Meryem Suresi 72. Ayet
Meryem · Mekke · Sure 19 · Ayet 72/98
ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
Summe nuneccillezinettekav ve nezeruz zalimine fiha cisiyya.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş halde bırakırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra takva sahiplerini kurtarırız ve zalimleri diz üstü bırakırız.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra takvaaya erenleri kurtaracağız. Zaalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri öyle diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sonra Allah'ı sayıp günahlardan sakınan müttakileri kurtararak zalimleri dizüstü çökmüş vaziyette orada bırakacağız.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bir kere daha (hatırlatalım ki): Biz, Bize karşı sorumluluk bilinci taşıyanları (cehennemden) kurtaracağız; ama zalimleri onun içinde diz üstü bırakacağız.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sonra, korunanları kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonra, sorumluluk bilinci taşıyanları kurtaracağız. Haksızlık yapanları da diz üstü çökmüş durumda bırakacağız.
İbni Kesir
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Gültekin Onan
Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonra Sırat köprüsünden bu geçişin ardından Rablerinin emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak korkanları selamette kılacağız. Zalimleri diz üstü çökmüş bir vaziyette bırakırız. Ondan kaçmaya güç yetiremeyeceklerdir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Sonra Biz, takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
71- (Ey insanlar!) Şüphe yok ki aranızda cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin gerçekleştirmeyi üzerine aldığı kesin bir hükümdür. 72- Sonra korkup sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.
71. Bu hitap, iyileriyle, kötüleriyle, mü’minleriyle, kâfirleriyle bütün insanlara yöneliktir. Onlardan cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Yüce Allah’ın gerçekleştirmeyi kesinlikle üzerine aldığı ve bu yolla kullarını korkutup uyardığı bir hükümdür. Bu hükmün yerine gelmesi kaçınılmazdır, bunun meydana gelmesinden başka yol yoktur. Buradaki uğramanın (الورود) manası hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre bu, bütün insanların dehşete düşmelerine yol açacak şekilde cehennemin yakınına kadar gelmeleridir. Bundan sonra ise Yüce Allah takvâ sahiplerini kurtaracaktır. Bir diğer görüşe göre uğramaktan kasıt, oraya girmek ve orada hazır bulunmaktır. Bu takdirde orası mü’minler için serin ve esenlik olacaktır. Diğer bir görüşe göre ise uğramak cehennem üzerinde bulunan Sırattan geçmektir. İnsanlar, amellerine göre oradan geçecekler, kimisi göz açıp kaparcasına, kimisi rüzgar gibi, kimisi asil atlar gibi, kimisi hızlı koşan develer gibi süratle geçecektir. Kimisi hızlıca koşarak, kimisi yürüyerek, kimisi sürünerek geçecektir, kimisi de yakalanıp ateşe atılacaktır. Kısacası herkes takvâsı oranında oradan geçecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
72. “Sonra” emrolundukları işleri yapmak ve yasak kılınanlardan uzak durmak suretiyle Allah’tan “korkup sakınanları kurtarırız.” Küfür ve masiyetler işlemek suretiyle kendisine zulmeden “zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.” Bu, onların zulüm ve küfürlerinden ötürüdür. Onların ebediyen cehennemde kalmaları ve azaba uğramaları hak olmuştur. Artık kurtuluşun bütün çareleri onlar için tükenmiş olacaktır.