Cin Suresi 11. Ayet
Cin · Mekke · Sure 72 · Ayet 11/28
وَأَنَّا مِنَّا ٱلصَّـٰلِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَ ۖ كُنَّا طَرَآئِقَ قِدَدًا
Ve enna minnes salihune ve minna dune zalik, kunna taraika kıdeda.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Cin Suresi 11. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve doğrusu bizler: bizlerden salih olanlar da var, olmıyanlar da var dilim dilim tarikatler olmuşuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu bizler: Bizlerden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Dilim dilim tarikatlar olmuşuz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Hakıykaten biz, kimimiz salaha ermiş (iyi kişi) leriz, kimimiz ise bunlardan aşağıdır. Çeşid çeşid yollar (a saahib) olmuşuz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bize gelince, bizden iyiler de var ve bizden başka türlü olan da var. Biz çeşitli yollara ayrıldık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Bizden iyi kimseler olduğu gibi, iyi olmayanlar da var. Biz türlü türlü yollar tutmuşuz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
tıpkı, içimizden bazıları (nasıl) dürüst ve erdemli olurken bazılarımızın da bunun (çok çok) aşağısında kaldı(ğını bilmediğimiz gibi). Biz her zaman birbirinden çok farklı yollar/yöntemler izledik.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İçimizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Doğrusu bir kısmımız salihlerdeniz, bir kısmımız da bunun dışındadır. Biz, ayrı ayrı yollar tuttuk."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Aslında, aramızda, hem erdemli olanlar hem de bunun dışında olanlar vardır; çok sayıda yollara ayrıldık!"
İbni Kesir
Gerçekten aramızda salihler de vardır ve bundan aşağı olanlar da. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız.
Gültekin Onan
"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz.
Rowad Tercüme Merkezi
Şüphesiz bizim içimizde salih olanlar da vardır, salih olmayanlar da vardır. Her birimiz ayrı ayrı yollara ayrılmışız.
Şaban Piriş
Şüphesiz bizden salih olanlar da vardır ve bizden böyle (salih) olmayanlar da. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız
Ali Özek ve diğerleri
Gerçekten biz, kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere türlü türlü yollar tutmuştuk.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz -cin topluluğu- içimizde takva sahibi iyi kimseler de var, kâfir ve günahkâr olanlar da var. Biz farklı türler ve farklı arzulara sahibiz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَأَنَّا | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| مِنَّا | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| ٱلصَّٰلِحُونَ | صلح | الذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم. | |||
| وَمِنَّا | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| دُونَ | دون | دون ذلك: غير الصالحين والمراد الكافرون والمنافقون والفاسقون. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| كُنَّا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| طَرَائِقَ | طرق | طرائق قددا: ذوي مذاهب متفرقة مختلفة. | |||
| قِدَدًا | قدد | متفرقة مختلفة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مِنَّا} غنة في النون، و {كُنَّا} مثلها. وفي {طَرَائِقَ قِدَدًا} مد متّصل،
وتظهر القاف والدال مع الدَّال، وكلاهما تماثل كبير لا إدغام فيه.