A'râf Suresi 177. Ayet
Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 177/206
سَآءَ مَثَلًا ٱلْقَوْمُ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ
Sae meselennil kavmullezine kezzebu bi ayatina ve enfusehum kanu yazlimun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
A'râf Suresi 177. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ne çirkin meseli var ayetlerimizi tekzib eden o kavmin ki sırf kendilerine zulm ediyorlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ne kötü misaldir ayetlerimizi yalanlayan ve sırf kendilerine zulmeden o kavmin durumu!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ayetlerimizi yalanlayarak sırf kendilerine zulm etmekde olanlar güruhunun haali ne kötüdür!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmeden topluluğun durumu ne kötüdür!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ayetlerimizi yalan sayarak sırf kendi kendilerine zulmeden o kimselerin hali, ne çirkin bir ibret levhasıdır!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ayetlerimizi yalanlamaya kalkan toplumun hali ne kötüdür: çünkü işledikleri haksızlıklar (sadece) kendilerini yıkıma götürür.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendine zulmeden kavmin örneği ne kötü!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ayetlerimizi yalanlayan ve böylece kendilerine zulmeden halkın durumu ne kötüdür.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayetlerimizi yalanlayan ve yalnızca kendilerine yazık eden, ne kötü bir toplum örneği.
İbni Kesir
Ayetlerimizi yalanlayarak kendilerine zulmeden kavmin misali ne kötüdür.
Gültekin Onan
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefslerine zulmedenlerin örneği / örnekliği ne kötüdür.
Rowad Tercüme Merkezi
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendi nefislerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanlayan ve kendi nefislerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!
Ali Özek ve diğerleri
Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ayetlerimizi ve burhanlarımızı yalanlayan ve onları tasdik etmeyen bir kavmin durumu ne kötüdür. Onlar kendi nefislerini helak edici davranışlara sürükleyerek zulmetmiş olurlar.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| سَاءَ | سوأ | فعل لإنشاء الذم، مثل بئس. | |||
| مَثَلًا | مثل | قصة عجيبة. | |||
| ٱلْقَوْمُ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَذَّبُوا | كذب | كذبوا بآياتنا: أنكروها. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | بمعجزاتنا ودلائلنا وعبرنا وعلاماتنا. | |||
| وَأَنفُسَهُمْ | نفس | وذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَظْلِمُونَ | ظلم | أصل الظلم مجاوزة الحد ووضع الشيء في غير موضعه. وظلم النفس: الإساءة إليها وتعريضها للعقاب. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{سَاءَ} مد متصل مد متصل {مَثَلًا الْقَوْمُ} كُسر التنوين للتخلص من التقاء
الساكنين وفي الوقف على {مَثَلًا} يبدل التنوين ألفًا {وَأَنْفُسَهُمْ} إخفاء
حقيقي.