar planlıyorlardı. Onlar tuzak kuradursunlar, Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve (hatırla, ey Peygamber,) hakikati inkara şartlanmış olanlar seni (tebliğden alıkoyup) durdurmak, öldürmek yahut sürgün etmek için sana karşı nasıl ince tuzaklar kuruyorlardı: onlar (hep) böyle tertipler peşinde koşarlarken Allah onların bu tertiplerini boşa çıkarttı, çünkü Allah bütün o tuzak kuranların üstündedir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kafirler seni hapsetmek, öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en iyisidir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kafirler seni tutuklamak, öldürmek veya sürgün etmek için plan yapıyorlardı. Onlar plan yaparlarken, Allah da plan yapıyordu. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenler, seni tutuklamak veya öldürmek veya sürgün etmek için, sinsi düzenler tasarlıyorlardı. Onlar, sinsi düzenler tasarlarlar; Allah da tasarlar. Çünkü Allah, düzen tasarlayanların en iyisidir.
İbni Kesir
Hani küfredenler; seni tutup bağlamak, yahut öldürmek veya çıkarmak için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarlarken Allah da düzenlerine müdahale ediyordu. Allah, düzen yapanların en hayırlısıdır.
Gültekin Onan
Hani o küfredenler seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmet amacıyla tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı kurarlarken, Tanrı da bir tuzak kuruyordu. Tanrı tuzak kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.
Rowad Tercüme Merkezi
Hani o kâfirler seni tutup bağlamak yahut öldürmek yahut seni (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı kurarlarken Allah da bunun karşılığında kendilerine tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Şaban Piriş
kâfirler seni hapsetmek, öldürmek veya (yurdundan) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en iyisidir.
Ali Özek ve diğerleri
(Hatırla ki) O küfredenler, hapsetmek yahut öldürmek, yahutta seni (yurdundan) çıkarmak için sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken, Allah da tuzak kurmuş (ve senin, İslâm'ın zaferi için hicret etmeni istemiş) tu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Müşrikler seni hapsetmek, seni öldürmek veya seni yurdundan başka bir yurda gitmen için çıkarmak üzere sana karşı birleşip tuzak kuruyorlardı. Allah da onların kurmuş oldukları bu tuzağı kendilerine döndürdü. Onlar sana tuzak kurarken Allah da onlara tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِذْ | إذ | إذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي. | |||
| يَمْكُرُ | مكر | يخادع ويحتال في تدبير الشر. | |||
| بِكَ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| لِيُثْبِتُوكَ | ثبت | ليحبسوك. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد التفصيل. | |||
| يَقْتُلُوكَ | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد التفصيل. | |||
| يُخْرِجُوكَ | خرج | يبعدوك. | |||
| وَيَمْكُرُونَ | مكر | يمكرون: يخدعون ويحتالون في تدبير الشر. وأصل المكر: إيصال المكروه للإنسان خفية. | |||
| وَيَمْكُرُ | مكر | المكر: صفة فعلية خبرية ثابتة لله عز وجل على ما يليق بجلاله وكماله؛ لأنه مكر بحق، وفي مقابلة مكر الماكرين. وأصل المكر: إيصال المكروه للإنسان خفية. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| خَيْرُ | خير | اسم تفضيل وأصله أخير. | |||
| ٱلْمَٰكِرِينَ | مكر | المكر: صفة فعلية خبرية ثابتة لله عز وجل على ما يليق بجلاله وكماله؛ لأنه مكر بحق، وفي مقابلة مكر الماكرين. وأصل المكر: إيصال المكروه للإنسان خفية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{يَمْكُرُ} ميم ساكنة وقع بعدها كاف، إظهار شفوي {الْمَاكِرِينَ} مد عارض
للسكون وقفًا.