Bakara Suresi 66. Ayet
Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 66/286
فَجَعَلْنَـٰهَا نَكَـٰلًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ
Fe cealnaha nekalen li ma beyne yedeyha ve ma halfeha ve mev'ızaten lil muttakin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
ve bu ukubeti önündekilere ve arkasındakilere bir dersi ibret ve korunacaklara bir va'z-u nasıhat olmak üzere yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bu cezayı önündekilere ve sonrakilere bir ibret dersi ve korunacaklara da bir öğüt ve nasihat yaptık.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Binaen'aleyh onu hem önündekilere (o zaman hazır olanlara), hem ardındakilere (sonradan geleceklere) ibret verici ceza ve (mü'minlerden) takvaaye erenler de bir öğüd yaptık.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve bunu, önündekilere ve ardından geleceklere ibret bir ceza, (Allah'ın azabından) korunanlara da bir öğüt yaptık.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bunu, hem bu hadiseye şahit olanlara, hem de sonradan gelecek olan nesillere bir ibret ve korunacaklara da bir öğüt kıldık.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve onları hem kendi zamanları, hem de bütün gelecek zamanlar için uyarıcı bir örnek kıldık, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara da ibret alınacak bir ders.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Böylece onların akıbetini hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Biz bunu, onlara ve onlardan sonra gelecek kuşaklara ibret; muttakilere[1] de bir öğüt olarak yaptık.
Tefsir / dipnot (1)
Bkz. 2:63. Ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Böylece, bunu, aynı dönemde yaşayanlara ve sonra gelecek olanlara uyarıcı bir örnek; sorumluluk bilinci taşıyanlara da bir öğüt yaptık.
İbni Kesir
Artık bunu hem önündekilere, hem de ardındakilere ibret verici bir ceza, hem de müttakilere bir öğüt kıldık.
Gültekin Onan
Bunu çağdaşlarına / yanında olanlara (lima beyne yedeyha) ve sonraki kuşaklara / gelecek olanlara (halfeha) bir ceza / azab / ibret verici ceza (nekalen) ve muttakiler için de bir öğüt / nasihat (mevızaten) yaptık.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz bu köyü etrafındaki köylere ve onlardan sonra geleceklere ibret olarak kıldık. Öyle ki; o köy halkının yaptıklarını yapıp aynı cezayı hak etmesinler. Allah’ın azabından ve koyduğu sınırları aşmaktan korkan takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Artık bunu hem önündekilere, hem de ardındakilere ibret verici bir ceza, hem de müttakilere bir öğüt kıldık.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
65- İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. Biz de onlara; “Aşağılık maymunlar olun” demiştik. 66- Bunu orada bulunup görenler için de sonradan gelenler için de ibretlik bir ceza ve takva sahipleri için de bir öğüt kıldık.
65. “İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz” Yani onların halleri sizce bilinmektedir. Onlar Allah’ın A’raf Sûresindeki şu buyruğunda kıssalarından genişçe söz ettiği kimselerdir:“Onlara deniz kıyısındaki o kasabanın durumunu da sor. Hani onlar Cumartesi gününde haddi aşmışlardı…”(el-A’raf, 7/163) İşte işledikleri bu büyük günah, Allah’ın kendilerine gazap etmesine, onların hakir ve zelil maymunlar kılınmalarına sebep olmuştu. Allah bu cezanın hikmetini de şöylece açıklamaktadır:
66. “Bunu orada bulunup görenler için de” yani orada hazır bulunan ümmetler, onların döneminde yaşayan ve onların haberlerini alan kimseler için “sonradan gelenler için de” onlardan sonra gelecek nesiller için de “ibretlik bir ceza” kıldık ki, böylelikle kullara karşı Allah’ın delili ortaya konulmuş olsun ve O’na isyandan vazgeçsinler. Fakat bu, ancak takva sahipleri için faydalı bir öğüt olabilir. Onların dışında kalanlar ise bu âyetlerden, mucize ve belgelerden gereği gibi faydalanamazlar.