Zuhruf Suresi 54. Ayet
Gösteriş · Mekke · Sure 43 · Ayet 54/89
فَٱسْتَخَفَّ قَوْمَهُۥ فَأَطَاعُوهُ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ
Festehaffe kavmehu fe atauh, innehum kanu kavmen fasikin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Zuhruf Suresi 54. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu suretle kavmını istihfaf etti onlar da ona itaat eylediler çünkü dinden çıkmış fasık bir kavm idiler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu şekilde (Firavun) kavmini küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler, çünkü dinden çıkmış günahkar bir kavim idiler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bu suretle kavmini küçümsedi. Onlar da kendisine itaat etdiler. Hakıykat onlar faasıklar güruhu idi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim idiler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O halkını küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan iyice çıkmış bir toplum idi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdi.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Firavun, böylece halkını ahmaklaştırdı ve onlar da sonunda boyun eğdiler, çünkü onlar aldatılmış, ayartılmış bir halktı!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Firavun, halkını küçümsemiş, onlar da ona boyun eğmişlerdi. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir toplum idi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Firavun halkını etkisi altına aldı. Bunun üzerine halkı ona itaat etti. Onlar fasık bir toplum oldular.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Böylece, toplumunu şapşal yerine koydu; bu yüzden, ona boyun eğdiler. Aslında, onlar, yoldan çıkmış bir toplumdu.
İbni Kesir
Firavun, kavmini küçümsedi, ama onlar yine de kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar, fasık olan bir kavim idi.
Gültekin Onan
Böylelikle kendi kavmini küçümsedi, onlar da ona boyun eğdiler. Gerçekten onlar fasıklar kavmiydi.
Rowad Tercüme Merkezi
O kavmini küçümsedi onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.
Şaban Piriş
Firavun, halkını küçümsemiş, onlar da kendisine boyun eğdiler. Gerçekten onlar fasık/yoldan çıkmış bir toplum idi.
Ali Özek ve diğerleri
Firavun kavmini aldattı; onlar da kendisine boyun eğdiler. Onlar yoldan çıkmış bir kavimdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun; kavmini aldattı, onlar da sapıklığında ona boyun eğdiler. Şüphesiz onlar, Allah'ın yolundan çıkmış bir toplum idi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَٱسْتَخَفَّ | خفف | استخف قومه: وجدهم خفاف عقول طائشين، أو دعاهم إلى الطيش. | |||
| قَوْمَهُ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| فَأَطَاعُوهُ | طوع | فخضعوا له. | |||
| إِنَّهُمْ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| قَوْمًا | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| فَٰسِقِينَ | فسق | الفاسقين: العاصين الخارجين عن حدود الشرع. والفسق: الخروج عن الطاعة؛ ومنه: فسقت الرُّطَبة: إذا خرجت من قشرها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في هاء {قَوْمَهُ} صلة قصيرة بواو {إِنَّهُمْ} غنة في النون {قَوْمًا
فَاسِقِينَ} إخفاء حقيقي في التنون مع الفاء.