Cin Suresi 10. Ayet
Cin · Mekke · Sure 72 · Ayet 10/28
وَأَنَّا لَا نَدْرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ أَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا
Ve enna la nedri eşerrun uride bi men fil ardı em erade bi him rabbuhum reşeda.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Cin Suresi 10. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve doğrusu biz bilmeyiz o Arzdaki kimselere bir şer mi irade edilmiştir, yoksa rabları onlara bir hayır mı murad etmiştir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu biz bilmiyoruz, o yeryüzündeki kimselere bir kötülük mü arzu edilmiştir, yoksa Rableri onlara bir hayır mı dilemiştir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Doğrusu biz yerdeki kişilere şer mi murad ediliyor, yoksa Rableri onlar için bir hayır mı irade ediyor, bilmiyormuşuz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bilmiyoruz bununla yeryüzündekilere kötülük mü (yapılmak) istendi, yoksa Rabbleri onları doğruya mı iletmek diledi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Doğrusu, iyi anlayamadık: Yerde oturanlara fenalık mı irade edildi, yoksa Rab'leri onlar hakkında hayır ve hidayet mi diledi, bilemiyoruz."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve (şimdi anladık ki) biz (yaratılmış varlıklar,) yeryüzünde yaşayanlar için kötü bir akibetin hazırlanıp hazırlanmadığını, yahut Rablerinin onları doğru ile eğriyi ayırd etme bilinciyle donatmak isteyip istemediğini bilmiyoruz
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Gerçekten de bilmiyoruz, yeryüzündekilere bir kötülük mü isteniyor; yoksa, Rab'leri onlara doğru yolu göstermek mi istedi?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Aslında, yeryüzünde bulunanlar için kötülük mü isteniyor, yoksa Efendileri onları doğru yola eriştirmeyi mi dilemiştir; bilmiyoruz!"
İbni Kesir
Doğrusu biz bilmiyoruz; yeryüzünde onlara kötülük mü dilenmiştir, yoksa Rabbları onlara iyilik mi dilemiştir?
Gültekin Onan
"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"
Rowad Tercüme Merkezi
Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olanlara bir kötülük mü murat edildi? Yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?
Şaban Piriş
Gerçekten bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?
Ali Özek ve diğerleri
Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi ?
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz, bu çetin bekçiliğin sebebini bilmiyoruz. Yeryüzü halkı için bir kötülük mü isteniyor? Yoksa Allah, onlar için bir hayır mı murat etti? Kesinlikle semanın haberi bizden kesildi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَأَنَّا | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| نَدْرِي | دري | لا ندري: لا نعلم. | |||
| أَشَرٌّ | شرر | الشر: الأذى والسوء والفساد. | |||
| أُرِيدَ | رود | أريد بمن في الأرض: أراد الله أن ينزله بأهل الأرض. | |||
| بِمَن | مَن | من: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| أَمْ | أم | حرف عطف متصل يفيد معنى الإستفهام والتسوية. | |||
| أَرَادَ | رود | من الإرادة، وهي: صفة ثابتة لله على ما يليق به. | |||
| بِهِمْ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| رَبُّهُمْ | ربب | الرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| رَشَدًا | رشد | هداية وتوفيقا. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{نَدْرِي أَشَرٌّ} مد منفصل {بِمَنْ فِي} إخفاء حقيقي للنون مع الفاء.