Tegâbün Suresi 3. Ayet
Aldanış · Medine · Sure 64 · Ayet 3/18
خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ صُوَرَكُمْ ۖ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ
Halakas semavati vel arda bil hakkı ve savverekum fe ahsene suverekum ve ileyhil masir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Tegâbün Suresi 3. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O ki Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı ve size suret verdi, suretlerinizi güzel de yaptı, nihayet gidiş de onadır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gökleri ve yeri hak ile yarattı, sizi şekillendirdi. Şekillerinizi de güzel yaptı. Sonunda gidiş de O'nadır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Gökleri ve yeri, hakk (-u adl) in ikaamesine sebeb olarak, O yaratdı, size suuret verdi, hem suuretlerinizi de güzel yapdı. Dönüş ancak Onadır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Gökleri ve yeri hak (hikmet) ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi yarattı, hem de size güzel güzel suretler verdi. Dönüşünüz de O'na olacaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O, gökleri ve yeri (deruni bir) anlam ve amaç üzere yaratmış ve size (belli bir) şekil vermiştir; hem de öyle güzel bir şekil ki. Yolculuğunuzun varışı O'nadır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel surette şekillendirmiştir. Dönüş de O'nadır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gökleri ve yeri Hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O'nadır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Size biçim vermiş; ardından biçimlerinizi güzelleştirmiştir. Ve dönüş, O'na olacaktır.
İbni Kesir
Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Size suret verip suretlerinizi en güzel şekilde yapmıştır. Dönüş, ancak O'nadır.
Gültekin Onan
Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Rowad Tercüme Merkezi
O; gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.
Şaban Piriş
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O’nadır.
Ali Özek ve diğerleri
Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey insanlar!- O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış ve bunları boş yere yaratmamıştır. Sizi de kendisinden bir ihsan ve bir lütuf olmak üzere en güzel surette şekillendirmiştir. Eğer dileseydi sizi çirkin olarak yaratırdı. Kıyamet günü dönüş de sadece O’nadır. Amellerinize karşılık size karşılığınızı verecektir. Hayır (zannederse) hayır (bulur). Şer (zannederse) şer (bulur).
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| خَلَقَ | خلق | أوجد على غير مثال سابق ويكون خلق الله من العدم. | |||
| ٱلسَّمَٰوَٰتِ | سمو | جمع: السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضَ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| بِٱلْحَقِّ | حقق | بما تقتضيه حكمة الله. والحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| وَصَوَّرَكُمْ | صور | وجعل لكم صورا مجسمة. | |||
| فَأَحْسَنَ | حسن | فأتى بالفعل الحسن على وجه الإتقان وصنع الجميل. | |||
| صُوَرَكُمْ | صور | أشكالكم. | |||
| وَإِلَيْهِ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| ٱلْمَصِيرُ | صير | المرجع أو الرجوع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في الوقف على {بِالْحَقِّ} قلقلة. {وَصَوَّرَكُمْ فَأَحْسَنَ} إظهار شفوي
للفاء بعد الميم الساكنة.