Zuhruf Suresi 72. Ayet
Gösteriş · Mekke · Sure 43 · Ayet 72/89
وَتِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِىٓ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Ve tilkel cennetulleti uristumuha bi ma kuntum ta'melun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size miras verilen cennettir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve işte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle varis kılındığınız Cennet
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bu, sizin yaptığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız cennet!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İşte bu, sizin yapageldiğiniz iyi amel (ve hareket) leriniz sayesinde mirascı kılındığınız cennetdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte dünyada yaptığınız makbul işlerden dolayı varisi yapıldığınız cennet!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"İşte, yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Geçmişte yaptıklarınız sayesinde hak edeceğiniz cennet işte böyledir!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yaptıklarınıza karşılık olarak, sizin varis olduğunuz cennet işte budur!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İşte bu, yaptıklarınıza karşılık, mirasçı kılındığınız Cennet'tir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve yaptıklarınıza karşılık kalıtçı yapılacağınız cennet, işte böyledir.
İbni Kesir
İşte o cennet, işlediklerinize karşılık size miras kılındı.
Gültekin Onan
İşte, yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yapmış olduğunuz amellerinize karşılık Yüce Allah katından bir lütuf olarak size miras bırakılan ve vasıflandırılan cennet işte budur.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
İşte o cennet, işlediklerinize karşılık size miras kılındı.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
66- Onlar ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? 67- O gün dostlar birbirlerine düşmandır. Ancak takvâ sahipleri müstesnâ. 68- “Ey kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de.” 69- “(Ne mutlu size ki) âyetlerimize iman eden ve (Allah'a) teslim olmuş kimseler (idiniz). 70- “Siz de eşleriniz de sevinç içerisinde girin cennete!” 71- Altın tepsiler ve kadehler (onlara ikram edilmek üzere) etraflarında dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır. Hem sizler orada ebedi kalacaksınız. 72- İşte bu cennet, yaptığınız ameller sebebiyle size miras verilmiştir. 73- Sizin için orada pek çok meyveler vardır. Siz onlardan yersiniz.
66. “Onlar” yani yalanlayanlar “ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” O geleceği vakit, onu ve onun gerçekleşeceğine dair haber getirenleri yalanlayanların hallerini hiç sorma!
67. “O gün” Kıyamet günü “dostlar” küfür, yalanlamak ve Allah’a isyan üzere birbirleri ile dostluk edenler “birbirlerine düşmandır.” Çünkü dünyadaki dostluk ve sevgileri Allah için değildi, o nedenle Kıyamet gününde dostlukları düşmanlığa dönüşecektir. “Ancak takvâ sahipleri” şirkten ve masiyetlerden sakınanlar “müstesnâ.” Onlar, kendi rızası için birbirlerini sevdikleri zatın varlığı devam edeceğinden sevgileri de devam edecektir, kesintiye uğramayacaktır.
68. Yüce Allah, takvâ sahiplerinin mükâfatını, Kendisinin kıyamet gününde onlara kalplerini sevince boğacak, kendilerinden her türlü afet ve kötülüğü uzaklaştıracak bir mahiyette sesleneceğini söz konusu ederek şöyle buyuracaktır:“Ey kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de” Bundan sonra karşılaşacağınız hususlarda size herhangi bir korku ve endişe erişmeyecektir. Daha önce geçmişler dolayısı ile de bir üzüntünüz olmayacaktır. Hoşlanılmayan şeyler hiçbir şekilde söz konusu olmayacağına göre bu, sevilen ve arzulanan her şey gerçekleşecek demektir.
69. “(Ne mutlu size ki) âyetlerimize iman eden ve (Allah'a) teslim olmuş kimseler (idiniz).” Yüce Allah, onları Allah’ın âyetlerine iman etmekle nitelendirmektedir. Bu da hem onları tasdik etmeyi, hem de anlamlarını bilmek, gereklerince de amel etmek gibi kendileri olmaksızın tasdikin tamamlanması söz konusu olmayan hususları kapsamaktadır. Yine onlar Allah’a teslim olmuş, bütün hallerinde O’nun buyruklarına itaat etmiş kimselerdir. Böylelikle onlar hem zahiri, hem de Batıni amelleri işleme vasfını bir arada taşımış olmaktadırlar.
70. “Siz de eşleriniz de sevinç içerisinde girin cennete!” Yani sizin gibi amelde bulunan eşleriniz, çocuklarınız, arkadaşlarınız vb. gibi sizinle amel yönünden birlikte bulunanların hepsi, ebediyen kalacağınız yer olan cennete girin. Orada sizler, nimetler içerisinde ikramlara mazhar olacaksınız. Rabbinizin lütfundan sizlere pek çok hayırlar, sevinçler ve lezzetler verilecektir ki dillerin bunları anlatabilmesine imkân yoktur.
71. “Altın tepsiler ve kadehler (onlara ikram edilmek üzere) etraflarında dolaştırılır.” Ebedi kılınmış Vildân hizmetçileri, onların yemeklerini en güzel ve en değerli kaplar olan altın tepsilerde, içeceklerini de en güzel kaplar olan ve camların şeffaflığından daha şeffaf, gümüşten, kulpsuz bardaklar ile onlara sunulacaktır. “Orada” yani cennette “canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır.” Bu öyle kapsamlı bir ifadedir ki her türlü nimeti, sevinci, göz aydınlığını ve kalbî neşeyi kapsar. Canların çektiği her türlü yiyecekler, içecekler, giyecekler, eşler, gözlerin zevk alacağı güzel manzaralar, çiçek açmış ağaçlar, mükemmel nimetler, süslü yapılar vb. görüntüler orada vardır. Oradakiler için en mükemmel ve en üstün şekilde bunlar hazırlanmıştır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:“Onlar için orada meyveler ve istedikleri her şey vardır.”(Yâsîn, 36/57)“Hem sizler orada ebedi kalacaksınız.” Bu da cennetliklerin nimetlerinin mükemmelliğini ortaya koymaktadır. Orada ebedi kalmak söz konusudur. Bu ise nimetlerinin devamını, sürekli artmasını ve hiç bir şekilde kesintiye uğramamasını ifade eder.
72. “İşte” en mükemmel niteliklere sahip olduğu bildirilen “bu cennet, yaptığınız ameller sebebiyle size miras verilmiştir.” Yani amellerinizden dolayı Allah burayı size miras vermiş, lütfu ile onu amellerinizin mükâfatı kılmış ve rahmeti ile orada bunca nimetleri hazırlamıştır.
73. “Sizin için orada pek çok meyveler vardır.” Nitekim bir başka âyet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:“İkisinde de her meyveden çifter çifter vardır.”(er-Rahman, 55/52)“Siz onlardan yersiniz.” Canların çektiği bu lezzetli meyvelerden istediğinizi seçersiniz, dilediğinizi yersiniz.
Yüce Allah, cennetteki nimetleri söz konusu ettikten sonra cehennem azabını da söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: