Ankebût Suresi 55. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 55/69
يَوْمَ يَغْشَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Yevme yagşahumul azabu min fevkıhim ve min tahti erculihim ve yekulu zuku ma kuntum ta'melun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ankebût Suresi 55. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün ki azab onları hem üstlerinden hem ayakları altından saracak da tadın bakalım neler yapıyordunuz buyuracak
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gün ki, azap onları hem üstlerinden, hem ayakları altından saracak da: "Tadın bakalım neler yapıyordunuz." buyuracak.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O günde azab onları hem üstlerinden, hem ayakları altından saracak, (Allah): "İşlemekde olduğunuz (günahlar)ın (cezasını) tadın" diyecek.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O gün azab, onları üstlerinden, ayaklarının altından örter ve (Allah onlara): "Yaptığınız işleri tadın!" der.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O gün azap onları hem üstlerinden hem ayaklarının altından kaplayacak da, Allah onlara: "Yaptıklarınızı tadın bakalım!" buyuracak.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Azabın onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacağı gün (Allah): "Yaptıklarınızı tadın" der.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
azabın onları hem tepelerinden, hem de ayaklarının altından saracağı Gün (kuşatacaktır). O Gün Allah: "İşte şimdi yaptıklarınızı(n meyvelerini) tadın!" diyecektir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından bürüdüğü gün, Allah: -Yaptığınızın cezasını tadın, der.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
O gün, azap üstlerinden ve ayaklarının altından onları kuşatacak. Ve "Yapmış olduğunuz şeylerin cezasını tadın!" der.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
O gün, yukarıdan ve ayaklarının altından ceza onları sarmıştır. Şöyle denilir: "Yaptıklarınıza karşılık, tadın!"
İbni Kesir
O günde hem tepelerinden, hem de ayaklarının altından azab kendilerini kaplayacaktır. Ve: Yaptıklarınızın karşılığını tadın, diyecektir.
Gültekin Onan
Azabın onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacağı gün (Tanrı): "Yaptıklarınızı tadın" der.
Rowad Tercüme Merkezi
Azap onları, üstlerinden ve ayaklarının altından bürüdüğü gün; "(Yüce Allah) yaptığınız amellerin (cezasını) tadın!" der.
Şaban Piriş
Azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından bürüdüğü gün, (Allah) yaptığınız amellerin (cezasını) tadın, der.
Ali Özek ve diğerleri
O günde azap, onları hem üstlerinden hem ayaklarının altından saracak ve Allah (onlara): «Yaptıklarınızı (cezasını) tadın!» diyecektir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Azap onları üstlerinden bürüdüğü ve ayaklarının altından onları kapladığı gün Yüce Allah; azarlayarak onlara: "İşlemiş olduğunuz şirk ve günahlarınızın karşılığını tadın bakalım!" diyecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَوْمَ | يوم | المراد يوم من أيام عذاب جهنم. | |||
| يَغْشَىٰهُمُ | غشي | يحتويهم ويحيط بهم. | |||
| ٱلْعَذَابُ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| فَوْقِهِمْ | فوق | فوق: ظرف مكان يفيد الارتفاع والعلو. | |||
| وَمِن | مِن | من: حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| تَحْتِ | تحت | تحت أرجلهم: المراد: توسع في أرزاقهم. | |||
| أَرْجُلِهِمْ | رجل | الأرجل: الأقدام، والمراد أن النار تغشاهم من سائر جهاتهم. | |||
| وَيَقُولُ | قول | ويتكلم. | |||
| ذُوقُوا | ذوق | الذوق: الإحساس العام الذي تشترك فيه جميع قوى الحس. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كُنتُمْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| تَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مِنْ فَوْقِهِمْ} إخفاء حقيقي في النون مع الفاء. ومثلها {وَمِنْ تَحْتِ} في
النون مع التاء و {كُنْتُمْ} في النون مع التاء.