Ankebût Suresi 59. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 59/69
ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ki sabretmişlerdir ve yalnız rablarına dayanırlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ki, sabretmişlerdir ve yalnız Rablerine dayanırlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
ki onlar sabır (ve sebat) etmişlerdir ve yalınız Rablerine güvenib dayanmakdadırlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlar ki sabrettiler ve Rabblerine dayanmaktadırlar
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlar, sabreden ve yalnız Rab'lerine dayanıp güvenen müminlerdir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sıkıntılara karşı sabırlı olanlara ve yalnız Rablerine güvenenlere!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ki onlar, sabrettiler ve Rab'lerine dayanmaktadırlar.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Onlar, sabreden ve Rabb'lerine tevekkül[1] edenlerdir.
Tefsir / dipnot (1)
Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yapıp, yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onlar, dirençli olanlar ve Efendilerine güvenenlerdir.
İbni Kesir
Onlar ki; sabrederler ve Rabblarına tevekkül ederler.
Gültekin Onan
Ki onlar, sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yüce Allah'a itaat ederek güzel amel işleyenler, emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak hususunda sabır gösterenlerin karşılığı ne güzeldir. Bütün işlerinde yalnızca Rablerine itimat edip güvenirler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Onlar ki; sabrederler ve Rabblarına tevekkül ederler.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
56- Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin. 57- Her can ölümü tadacaktır. Sonra da yalnız bize döndürüleceksiniz. 58- İman edip salih amel işleyenleri Biz, cennette altlarından ırmaklar akan köşklere yerleştirireceğiz. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Amel edenlerin mükafatı ne güzeldir! 59- Onlar, sabreden ve yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
56-58. “Ey” beni ve Rasûlümü tasdik ederek “iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.” Yeryüzünün herhangi bir yerinde Rabbinize ibadet, sizin için imkânsız olursa oradan ibadetin yalnızca Allah’a yapıldığı bir başka yere göç/hicret edin. Zira ibadet edilecek yerler pek geniştir. Mabud da bir ve tektir. Ölümün gelip sizi bulması ise kaçınılmaz bir şeydir. Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz. O da Rabbine güzelce ibadet ederek iman ve salih ameli bir arada işleyen kimseyi cennette üstün köşklerde ve canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, her türlü mükemmel nimeti barındıran yerlerde mükâfatlandıracaktır ve bu kimseler orada ebedi kalacaktır. İşte Naîm cennetlerindeki bu yüce köşkler, Allah için “amel edenlerin mükafatı” olarak “ne güzeldir!” 59. “Onlar” Allah’a ibadet üzere “sabreden” ve bu hususlarda “yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” Allah’a ibadet üzere sabretmeleri, bu hususta bütün güç ve gayretlerini harcamalarını, bunları herhangi bir şekilde ihlâl etmeye çalışan şeytana karşı da büyük bir savaşa girmelerini gerektirir. Tevekkülleri ise Yüce Allah’a güvenip dayanmalarını, yapmaya kararlaştırdıkları amelleri gerçekleştirmesi ve bunları kemâle erdirmesi konusunda O’nun hakkında hüsnüzan beslemelerini gerektirir. Her ne kadar sabrın çerçevesi içerisinde olsa da tevekkülün özellikle söz konusu edilmesi, emirleri yerine getirmekte ve yasakları terk etmekte ona ihtiyaç duyulmasındandır. Ayrıca sabır da tevekkülsüz tamamlanmaz.