Enbiyâ Suresi 84. Ayet
Nebiler · Mekke · Sure 21 · Ayet 84/112
فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَكَشَفْنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرٍّ ۖ وَءَاتَيْنَـٰهُ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَـٰبِدِينَ
Festecebna lehu fe keşefna ma bihi min durrin ve ateynahu ehlehu ve mislehum meahum rahmeten min ındina ve zikra lil abidin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enbiyâ Suresi 84. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz de duasını kabul ettik de hemen kendisindeki durru açtık ve tarafımızdan bir rahmet ve abidler için bir muhtıra olmak üzere ona ehlini ve beraberlerinde onların bir mislini de verdik
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de duasını kabul ettik; hemen kendisindeki sıkıntıyı giderdik. Tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir uyarı olmak üzere ona ailesini ve onlarla birlikte olanların bir mislini daha verdik!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Biz de onu (n bu duasını) kabul etmiş, kendisindeki o zararı gidermiş, tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir haatıra olmak üzere hem ailesini, hem onlarla beraber daha bir mislini ona vermişdik.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz de onun du'asını kabul etmiş, kendisine bulaşan derdi kaldırmıştık; ona tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir öğüt olarak ailesini ve onlarla beraber bir katını daha vermiştik.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(83-84) Eyyub'u da an. Hani o: "Ya Rabbi, bu dert bana iyice dokundu. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın" diye niyaz etmiş, Biz de onun duasını kabul buyurup katımızdan bir lütuf ve ibadet edenlere bir ders olmak üzere, hastalığını iyileştirmiş, kendisine aile ve dostlarını bir misliyle beraber vermiştik.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bunun üzerine, o(nun bu yakarışı)na karşılık verdik ve o'nu çektiği dertten kurtardık; ayrıca, o'na katımızdan bir rahmet ve Bize kulluk edenlere bir ders olmak üzere, sayılarını bir kat artırarak yeni bir zürriyyet verdik.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onun duasını kabul etmiş ve sıkıntısını gidermiştik. Ona, ailesini ve onlarla beraber, katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir ibret olarak bir katını daha vermiştik.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve derdini yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini[1] ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.
Tefsir / dipnot (1)
Ailesini, yakınlarını.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bunun üzerine, Ona yanıt verdik ve yaşadığı sorunlardan kurtardık. Kendi katımızdan bir rahmet ve Bize hizmet edenlere bir öğreti olması için, Ona, hem ailesini hem de onlarla birlikte bir kat çoğunu verdik.[265]
Tefsir / dipnot (1)
Eyüp peygamberin öyküsü, Zebur'un Eyüp bölümünde ayrıntılı olarak yazılıdır. Zebur, Eyüp 42:10-13 ayetleri, özetle, şöyledir: "Eyüp, dostları için yakarışta bulunduktan sonra, Rab, onu eski gönencine kavuşturup, önceki varlığının iki katını verdi. Erkek ve kız kardeşleri, eski tanıdıklarının hepsi Eyüp'ün yanına gelerek, onunla birlikte evinde yemek yediler. Acısını paylaşıp, Rabbin başına getirmiş olduğu yıkımlardan ötürü onu avuttular. Her biri, ona bir parça gümüş, bir de altın halka verdi. Rab, Eyüp'ün sonrasını, öncesinden bereketli kıldı. On dört bin koyuna, altı bin deveye, bin çift öküze, bin eşeğe sahip oldu; yedi oğlu, üç kızı oldu."
İbni Kesir
Biz de onun duasını kabul etmiş ve uğradığı sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona hem ailesini, hem de bir katını vermiştik.
Gültekin Onan
Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik, ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ehlini (ailesini) ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
Rowad Tercüme Merkezi
Biz onun duasını kabul ettik ve başındaki sıkıntıyı açıp giderdik. Ayrıca ona hem katımızdan bir rahmet, hem de iyi kullukta bulunanlara bir ibret olmak üzere aile ve çocuklarını ve onlarla birlikte bir o kadarını da verdik.
Şaban Piriş
Onun duasını kabul etmiş ve sıkıntısını kaldırmıştık. Ona, katımızdan bir rahmet ve ibadet edenlere bir öğüt olarak (kaybettiği) ailesini ve onlarla beraber bir mislini, daha vermiştik.
Ali Özek ve diğerleri
Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Duasına icabet ettik, ona zarar veren her şeyi giderdik. Ailesinden (eşlerinden) ve çocuklarından kaybettiklerini ona verdik. Aynı zamanda onlarla beraber bir mislini daha verdik. Bütün bunları kendi katımızdan bir rahmet ve Allah'a ibadet ile itaat edenlere öğüt olsun diye yaptık ki, Eyyûb'un sabrettiği gibi sabretsinler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَٱسْتَجَبْنَا | جوب | استجابة الله للعباد: قبول دعائهم. | |||
| لَهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| فَكَشَفْنَا | كشف | فأزلنا ورفعنا. | |||
| مَا | ما | اسم موصول. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ضُرٍّ | ضرر | الضر: سوء الحال بسبب الشدة في البدن والفقر، فقد ابتلي بسقم عظيم في جسده، وفقدان أهله وماله وولده. | |||
| وَءَاتَيْنَٰهُ | أتي | وأعطيناه. | |||
| أَهْلَهُ | أهل | ما فقده من أهل وولد. | |||
| وَمِثْلَهُم | مثل | المثل: المشابه. | |||
| مَّعَهُمْ | مع | مع: ظرف يفيد معنى المصاحبة. | |||
| رَحْمَةً | رحم | الرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. وأصل الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها. | |||
| مِّنْ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| عِندِنَا | عند | عند: ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة. | |||
| وَذِكْرَىٰ | ذكر | وتذكرة وموعظة. | |||
| لِلْعَٰبِدِينَ | عبد | للطائعين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لَهُ} {مَا بِهِ} {أَهْلَهُ} في هذه الهاءات صلة صغرى (مد طبيعي)، وفي {مِنْ
ضُرٍّ} إخفاء حقيقي في النون مع الضاد، {ضُرٍّ وَآتَيْنَاهُ} إدغام بغنة للتنوين
مع الواو، يليه مد بدل {وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ} في الميمين إدغام تماثل صغير
{رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا} إدغام بغنة في التنوين مع الميم، يليه إظهار حلقي في
النون مع العين، بعده إخفاء حقيقي.